Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/3726 E. 2026/486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3726
Karar No
2026/486
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/827 E., 2025/1320 K. DAVA TARİHİ : 24.06.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/266 E., 2024/364 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; lisansüstü eğitim amacıyla yurt dışına gönderilen ve Hazine ve Maliye Uzmanı olarak görev yapan davalı ...'ın, görevinden çekilerek mecburi hizmet yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek; davalının yurt dışında bulunduğu süreye ilişkin olarak yapılan 151.462,20 USD ve 111.462,60 TL tutarındaki harcamaların, sözleşmenin ihlal edilidiği 30.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte asıl borçlu ve kefillerden müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş; faiz talebini ıslah ederek görevden uzaklaştırma tarihi olan 13.02.2017 tarihi itibariyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili ...'ın lisansüstü eğitim amacıyla yurt dışına gönderildiğini, eğitimini tamamlayarak Türkiye’ye döndüğünü ve göreve başladığını, müvekkilinin Bakanlıkta 4 yılı aşkın süre fiilen çalıştığını, 30.10.2020 tarihine kadar maaş aldığını ve bu sürenin mecburi hizmet süresini aştığını, görevden uzaklaştırılmanın ve fiilen çalıştırılmamanın Bakanlığın tasarrufu olduğunu, müvekkilin bu dönemde defalarca başvurarak hazır olduğunu beyan etmesine rağmen göreve başlatılmadığını, ayrıca dava konusu müteselsil kefalet sözleşmesinin şekil şartlarının oluşmadığını, kefiller açısından sözleşmede eksiklikler bulunduğunu, müvekkili ...'in evli olmasına rağmen eş rızasının alınmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'ın meslekten ilişiğinin kesilmesi nedeniyle yüklenme senedinin ihlal ettiğini, davalı kefiller ... ve ...'ın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 586. maddesi kapsamında müteselsil kefil oldukları ancak davalılardan ...'ın kefaletin düzenlendiği tarihte evli olduğu, Kanunun ''Eşin Rızası'' başlıklı 584. maddesi gereğince kefalete eşin rızası bulunmaması nedeniyle ... yönünden kefaletin geçersiz olduğu, davalı tarafın davadan önce temerrüde düşürülemediği gerekçesiyle; davalılar ... ve ...'e yönelik davanın kabulüne, 151.462,20 USD'nin devlet bankalarının bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılar ... ve ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 111.462,60 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen sorumlu olmak üzere davalılar ... ve ... 'ten alınarak davacıya verilmesine,diğer davalı ...'a yönelik davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ile ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme konu edilen eğitim sürecinde davalı asıl borçlu ...'a ödenen maaşların geri istenemeyeceği, bu süreçte davalı için maaş dışında yapılan bir harcama var ise, bu kalemler hesaplanması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda değerlendirmelerin, davalı ...'a ödenen yurt içi ve yurt dışı maaşlar çıkarılmak suretiyle yapıldığı ve davalı ...'ın sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, davalı ...'a ödemeye ilişkin bir ihtar yapılmadığı göz önüne alındığında, alacağa dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, davalı kefiller ... ve ... tarafından diğer davalı ...'ın eğitimi için imzalanan kefaletnamenin adi yazılı olduğu, davalı kefiller tarafından imzalanan kefaletnamede kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihi ve müteselsil kefil durumunun kendi el yazılarıyla belirtilmediği, geçerlilik şekil şartını taşımayan bu kefaletname yönünden davalılar ... ve ... için bir yükümlülük doğmadığı yine davalılardan ...'in kefaletnamenin imzalandığı tarihte evli olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 584. maddesi uyarınca kefalete eşin rızasının bulunmadığının gözetilmemesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ...'ın ve ... 