Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1999 E. 2026/1078 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1999
Karar No
2026/1078
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1999

KARAR NO:2026/1078

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:16.06.2022

NUMARASI:2020/385 Esas - 2022/530 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Sigorta rücu- ticari satım)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen dair verilen karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Şirketi'ne ait olup müvekkilince makina kırılması sigorta poliçesi ile teminat altına alınan jeneratörün 28.02.2017 tarihinde hasara uğradığını, ekspertiz incelemesi sonucu sigortalıya 37.564,89 TL hasar ödemesi yapıldığını, tazminatın ödenmemesi üzerine rücu amacıyla İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, hasarın oluşumunda davalının dava dışı sigortalıya gizli ayıplı mal satmasının etkili olduğunu, hasara ilişkin yapılan bilirkişi incelemesi sonucu, satış sözleşmesine konu olan jeneratörlerden bir tanesinin bir ay sekiz gün kullanıldıktan sonra, subap yaylarının üretimden kaynaklı gizli ayıplı olması nedeni hasara uğradığının tespit edildiğini, satım sözleşmesi kapsamında teslim edilen emtiadaki üretimden kaynaklı gizli ayıptan satıcının sorumlu olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; satım konusu Jeneratörün müvekkili tarafından bedelsiz onarıldığını, davacı ya da sigortalı tarafından jeneratörün onarımı için herhangi bir bedel ödenmediğini, ekspertiz raporunda hasarın davacıya 28.02.2017 tarihinde bildirildiği ve ekspertiz incelemesinin 07.03.2017 tarihinde yapıldığının bildirildiğini ve talebin iki yıllık zamanaşımına uğradığını, takipte talep edilen faizin türü açıklanmaksızın oran yazıldığını, ekspertiz raporunun poliçe özeti bölümünde, davacı ile dava dışı sigortalı .... Şti. arasında düzenlenen sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 04.12.2015 bitiş tarihinin ise 04.12.2016 olduğu; hasar özeti bölümünde ise vade sonuna göre 86 gün geçtiği ve hasarın vade dışı olduğu, ekspertiz konusu jeneratörlerin 28.12.2017 tarihinde hasarlandığının ifade edildiğini, poliçenin arıza tarihini kapsamadığını, ekspertiz raporunun "..." kısmında poliçenin bağlı olduğu şartlar gereği, teminat altına alınan kıymetlerin sigorta bedellerinin ayrı ayrı görülebileceği bir listenin poliçe ekinde bulunması gerektiğini, sigortalı ve acentesine sorulduğunda ekli bir listenin bulunmadığı ve poliçe tanzimi sırasında ibraz edilmediği bilgisi alındığını, bu nedenle hasar konusu kıymetin poliçede teminat altına alınıp alınmadığı alındı ise hangi bedel üzerinden sigortalandığının tespit edilemediğini, bu nedenle eksik/aşkın sigorta değerlendirmesi yapılmadığının belirtildiğini, dava dilekçesinin aksine arızalandığı ileri sürülen jeneratörün onarım bedelinin istenmediğini, jeneratörün servis için gidiş dönüş nakliyesi sırasında yerinden alınması ve yerine konması için sarf edildiği belirtilen inşaat ve nakliye bedellerinin istendiğini, oysa müvekkili ile sigortalı arasında düzenlenen 27.02.2015 tarihli satış sözleşmesinin 4.maddesinde jeneratörün kamyon üzerinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, aynı maddenin devamında elektrik ve mekanik montaj, her türlü kablo temini ve çekilmesi, her türlü inşaat işi ve işçiliği, vinç ile indirme, sahada jeneratörün taşınması jeneratör odası ses izolasyonu, jeneratörlerin şantiyeye teslimi sonrası muhafazası sözleşme kapsamı dışında bırakıldığını, dolayısı ile bu işler için sarf edildiği iddia edilen masrafların rücu edilemeyeceğini, sigortalı ile düzenlenen 20.01.2017 tarihli Bakım sözleşmesinin 5/a peryodik bakımın tanımlandığını, 5/c maddesinde arızalı komponentin veya ünitenin sorumluluk ve maliyetlerinin alıcıya ait olduğu, vinç ve diğer harici hizmetler, komponent veya ünitenin alıcı atölyesine daha sonrada çalışma mahalline sevk edilmesi ve sigorta işlemlerinin alıcıya ait olduğunun belirlendiğini, bu sözleşmenin 5/d