Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2025/7275 E. 2026/9937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7275
Karar No
2026/9937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/665 E., 2025/951 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/111 E., 2025/116 K. SUÇ : Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı; 5237 sayılı TCK’nın 302/1 maddesi yollamasıyla 82/1-a,g, 3713 sayılı Kanun’un 4/1, 5/1, 5237 sayılı TCK’nın 35/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine, Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Denetim muhakemesinin bir türü olan istinaf kanun yolunun Türk Ceza Adalet Sisteminde kabul edilmesinin temel amacı, temyiz incelemesi sırasında gerçekleştirilemeyen “maddi meselenin” denetlenebilmesi düşüncesidir. İlk derece mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığı tespit eden ve deliller ile doğrudan temas edebilen istinaf mahkemesi yeni bir öğrenme muhakemesi (olay yargılaması) yapabilme imkanına sahip olduğu için, gerektiğinde düzeltme (ıslah) yoluyla veya hükmü kaldırarak davanın esası hakkında yeniden karar vermek suretiyle kanun yolu denetimi esnasında uyuşmazlığın esasını da çözme yetkisi sayesinde maddi gerçeğe en hızlı şekilde ulaşma olanağı sunmaktadır. Ülkemizin kabul ettiği sistemde ilk derece mahkemesince yapılan yargılama tamamen değil, gerekli görülen durumda maddi gerçeğe ulaşmak amacıyla olay yargılaması yapılabilmesi prensibine dayanmaktadır. Dar anlamda istinaf olarak da nitelendirilen bu denetim muhakemesi türünün düzenlendiği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili hükümlerinden biri olan 280. maddesinin başlığında “Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma” ifadesine yer verilmesi ile ilgili düzenlemede bu terimin tercih edilmesi, istinaf incelemesinde olay yargılaması yapılması görev ve yetkisinin bulunduğuna işaret etme amacı taşımaktadır. Türk Ceza Adalet Sisteminde, kural olarak bölge adliye mahkemelerinin sınırlı hallerde duruşma açmadan hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (ıslah) veya bozma kararı verebileceği, diğer hallerde ise maddi meselenin çözümü noktasında “davayı yeniden görecek” mahkemeler olduğu açıkça ortaya konmuştur. Aksi düşünüldüğünde, kanuni dayanağı bulunmayan bozma kararı verilmesi üzerine hem bölge adliye mahkemesi kararının hem de bu karara karşı direnme yetkisi bulunmayan ilk derece mahkemesince verilecek kararın Anayasa’nın 36 ve CMK’nın 3, 278-284. maddeleriyle belirlenen görev kurallarına aykırılık sebebiyle görevsiz mahkemece verilmiş kararlar niteliğinde olacağından, hukuka açık ve ağır aykırılık sonucuna yol açacaktır. Bölge adliye mahkemelerinin bozma kararı verebileceği hallere CMK’nin 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde yer verilmiştir. Bu hallerden ilki Kanun’un 289/1. maddesinde sayılan “hukuka kesin aykırılık halleridir” İkinci ise “soruşturma ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması” durumudur. Görüldüğü üzere, istinaf incelemesinde bozma kararı verilebilecek durumlar hiç bir surette maddi meselenin çözümüne/davanın esasına ilişkin olmayıp, muhakeme hukuku kurallarına aykırı davranılarak hüküm kurulmasına ilişkindir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 gün ve 2024/6-490-2025/197 sayılı kararında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, ilk derece mahkemesi tarafından Kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçundan verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine inceleme yapan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 04.02.2022 tarih, 2021/1213 esas ve 2022/117 karar sayılı ilamı ile CMK’nın 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açmaksızın eksik araştırma nedeniyle bozulup ilk derece mahkemesine gönderildiği, fakat ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceğinin CMK’nın 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak gösterilmesi ve bu haller dışında hükmün bozulmasına karar verebilecek durumlar söz konusu olmamasına rağmen; bozma yetkisi geniş şekilde kullanılarak dosya üzerinden yapılan incelemeyle, ilk derece mahkemesinin direnme yetkisi ile tarafların kanun yoluna başvurma haklarını ellerinden alacak biçimde bölge adliye mahkemesinin verdiği bozma kararı ve bozma sonrası ilk derece mahkemesince verilen hükmün görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle CMK’nın sistematiğine aykırı, tarafların mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanma ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakılmalarına neden olacağından kanuna aykırılık oluşturması ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.11.2024 tarih, 2024/5640 esas ve 2024/13672 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere aralarında hukuki ve fiili irtibat nedeniyle kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçu ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma ve tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçlarından açılan davaların birlikte görülmesi gerekmesi karşısında, bölge adliye mahkemesince CMK'nın 280. maddesi birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan tüm suçlar yönünden duruşma açılıp, taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı, sanıklar müdafileri ve sanık ...'in temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı başkaca yönleri incelenmeyen hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, CMK’nın 304. maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise bilgi için Şırnak 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2025/7275, K. 2026/9937, T. 12.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2025-7275-e-2026-9937-k-811e7fee375a