Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1201 E. 2026/2276 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1201
- Karar No
- 2026/2276
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/529 E., 2024/1098 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/40 E., 2020/245 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 12.11.2013 tarihinde yapılan sözleşme ile İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi 1947 ada, 8 parsel sayılı, 190.000 m²'lik ... Projesi adı altında yapılan toplu konut inşaat alanının mimari ve uygulama projelerinin davacı tarafından yapılması konusunda anlaştıklarını, iş bu sözleşmenin tamamlanmasına müteakiben tarafların çalışmalarının ilerleyen inşaat alanındaki revizyonların yapılması sureti ile devam ettiğini ve verilen iş ile kesilen faturaların cari bir ilişkiye dönüştüğünü, başlangıçta davalı tarafından düzenli olarak nakit yapılan ödemelerin akışının bozulduğunu, ödemelerin uzun vadeli çeklerle yapılmaya başlandığını ve son kısmının ise ödenmediğini, davacının, davalıdan 30.03.2018 tarihi itibariyle cari hesapta biriken 648.528,00 TL alacağının olduğunu, ödenmeyen bedelin 2017 yılı Ekim ayı ruhsat projesi sonrasında yapılan tadilat ve uygulama projelerinin bedeli olduğunu, davacının davalıdan bu alacağın tahsili için Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/18955 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafın icra takibine hiçbir gerekçe göstermeden itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek, davalının Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/18955 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesinine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı iş sahibinin, davacı şirkete borcunun bulunmadığını, davacının takibini cari hesap ilişkisine dayandırdığını ancak taraflar arasında akdedilen cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, davalı .. A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında 16.08.2018 tarihinde .... İlçesi, ... Mahallesi'nde devam eden kentsel dönüşüm projesinin devrine dair protokol imzalandığını, iş bu protokol uyarınca davaya konu İstanbul ... Mah. 19 47... parselde 190.000 m²'lik ...Projesinin toplu konut inşaatı işinin tüm hak ve yükümlülüklerinin ... A.Ş'ye devredildiğini, ilgili protokol gereğince projede henüz tamamlanmayan kısımların tamamlanması işinin sorumluluğunun ... A.Ş'ye geçtiğini belirterek, davanın reddine ve davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen 12.11.2013 tarihli sözleşme gereği davacının edimini tekniğine uygun olarak projelendirmeler ile yerine getirdiği, tarafların ticari defterlerine göre taraflar arasında akdi ilişkiye dayalı açık cari hesap ilişkisi bulunduğu, davacının defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile bakiye 648.528,00 TL alacağının bulunduğu, davalının defterlerine göre ise davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, tarafların ticari defterleri arasındaki mutakabatsızlığın davalının, davacının takibe konu ettiği 12.03.20 18... .03.2018 tarihli ve toplam 648.528,00 TL tutarlı faturaları 27.04.2018 tarihinde iade faturaları tanzim etmek sureti ile davacının hesabına borç olarak kayıt etmesinden kaynaklandığı, davalı, davacının takip konusu yaptığı faturaları önce kabul edip defterlerine kaydettikten sonra iade faturaları düzenlemek sureti ile alacağı sonlandırdığından, davacının iş bu faturaların konusunu oluşturan işi davalı için yaptığı ve teslim ettiği kanaatine varıldığı, bu hususta fiili bir karine meydana geldiği, davalının fiili karinenin aksini kesin deliller ile ispat edemediği, ayrıca davalının, davacının söz konusu faturaların konusunu oluşturan işleri yapmadığı halde bu faturaları haksız olarak düzenlediğini ve faturaları ticari defterlerine sehven kaydettiğini ispat edemediği, dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre davacının 648.528,00 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu, taraflar arasında TBK'nın 117. maddesi kapsamında kararlaştırılmış kesin bir vade olmadığı gibi, davacının asıl alacağın ödenmesi talebini içeren ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ şerhinin de dosyaya sunulmadığı, bu nedenle icra takibindeki temerrüt faizi talebinin kabul edilmediği, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra takibine konu alacağın likit ve hesaplanabilir olduğu, davalı borçlunun itirazında haksız olduğu, reddedilen kısım yönünden ise davacı alacaklının takibe geçmekte kötüniyetli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının Gaziosmanpaşa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/18955 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 648.528,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, hüküm altına alınan alacağın (648.528,00 TL) %20'si üzerinden hesaplanan 129.705,60 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, red edilen alacağın (59.191,69 TL) %20'si üzerinden hesaplanan 11.838,34 TL kötüniyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların defterleri ve davacı yanın sunduğu CD üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı, mahkemece icra inkâr tazminatına ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamakla birlikte taraf vekillerince ve bu konuların istinaf konusu edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.