maddesinde davalının sorumluluğunun günlük bakım harici bakımların yapılması, orijinal yedek parça ve kaliteli sarf malzemesi kullanılması ve yapılan işlerin raporlanması olarak belirlendiğini, Ekspertiz raporunun 4. sayfasında önemli saptamalar bölümünde, olay kaydı için jeneratör kontrol modülü incelendiğinde düşük yağ basıncı arızasından hasar oluştuğunun belirlendiği şeklinde açıklama bulunduğunu, arıza servis formunda da arıza nedeni olarak düşük yağ basıncı gösterildiğini, bakım sözleşmesinin 5/e maddesine göre motorun yağ seviyesini kontrol etmenin sigortalının sorumluluğunda olduğunu, günlük olarak motorun yağ ve soğutma suyu seviyelerini kontrol etmek uygun vasıfta yakıt kullanmak, arıza durumunda davalı yetkililerine bildirmenin alıcı şirketin sorumluluğunda olduğunu, Jeneratörün 07.10.2015 tarihinde devreye alındığını, 21.01.2017 tarihinde karşılıklı imzalanan bakım sözleşmesinden önce alıcı şirketin bakım hizmeti almadığını, ekspertiz raporunun makine kırılması sigortası genel şartları istisna edilmeyen diğer hallerden husule gelen maddi ziya ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masraflarını temin eder cümlesi gereği söz konusu inşaat ve nakliye işlerinin bedelinin dava dışı şirkete ödenip ödenmeyeceği hususunda nihai kararın davacı şirkete bırakıldığını, söz konusu inşaat ve nakliye işinin, tamirat ve ikame masrafı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, tamiratın müvekkilince bedelsiz yapıldığını, işçilik ve yedek parça bedellerinin müvekkilince karşılandığını, müvekkilinin jeneratör satıcısı olduğunu, jeneratörün konulacağı yerin sigortalı tarafından belirlendiğini, alıcının jeneratörleri koyacak alanı olmadığı için bodrum sayılacak bir alana yan duvarı açıkken jeneratörleri koyduğunu, aynı alana başka makinalar da koyduktan sonra inşaat işini yaparak kapattığını ve zararın oluşumuna sigortalının neden olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı ile dava dışı sigortalısı .... Şti. arasında hasarı kapsayan makine kırılması sigorta poliçesinin imzalandığı, poliçenin zeyilname ile uzatıldığı, davaya konu hasarların 28/02/2017 tarihinde gerçekleştiği, garanti süresinin 07/10/2017 tarihine kadar gerçekleşen hasarları kapsadığı, dolayısıyla hasarın gerçekleştiği tarihi kapsayan bir sigorta poliçesinin bulunduğu, davalı şirketçe hasarın karşılandığı ancak davacı sigorta şirketince, hasar sebebiyle, hasar bedeli dışında jeneratör dairesinin duvarlarının yıkılması, yeniden yapılması ve jeneratörün davalı atölyesine nakliye işlemlerinin bedeli olarak 37.564,89 TL ödeme yapıldığı,denetime elverişli bilirkişi raporunun teknik değerlendirme kısmında da belirtildiği üzere, subap yaylarının kırılması ile hasarın meydana geldiği, hasar tespiti neticesinde ulaşılan kanaate göre, hasarın düşük yağ basıncı kaynaklı olduğunun belirlendiği, ancak davalı vekilinin iddia ettiği üzere, düşük yağ basıncının yağ seviyesi ile ilgisinin olmadığı, yağ pompasının veya basınç sensörünün hasarlanması ile meydana geldiği, bu durumun kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üretim kaynaklı parça hatasından meydana geldiği, dosyaya sunulan makine kırılması poliçeleri ve ek belgelerinin incelenmesinde, poliçenin dava konusu hasarı kapsadığı, zira poliçe notlarında yer alan 'poliçe ekinde ayrıca listelenmiş olması' halinde geçerli bir notun olduğu, herhangi bir hasar anında tesisteki makinelerin tamamının sigorta edilmediğinin tespit edilmesi halinde, eksik sigorta uygulanması gerektiğinin belirtildiği, ekipman ve makinelerin listesinin poliçe ekinde olmadığı, davalı tarafça da buna ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı anlaşıldığından, eksik sigortaya ilişkin tesiste bulunan tüm makinelerin ve ekipmanların teminat altına alınmış olduğunun kabulünün gerektiği, sigorta teminatının yeterli olduğu, teminatın kapsamına ilişkin poliçe şartları incelendiğinde, maddi ziyaa ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masraflarının da poliçe kapsamında olduğunun belirlendiği, dolayısıyla sigorta poliçesi kapsamında talep edilebileceği,belirlenen bedelin piyasa koşullarıyla da uyumlu olduğu..