Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5288 E. 2026/2635 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5288
Karar No
2026/2635
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/835 E., 2023/1253 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalılardan ... Yapı şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; ... plaka sayılı 1993 model ... Marka iş makinesinin, iş makinelerinin tescilli olduğu İstanbul Ticaret Odasına ... tescil numarasıyla davacı şirket adına tescil edildiğini, 15.05.2008 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli aylık 7500 Euro kira bedeli karşılığı davalı ... Şirketine kiralandığını, davalının sözleşme gereğince ödemesi gereken 20 11... ,8,9, 10... . aylar kira bedeli toplamı 124.760,40 TL'yi ödemediğini, 28.12.2011 tarihli ihtarname ile kira bedelinin ödenmesi ve iş makinesinin iadesinin talep edildiğini, yapılan araştırma sonucunda iş makinesinin davalı ... Yapı Şirketi tarafından yurt dışına kaçırıldığının öğrenildiğini, kiralananın davacı şirkete teslim edilmemesinden davalı ... Şirketi ile davalının alt kiracısı konumundaki davalı ... Yapı Şirketinin, bundan ayrı şirket müdürlerinin ise haksız eylemleri nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek; 124.760,40 TL kira bedelinin ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ve 2011 yılı Aralık kirası 7.500 Euro ile 2012 yılı Ocak kirası 7.500 Euro olmak üzere toplam 15.000 Euro karşılığı 34.860,00 TL'nin ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... şirketinden; iş makinesinin bedeli olan 236.000 Euronun TL karşılığı olan 548.464,00 TL'nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalılar ... Yapı şirketi ve ... vekili; müvekkili şirketin, davaya konu iş makinesini diğer davalı ... Şirketinden kiraladığını, gerekli izinler alındıktan sonra makinenin yurt dışına çıkarıldığını, kira sözleşmesine uygun olarak kira bedellerinin diğer davalı şirkete ödendiğini, davacı tarafından savcılığa şikayette bulunulmuş ise de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bunun yanında iş makinelerinin işlerinin bitmesi ile diğer davalı ... Şirketinin oluru ve taahhüdü ile dava dışı ... İnşaat Şirketine devrinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... şirketi, ... ... ve ... vekili; sözleşmede ... ... ve ... taraf olmadığından davalı gerçek kişiler için aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu makinenin müvekkili şirket ile davacı tarafından müştereken satın alındığını, ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 31.12.2015 tarihli kararla; Davanın kısmen kabulüne, 320.000 USD'nin davalılardan tahsiline, 159.620,00 TL'nin davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Dairece verilen 26.06.2018 tarihli ilamla; " (1) Davacı makine bedeli 548.464 TL'nin tahsilini talep ettiği halde, Mahkemece verilen hükümde talep aşılarak 320.000 USD makine bedelinin 4 davalıdan tahsiline hükmedilmiş, ancak hangi 4 davalıdan tahsiline hükmedildiği açıkça belirtilmemiştir. Bu nedenlerle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurların hiç birisini taşımadığı ve infazda tereddüt yaratacağı anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. (2) Dosyanın incelenmesinde, makine bedelinden hangi davalının hangi nedenle sorumlu olduğu, hükmedilen sonuca nasıl varıldığı konusunda herhangi bir açıklama yapılmaksızın bir kısım davalılar yönünden davanın reddine, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, diğer bir anlatımla karar gerekçesiz bırakılmış, iddia ve savunmalar ayrı ayrı değerlendirilmemiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyulan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı ... Şirketi arasında imzalanan kira sözleşmesi uyarınca davalı şirketin ödenmeyen kira bedellerinden sorumluluğu bulunduğu, iş makinesinin davacı şirketin rızası dışında sözleşme hükümleri hilafına yurt dışına çıkarıldığının ve iade edilmediğinin sabit olduğu, davacı ile davalı ... Şirketi arasındaki kira sözleşmesinden sonra, kiracı ... Şirketinin iş makinesini alt kira sözleşmesi ile 09.01.2009 tarihinde ... Yapı Şirketine kiraya verdiği, iş makinesinin davalı ... Yapı Şirketinin ikrarı ile bu şirket tarafından yurt dışına çıkarıldığının, işin bitmesi üzerine de dava dışı ... şirketine devredildiğinin sabit olduğu, bu durumda iş makinesi bedelinden hem asıl kiracı hem de alt kiracının sorumlu olduğu, kaldı ki asıl kira sözleşmesinde alt kira sözleşmesine izin verilmesi şeklinde açık bir hükmün de bulunmadığı, iş makinesi bedelinin hem bilirkişi raporu