'in istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına. davalı ...'a yönelik davanın kısmen kabulüne, 94.046,01 USD'nin dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden yürütülecek faiziyle birlikte, fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 12.333,24 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, diğer davalılar ... ve ...'a yönelik davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalı ... ...; davalıya dava dilekçesi ile diğer tüm tebligatların güncel adresi esas alınarak 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun şekilde yapıldığını, davalı tarafından dava dosyasına herhangi bir cevap veya beyanda bulunulmadığını, bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin süresinde olmaması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalının görevden uzaklaştırma tarihi olan 13.02.2017 tarihi itibarıyla tahsiline karar verilen 111.462,60 TL’ye ilişkin talebin ve faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı ...'ın; verdiği kefalet yönünden eşin rızasının aranmaması gerektiğini, kanunun uygulama amacına aykırılık teşkil ettiğini, davalı ...'in; istinaf başvurusunun süresinden sonra yapılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kefil olarak sorumlu olmadığına ilişkin nitelendirmeyi kabul etmemekle birlikte, hukuken kamu alacağı niteliğindeki dava konusu alacak bakımından kefilin sorumluluğunun bulunduğunun gözetilmesi gerektiğini, davanın kısmen reddi yönündeki kararı kabul etmemekle birlikte, davalı ... yönünden kısmen kabule karar verilen 94.046,01 USD ve 12.333,24 TL bakımından, döviz cinsinden alacaklar yönünden hükmedilecek vekâlet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; müvekkilinin yurt dışı eğitim süresince ve sonrasında ikamet ve adres bilgilerinin İdarece hatalı kullanıldığını, önceki yazışmalarda kullanılan ve adres kayıt sistemine kayıtlı ikamet adresinin Ankara olmasına rağmen eğitim süresince ikamet ettiği ABD adresine tebligat yapıldığını, borca ilişkin tebligatların ABD adresine yapılmasının 7201 sayılı Kanununa aykırı olduğunu, müvekkilinin yurt dışına gönderilmesine karşılık öngörülen dört yıllık zorunlu hizmet süresini 30.08.2020 tarihi itibarıyla fiilen doldurduğunu, halen kurum personeli statüsünde bulunması nedeniyle borçlu olmadığının açık olduğunu, davacı tarafından talep edilen bedellerin müvekkilinin maaş, ücret ve özlük haklarından kaynaklanan ödemelerin iadesi niteliğinde bulunduğunu, bu talebin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bunun yanında asıl alacak yönünden 94.046,01 USD’nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş olmasına karşın, faiz talebine ilişkin olarak ayrıca 12.333,24 TL faiz alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesinin aynı alacağa birden fazla faiz yürütülmesi sonucunu doğurduğunu, bu yönüyle kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı asıl borçlu ile kefiller yönünden davanın reddi gerekçelerinin farklı hukuki nedenlere dayandığını, bu nedenle ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili ... yönünden reddine karar verilen miktarın 57.416,19 USD ve 99.129,36 TL olduğunu, döviz cinsinden alacaklar bakımından hükmedilecek vekâlet ücretinin karar tarihindeki kur üzerinden belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yurt dışına eğitim amacıyla gönderilen davalı ...'ın eğitimini tamamladıktan sonra mecburi hizmet süresini tamamlamadan görevden uzaklaştırılması sebebiyle, eğitim giderlerinin davalı asıl borçlu ve kefillerden tahsili talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye göre; davacının ve davalı ...'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davalı ...'ın 05.09.2014 tarihinde Yurtdışına Gönderilen Kamu Personeline Mahsus Yüklenme Senedi ve Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedini imzaladığı, Lisanüstü eğitim amacı ile iki yıllığına yurtdışına gönderildiği, 05.08.2016 tarihinde eğitimini tamamlayarak, 17.08.2016 tarihinde göreve başladığı, 13.02.2017 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 117. maddesine göre, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Davanın dayanağı olan yüklenme senedinde, taahhüdün ihlal edilmesi halinde fiilen döviz cinsinden yapılan masrafların fiili geri ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Parası karşılığının yasal faizi ile tahsili kararlaştırılmıştır. Kefalet senedi ile ayrı