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın 37.564,89 TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu miktara takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalıya satılan jeneratörlerden birinin arızalandığı ve bu arızanın davalı tarafından bedelsiz giderildiği, ancak jeneratörün tamir için yerinden çıkarılması ve yerine konulması için inşaat ve nakliye işi yapıldığı, jeneratörlerin sigortalandığı için inşaat ve nakliye bedellerinin sigortalıya ödenmesi nedeniyle rucuen tahsilinin istendiğini, ancak dava dilekçesinde jeneratör hasar bedelinin davacı tarafından sigortalıya ödenmiş de bu bedel rücu edilmek isteniyor gibi talepte bulunulduğunu, oysa jeneratörün müvekkilince bedelsiz onarıldığını ve davanın reddi gerektiğini, arabuluculuk sürecinin itirazın iptali davası için belirlenen bir yıllık süreyi kesmediğini ve davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle reddi gerektiğini, Ekspertiz raporuna göre hasarın davacıya 28.02.2017 tarihinde bildirildiği, ekspertizin 07.03.2017 tarihinde yapıldığı, daha sonra ödeme yapıldığı, TTK'nınn 1420. maddesine göre sigorta sözlemesinden kaynaklanan taleplerin iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, takipte % 19,50 oranında ticari faiz talep edilmesine rağmen reeskont veya avans faizi gibi bir ibare kullanılmaması nedeniyle yasal faiz istendiğinin anlaşılması gerektiğini, Ekspertiz raporunun 1.sayfasında poliçe özeti bölümünde belirtildiği üzere sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 04.12.2015 bitiş tarihinin 04.12.2016 olduğu ve hasar özeti bölümünde vade sonuna göre 86 gün geçtiği ve vade dışı olduğu, ekspertiz konusu jenertatörlerin ise 28.02.2017 tarihinde arızalandığı dolayısı ile poliçenin arıza tarihini kapsamadığını, raporunun 3.sayfasında 3.bölümde ... kısmında poliçe şartları gereği teminat altına alınan kıymetlerin sigorta bedellerinin ayrı ayrı görülebileceği bir listenin poliçe ekinde bulunması gerektiğini, ancak bunların bulunmaması nedeniyle hasar konusu kıymetin poliçede teminat altına alınıp alınmadığı alındı ise de hangi bedel üzerinden sigortalandığının tespit edilemediği ve dolayısıyla eksik/aşkın sigorta değerlendirmesi yapılamadığının belirtildiğini, buna göre zararın kapsamı, miktarı ve poliçe teminatı içinde olup olmadığının belirlenemediğini, dava dilekçesinin aksine davacının jeneratörün onarım bedellerini talep etmediğini, aksine jeneratörün servis için gidiş ve dönüş nakliyesi sırasında yerinden alınması ve yerine konulması için yapılan inşaat işleri ve nakliyenin bedelinin istendiğini, ancak bu talebin poliçe kapsamında olduğunun kanıtlanması gerektiğini, sigortalı ile yapılan 27.02.2015 tarihli satış sözleşmesinin 2.sayfasının 4.maddesinde teslimin şantiyede kamyon üzeri yapılacağının kararlaştırıldığını, maddenin devamında sözleşme kapsamı dışındaki ekipman ve hizmetlerin, elektrik ve mekanik montaj, her türlü kablo temini ve çekilmesi, her türlü inşaat işi ve işçiliği, vinç ile indirme, sahada jeneratörün taşınması, jeneratör odası ses izolasyonu, ses izalasyon kabinleri, jeneratörlerin şantiyeye teslimi sonrası muhafazası işlerinin sözleşme kapsamı dışında tutulduğunu, buna göre emtianın kamyon üzerinde teslim edileceğini ve her türlü inşaat işlerinin alıcıya ait olduğunu, sigortalı ile yapılan 20.01.2017 tarihli bakım sözleşmesinin 5/a maddesinde ise bakım hizmetlerinin periyodik bakımdan oluştuğunu, 5/c maddesinde arızalı komponentin veya ünitenin sökülmesi durumunda vinç vd. harici hizmetler, komponent veya ünitenin alıcı atölyesine, daha sonra da çalışma mahalline sevk edilmesi ve sigorta işlemlerinin sözleşme dışı olduğunu, sözleşmenin 5/d maddesinde davalının sorumluluklarının, üretici firmanın öngördüğü günlük kontroller hariç bakım işlemlerini yerine getirmek, bakım işlemlerinde orijinal yedek parça ve kaliteli sarf malzemesi kullanmak, yapılan bakım işlemi sonrasında bir servis formu düzenleyerek yapılan işlemler hakkında raporlama yapmak, alıcı tarafından herhangi bir arıza bildirimi yapılırsa, 6 (altı) saat içerisinde müdahale etmek olarak düzenlendiğini, bakım sözleşmesinin 5/e maddesinde alıcının sorumluluklarının, günlük olarak motorun yağ ve soğutma suyu seviyelerini kontrol etmek, ünitenin kullanım kitabında belirtilen şartları karşılamak ve uygun vasıfta yakıt kullanmak, arıza oluşması halinde gecikmeden ...’