İstinaf başvurularının gerekçesiz olarak reddedildiğini, delillerinin ilk derece ve istinaf mahkemesi tarafından gerektiği gibi değerlendirilmediğini ve eksik inceleme yapıldığını, b.Davaya cevap dilekçesinde yemin deliline dayandıklarını ancak mahkemece yemin haklarının hatırlatılmadığını, c.Taraflar arasındaki akdi ilişki eser sözleşmesi ilişkisi olup, eserin yani projenin teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacının sunduğu CD içeriğini kabul etmedikleri gibi, bu CD'nin hiçbir zaman müvekkiline sunulmadığını, içeriğinin ne zaman oluşturulduğu hususunda inceleme yapılmadığını, içeriğinin de sözleşmeye uygun olup olmadığının denetlenmediğini, buna rağmen müvekkili işi teslim almış gibi bir varsayımdan hareketle hüküm kurulduğunu, d.Davacı tarafın düzenlediği faturaların müvekkilinin ticari defterlerine kaydedilmesinin tek başına eserin teslim edildiğini gösteren bir delil olmadığını, faturalara itiraz edilmemesinin işin teslim edildiği anlamına gelmediğini, emsal Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, e. Müvekkilinin muhasebe birimi Ankara'da olduğundan, tebliğ edilen faturaların tamamının bu ilde işlendiğini, daha sonra münderecatının tespiti ile varsa itirazların ileri sürülmesi için şirket merkezi olan İstanbul’a gönderildiğini, dava konusu faturaların da bu şekilde önce Ankara ilinde münderecat yönünden kontrol yapılmaksızın defterlere işlendiğini, uyuşmazlık konusu faturaların İstanbul ilinde bulunan şirket merkezine gönderilerek kontrol edildiğini, davacı tarafından keşide edilen fatura içeriğinde yer alan hizmet hiçbir zaman teslim edilmediğinden, faturalar kabul edilmeyip anında iade edildiğini ve iade faturalarının da ticari defterlere işlendiğini, davaya konu faturaların makul süre içerisinde iade edildiğini ve böylece malın teslim edilmediğinin ve fatura içeriğinin kabul edilmediğinin açıkça beyan edildiğini, f.Bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapamayacaklarını, g. Müvekkilinin dava konusu işi 16.08.2018 tarihli protokol ile dava dışı ...’a devrettiğini, davacının bu devirden ve bu kapsamda taraflar arasında akdedilen sözleşmenin sona erdiğinden haberdar olduğunu, müvekkili tarafından alınan duyumlara göre, davacının uygulama projesi işini yaparak dava dışı ... A.Ş'ye teslim ettiğini, alacaklının alacak iddiası var ise dava dışı ... ile yapılan protokol hükümleri gereğince ...’tan talep etmesi gerektiğini, h.Taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, bu nedenle mahkemenin taraflar arasına cari hesap ilişkisi varolduğu kabulünün doğru olmadığını, ı.Bilirkişi raporuna süresinde itiraz edilmesine rağmen yeni bir rapor alınmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili için cari hesap ilişkisine dayanılarak yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle istinaf dilekçesinde, mahkemece yemin haklarının hatırlatılmadığına yönelik bir istinaf nedeni bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasında 11.12.2013 tarihli İstanbul Gaziosmanpaşa'da yapımı planlanan 190.000 m² toplu konut fonksiyonlarını içeren yapıların mimari uygulama projelerinin hazırlanması işine ilişkin eser sözleşmesi olduğu sabit olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, iş bu sözleşmenin tamamlanmasına müteakiben tarafların çalışmalarının ilerleyen inşaat alanındaki revizyonların yapılması sureti ile devam ettiğini ve verilen iş ile kesilen faturaların cari bir ilişkiye dönüştüğünü, iş bedelinin ödenmeyen kısmı için yapılan icra takibine ise davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı iş sahibi ise, inşaat projesinin ... A.Ş'ye devredildiğini, davacının işi yaparak teslim etmediğini, davacı tarafından düzenlenen faturalara karşı iade faturası düzenlenerek davacıya gönderildiğini, borcunun bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tarafların ticari defterleri incelenmiş, davacının defterlerine göre, davacının davalıdan takip tarihi itibari ile bakiye 648.528,00 TL alacağının bulunduğu, davalının defterlerine göre ise davacının davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı, tarafların ticari defterleri arasındaki mutakabatsızlığın davalının, davacının takibe konu ettiği 12.03.20 18... .03.2018 tarihli ve toplam 648.528,00 TL tutarlı faturaları 27.04.2018 tarihinde iade faturaları tanzim etmek sureti ile davacının hesabına borç olarak kayıt etmesinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesinde; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmazsa, faturanın içeriğini kabul etmiş sayılacağı hükmü yer almaktadır. Buna göre yasal sürede itiraz edilmezse fatura içeriğinin kabul edildiği yasal karine olarak kabul edilir. Ancak davalı tarafça faturalara iade faturası düzenlenerek itiraz edildiği ileri sürülmüştür. Davaya konu olayda 12.03.20 18... .03.2018 tarihli ve toplam 648.528,00 TL tutarlı davacı faturaları, davalı ticari defterlerine kaydedildiğinden işin yapılarak teslim edildiği kabul edilmişse de, mahkemece bu faturaların davalıya tebliğ edildiği tarih ve iade faturalarının davacıya gönderildiği tarih araştırılmamış, bu kapsamda iade faturası düzenlenmek suretiyle yasal süresi içinde davacı faturaları içeriğine itiraz edilip edilmediği tespit edilmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; öncelikle taraf ticari defterlerindeki uyumsuzluğu yaratan davacı tarafından düzenlenen 12.03.20 18... .03.2018 tarihli faturaların davalıya tebliğ edildiği tarih ile davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının davacıya gönderildiği tarihler tespit edilerek, davalının defterine kaydettiği faturalara süresinde itiraz edip etmediğinin belirlenmesi, süresinde itiraz edildiğinin tespit edilmesi halinde ise, işin yapılıp teslim edildiği mevcut faturalar ile ispat edilememiş olacağından ve davalı tarafça da teslim kabul edilmediğinden, bu kez davacı yüklenicinin işin yapılıp teslim edildiğini ispata yönelik delilleri ve davalının itirazları değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Yukarıdaki açıklamalara uygun araştırma ve inceleme yapılmaksızın verilen kararın bozulması uygun görülmüştür.
VI. KARAR 1.Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.