bir borç ödeme günü de belirlenmemiştir. Davacı taraf, dava tarihinden önce düzenlenen borç bildirimi ile 151.462,20 USD ve 111.462,60 TL'nin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesini talep etmiş, söz konusu borç bildirimi davalıya 30.04.2021 tarihinde 7201 sayılı Kanunun 25/A maddesinde göre tebliğ edilmiş olup, temerrüdün 30.05.2021 tarihinde gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre alacağın 30.05.2021 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3. Davalı vekilinin temyiz itirazı yönünde yapılan değerlendirmede; Bölge Adliye Mahkemesince eğitim ve öğretim giderlerinin içerisinde yurtiçi ve yurtdışı aylığı olduğu, angarya yasağı kapsamında bu giderlerin hesap edilemeyeceği tespitine yer verilerek söz konusu harcama kalemleri çıkartılarak hesaplama yapıldığı gerekçede yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun (657 sayılı Kanun) Ek 34. maddesinde; ''İlgili kanunlarına veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine göre; öğrenim yapmak, yetiştirilmek, eğitilmek, bilgilerini artırmak, staj yapmak veya benzeri bir nedenle geçici süreli görevlendirilmek suretiyle, üç ay veya daha fazla süre ile yurtdışına gönderilen kamu personeli yurtdışında bulundukları sürenin iki katı kadar mecburi hizmetle yükümlüdürler. Bu şekilde yurt dışına gönderilecek personelden, örneği ... tarafından hazırlanmış "Yüklenme Senedi ile Muteber İmzalı Müteselsil Kefalet Senedi" alınır.Anılan personelin mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeden veya tamamlamadan görevinden ayrılması, müstafi sayılması ya da bir ceza ile görevine son verilmesi halinde, kendileri için kurumlarınca fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar aynı döviz cins ve miktarı üzerinden borçlandırılır. Döviz borcu toplamından mecburi hizmetin tamamlanan kısmı için hesaplanan miktar indirilir. Hesaplanan borç miktarı, ilgilinin durumu ve ödettirilecek meblağ dikkate alınarak azami beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Borç miktarı ilgili tarafından Türk Lirası ile ödenir ve yapılan ödeme miktarı tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankasınca tespit ve ilan edilen efektif satış kuru üzerinden dövize çevrilerek yukarıda belirlenen şekilde hesaplanan döviz borcundan mahsup edilir. (Değişik üçüncü fıkra: 17.09.2004 – 5234/1 md.) Yönetmelikle belirlenen başarısızlık ve geri çağrılma hallerinde de ilgililer için fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masrafların tamamı aynı esaslara göre ödettirilir. Bu yönetmelik Maliye ve Millî Eğitim bakanlıklarının görüşü üzerine Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanır. 30.4.1992 tarih ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 19. maddesine 492 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen (ı) bendi kapsamında bulunanlar hakkında üçüncü fıkra hükmü, 8.4.1929 tarih ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanun ve diğer kanun hükümleri uyarınca yurtdışına gönderilen öğrenciler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.Kendi imkanları ile yurtdışında öğrenim gören öğrenciler bu madde hükmünün dışındadır.''yer verilmiştir. Davalının 22.08.2014-05.08.2016 tarihleri arasında eğitim aldığı ve eğitim aldığı sürenin iki katı kadar mecburi hizmet süresinin olduğu, 657 sayılı Kanunun Ek 34. maddesinde belirtildiği, toplamda mecburi hizmet süresinin 1406 gün olduğu, gerek Kanunda gerekse yüklenme senedinde mecburi hizmet yükümlülüğünü yerine getirmeyen personelden tahsil edilecek miktardan mecburi hizmetinin indirileceğine yer verildiği, mecburi hizmetinden 176 gününü ifa ettiği, bakiye 1230 gün mecburi hizmet gününün kaldığı anlaşıldığından TL cinsinde yapılan toplam harcamanın 63.711,17 TL olduğu yurt içi aylığının angarya yasağı kapsamında çıkartıldığında bakiye kalan 7049,00 TL'nin (7049,00 TL/1430 gün*1230 gün) kalan mecburi hizmet süresi ile orantılı olarak davalının davacıya ödemesi gererken tazminatın 6.166,62 TL olmasına rağmen 12.333.24 TL'ye hükmedilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/3726, K. 2026/486, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-3726-e-2026-486-k-da9b236bbfea