ın servis yetkilisine bilgi vermek olarak belirlendiğini, ekspertiz raporunun 4.sayfasında önemli saptamalar bölümünde “Olay kaydı için jeneratör kontrol modülü incelendiğinde düşük yağ basıncı arızasından oluştuğu görülmüştür.” şeklinde açıklama yapıldığını, arıza servis formunda da aynı arıza nedeni olarak düşük yağ basıncının gösterildiğini, bakım sözleşmesinin 5/e maddesine göre motorun yağ seviyesini kontrol etmenin sigortalının sorumluluğunda olduğunu, sözleşmesinin 5/d maddesi gereğince günlük kontrollerin davalının sorumluluğunda olmadığını, günlük olarak motorun yağ ve soğutma suyu seviyelerini kontrol etmek ve ünitenin kullanım kitabında belirtilen şartları karşılamak ve uygun vasıfta yakıt kullanmak, arıza durumunda davalının yetkililerine haber vermenin sigortalının edimi olduğunu, bakım sözleşmesinin 5/a bendi gereğince periyodik bakım, arıza ihtimalini en aza indirmek için yapılacağını, 26.06.2015 tarihinde yerine sevk edilen jeneratörlerin montajı tamamlandıktan sonra 07.10.2015 tarihinde çalıştırılarak devreye alındığını, 20.01.2017 tarihinde imzalanan bakım sözleşmesinden önce sigortalı şirketin bakım hizmeti almadığını, müvekkilinin de bakım hizmeti alınması için telkinde bulunduğunu, sigortalının uzun süre bakım hizmeti almadığını, garanti için bakımın şart olduğunu, buna rağmen jeneratörlerin devreye alınmasından 20.01.2017 tarihine kadar bakım hizmeti alınmadığını, ekspertiz raporunun 5.sayfasının 8.paragrafının son cümlesindeki poliçe genel şartlarındaki istisna edilmeyen diğer hallerden, husule gelen maddi ziya ve hasarların gerektirdiği tamirat ve ikame masraflarını temin eder cümlesi gereğince hasar bedelinin ödenip ödenmeyeceğinin sigortacıya bırakıldığını, bu zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkilinin satıcı olarak jeneratörün konulacağı yeri belirlemediğini, bu yerin sigortalı tarafından belirlendiğini, bodrum sayılacak bir alana yan duvarı açıkken jeneratörlerin konduğunu ve aynı alana başka makinalar da koyulduktan sonra etrafının kapatıldığını, makinelerin uygun yerde muhafaza edilmediğini, satışta kamyon üstünde teslim edilen makinenin tamirde de aynı şekilde teslimi gerektiğini, satılanın garanti dışına çakmasına rağmen iyi niyetle bakım hizmetinin ücretsiz verildiğini, sigortalının bildirmesi gereken önemli hususları bildirmemesi nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğunu vaya zararın indirilmesi gerektiğini, 2015 yılında alınan makinedeki üretim hatasının sigortacıya bildirilmemesinin sigortalının kusuru olduğunu, arızanın üretim hatasından kaynaklandığı düşünülse dahi TTK'nın 1453.maddesi gereğince malın ayıbından doğan zararların ve özellikle inşaat ve nakliye bedelinin sigorta kapsamında olmadığını, süresinde satımdan kaynaklanan bir ayıbın alıcı tarafından bildirilmediğini, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunda bir çok usul hatası bulunduğunu, dava dilekçesinde davalının iddiası gibi jeneratörlerin bedelinin ödendiğine ilişkin bir anlam çıkarılamayacağını, ayıplı ürün olan jeneratörden kaynaklı hasarın müvekkilince giderildiğinin delillerden anlaşılacağını, dilekçede jeneratör bedeli veya jeneratör onarım bedelinin poliçe dahilinde ödendiğine ilişkin bir ibare bulunmadığını, İİK'nın 67.maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin itirazın tebliğ edilmemesi nedeniyle başlamadığını, alacağın zamanaşıına uğramadığını sigortacının yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikten ve rücu muhatabını öğrendikten sonra 2 yıl içerisinde bu talebini rücu