hem de davacının talebi ile sabit olduğu üzere 548.464,00 TL olduğu, ancak sehven hüküm fıkrasında rakamların yerlerinin karıştırılması sebebi ile maddi bir hata yapılarak iş makinesi bedeli 584.464,00 TL olarak yazılmış ise de; dosya mahiyetinden açık bir şekilde anlaşıldığı ve aksi yönde hiç bir beyan olmaması sebebiyle açık bir maddi hata yapıldığının sabit olması nedeniyle, hem hüküm kısmında hem de gerekçe kısmında bu yanlışlığın düzeltildiği, iş makinesi bedelinin alt kiracı ve asıl kiracının kiralananı özenle kullanma ve sözleşme süresi sonunda teslim etme yükümlülüğü bulunduğu halde, bu yükümlülüklerine aykırı davranmaları nedeniyle iş makinesi bedelinden müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle; 159.620,40 TL kira alacağının 30.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... şirketinden; 548.464,00 TL iş makinesi bedelinin 25.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte ... Yapı Şirketinden ve 12.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline; davalı gerçek kişiler yönünden dosyanın görevsizlik kararı verilmek üzere ayrı bir esas kaydı alarak tefrikine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı ... Yapı Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; haksız eylemler kira sözleşmesi kapsamında gerçekleştiğinden Mahkemece verilen tefrik kararının hatalı olduğunu, taraflar tacir olduğundan temerrüt faizi türünün avans faizi olması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Yapı vekili; davacının, dava konusu iş makinesinin dava dışı şirkete devri sırasında malik olmadığından, hukuki yararının bulunmadığını, dosyaya sunulan delillerin gerekçede tartışılmadığını, davacı ile müvekkili arasında sözleşme bulunmadığından makine bedelinden müştereken sorumlu bulunmasının da doğru olmadığını, davalı ... Şirketi tarafından ibraz edilen fatura dikkate alınarak kira sözleşmesi imzalandığını ve tüm kira bedellerinin de ödendiğini, gerekli izinler alınıp makinenin yurt dışına çıkarıldığını, yine davalı şirketin de muvafakati ile dava dışı şirkete devredildiğini, müvekkili şirketin bu devir ile tek hukuki ve fiili irtibatının makinanın Türkmenistan'da olmasından kaynaklandığını, devir nedeniyle bir menfaat sağlanmadığını, özenle kullanma ve sözleşme sonunda teslim etme yükümlülüğünün müvekkiline yüklenemeyeceğini, iyiniyetli zilyet olduğunu, ceza yargılamasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, müvekkili ... yönünden verilen tefrik kararının hatalı olduğunu, husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, belirlenen makine bedelinin fahiş olduğunu, bilirkişi raporunun bu bakımdan denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı kiraya veren tarafından açılan, kira sözleşmesi kapsamında kiralananın teslim edilmemesi, kira bedellerinin ödenmemesi ve kiralananın sözleşmeye aykırı şekilde elden çıkarılması nedenleriyle uğranıldığı ileri sürülen zararların davalılardan tazmini istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli bulunduğu tefrik kararı verilen dosya bakımından Dairemizin 14.04.2026 tarihli ve 2026/492 E., 2026/2148 K. sayılı ilamıyla bozma kararı verildiği, kiraya verenin malik olması gerekmediğinden tazminat isteminde bulunmasının yerinde olduğu, üst kira sözleşmesinde alt kiraya vermeye ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle doğan zarardan asıl kiracı ile alt kiracı olan davalı şirketlerin birlikte sorumlu bulunduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı şirket tacir olup, tüzel kişi tacirin tüm işleri ticari iş niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun ticari iş karinesini düzenleyen 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Anılan Kanunun m.8/1 ve 3095 sayılı Kanun 2/2 maddeleri gereğince ticari işlerde temerrüt faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranıdır. Hal böyle olunca Mahkemece; davacının dava dilekçesindeki temerrüt faizi talebinin avans faizi niteliğinde olduğu gözetilerek kabul edilen alacağa ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, temerrüt faizi ifadesine yer verilip karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un geçici 3. Maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438/7 maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “temerrüt faizi” ifadesinin çıkartılarak yerine “avans faizi” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, 1086 sayılı Kanunun 440. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5288, K. 2026/2635, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5288-e-2026-2635-k-9e56249289b5