muhatabına yöneltebileceğini, müvekkilinin 2018 yılı içinde hasar ödemesini gerçekleştirerek 17.09.2018 tarihinde takip başlattığını ve takiple zamanaşımının kesildiğini, sigortacının tacir olan sigortalıya halefiyet yoluyla talepte bulunması nedeniyle avuns faizi talep edebileceğini, alınan rapor ve ek raporda sigortalının oluşan hasarda kusuru bulunmadığının, hasarın satılan emtiadaki ayıptan kaynaklandığının belirlendiğini, poliçe kapsamında 37.564,89 TL hasar ödemesi yapıldığını, rapordaki tespitlere göre jeneratörün bakımsızlık nedeniyle arızalanmadığı, az bir çalışma ile üretimden kaynaklı hasar oluştuğunun belirlendiğini, talep edilen hasar bedelinin jeneratör hasarı olmayıp, bu arızanın meydana gelmesi sonucunda sigortalıya ait jeneratör dairesinde bulunan makinenin sökülüp tekrar montesi sırasında meydana gelen inşa işleri bedelinin istendiğini, ekspertiz raporunda, 80 m² bir alanda muhafaza edilen ve hasara konu jeneratörün olduğu yerden çıkarılarak servise alınması, sonrasında tekrar olduğu yere getirilmesi ve olduğu alanın tekrar eski haline getirilmesine ilişkin inşa işlerin bedeline ilişkin tespitlerde bulunulduğunu, davalının sattığı ayıplı ürün nedeniyle sorumlu olduğunu, Müvekkilinin ödediği tazminat bakımından deme tarihinden itibaren rücu etme hakkı bulunduğunu, bu nedenle ödeme tarihinden itibaren işlemiş faize hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacağa karar verilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle kararın takip öncesi işlemiş faize ilişkin kısmen ret kısmının kaldırılarak davanın kabulü gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin, davalı satıcıdan rücuan tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından makine kırılma sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalı ... Şirketine ait makineler 14.12.2015 başlangıç tarihli poliçe sigorta örtüsü altına alınmıştır. Dosyada bulunan zeyilname ile poliçe süresinin 24.11.2016 tarihinden itibaren uzatıldığı anlaşılmıştır. 28.02.20217 tarihinde oluşan hasar üzerine 06.03.2017 tarihli ekspertiz talebi üzerine dosyada bulunan ekspertiz raporu düzenlenmiştir. Bu raporda özetle; sigortalıya ait otelde bulunan jeneratörün elektrik kesilmesi sonucu arızaya geçtiği ve etrafa yoğun yağ akışı ve parçaların dağılmasıyla hasar oluştuğu belirlenmiştir. Sigortalı ile davalı arasında düzenlenen 27.02.2015 tarihli satım sözleşmesi kapsamında dava konusu jeneratörlerin davalı tarafından sigortalıya satıldığı anlaşılmıştır. Fiyat başlıklı 4.maddede jeneratörün şantiyede kamyon üzerinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır. Ancak bu husus ilk satıma ilişkin olup, makinede üretimden kaynaklı zarar oluşması halinde bu makinenin bulunduğu yerden alınıp, tamir edilip iade edilmesi halinde bu zarardan satıcı TBK'nın 112. maddesi ile 219.maddelerine göre sorumludur. Cevap dilekçesine ekli bakım sözleşmesi satıcı ile sigortalı arasında imzalanmıştır. Satım sözleşmesinde jeneratörlerin olağan bakımı sigortalının sorumluluğunda bırakılmıştır. Ancak makinenin üretimden kaynaklı bir ayıbı bulunduğunun tespiti halinde satıcının meydana gelen bu zararlardan sorumlu olacağı ve ayıbın giderilmesi için makinenin bulunduğu yerden alınıp tamir edilmesi, tekrar geri getirilip kurma masraflarının satıcıdan tahsil edilebileceği anlaşılmaktadır. Yapılan ekspertiz incelemesi sonucu davacı tarafından 37.564,89 TL hasar bedeli 09.04.2018 tarihinde ödenerek sigortalının haklarına halef olunmuştur. Yapılan bu ödeme için davacı 18.09.2018 tarihinde 37.564,89 TL tazminat ödemesi ile takip tarihine kadar 2.398,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.963,13 TL'nin takip tarihinden itibaren %19 ve değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte tahsili talep edilmiştir. TTK'nın 1420.maddesine göre kaza, ödeme ve takip tarihi arasında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı esasen takip ile birlikte zamanaşımının TBK'nın 154. maddesi gereğince kesildiği, alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır. Takipte %19,50 ve değişen oranlarda ticari faiz talep edilmiştir. Her iki taraf tacir olup istenilen ticari faiz o tarihteki avans faizine denk gelmektedir. Bu nedenle avans faizi işletilerek hüküm kurulması yerindedir. Mahkemece alınan bilirkişi ek ve kök raporlarında jeneratörün 01.03.2017 tarihinde sigortalandığı, 28.02.2017 tarihinde hasar oluştuğu ve hasarın teminat kapsamında olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda hasarın kullanıcıdan kaynaklanmadığı, arızalanan parçaların bakımsızlık nedeniyle hasarlanabilecek veya kullanıcının ulaşabileceği parçalar olmadığı, jeneratörün 36 saat gibi kısa bir süre çalışarak hasarlanması nedeniyle kullanıcı hatasından kaynaklanan zarardan söz edilebileceği belirlenmiştir. Mahkemece alınan ek raporda rücu bedeli açıklamalı 09.04.2018 tarihli ödemeler, makine kırılması poliçesi ve zeyilnameleri dikkate alındığında, meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu, denetime elverişli şekilde belirlenmiştir. Sigorta sözleşmesine göre sigorta örtüsüne alınan makinelerde meydana gelen hasarın bilirkişi kurulunun 06.04.2022 tarihli ek raporunda belirlendiği, zararın poliçe kapsamında olduğu, satılan emtianın araçtan indirilip uygun bir yere monte edilmesinin alıcının yükümlülüğünde olmasına rağmen, emtiada meydana gelen ve imalat hatasından oluşan hasarın yerinde giderilmemesi halinde, jeneratörün sökülerek götürülmesi, tamir edilen jeneratörün tekrar yerine konması, taşıma ve montaj için yapılan masrafların satıcıdan talep edilmesi mümkündür. Bu nedenle davalının yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvuru nedenlerinin incelenmesinde; 09.04.2018 tarihinde ödeme yapılmış, takip 18.09.2018 tarihinde başlatılmıştır. Sigorta sözleşmesi kapsamında sigortacının yaptığı ödeme nedeniyle TBK'nın 117. maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Sigorta şirketinin kendi sigortalısına yaptığı ödeme tarihinden itibaren zarar sorumlularından temerrüt faizi talep edebileceği yerleşik bir içtihat hâline gelmiştir. Bu nedenle ayrıca bir temerrüt ihtarına gerek olmaksızın ödeme tarihinden itibaren takip tarihine kadar temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece hatalı gerekçeyle işlemiş faize yönelik talebin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve neticede itirazın iptali davasının kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takipteki diğer şartlarla devamına, alacak likit olmadığından, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine; davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin takip talebindeki koşullarla aynen devamına,

2-Alacak likit olmadığından, davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine,

3-Alınması gereken 2.729,88 TL harçtan daha önceden ödenen 482,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.247,28 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T hükümlerine göre hesaplanan 39.963,13 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 482,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 537,00 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından harç dışında yapılan 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 79,50 TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 2.179,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, yatıran taraflara iadesine,

7-Kamudan karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücreti giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulduğundan, davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

c-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

d-Davacı tarafından sarf edilen 220,70 TL istinaf başvuru harcı gideri ile 72,00 TL posota ve tebligat gideri olmak üzere toplam 292,70 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

10-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

11-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1999, K. 2026/1078, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1999-e-2026-1078-k-1ff5305442c0