Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/27479 E. 2026/6995 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/27479
- Karar No
- 2026/6995
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3129 E., 2023/2634 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, suç vasfının hatalı tayin edildiğine ve sanık hakkında takdirî indirim nedenlerinin uygulanmamasının haksız olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Tüm dosya kapsamına göre; sanığın şikâyetçiye ait aracın bagajından birkısım malzemeleri çalmaya teşebbüs etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda; şikâyetçinin aşamalarda aracının kapılarını ve bagajını kilitli şekilde bıraktığını beyan ettiği, sanığın ise bahsi geçen bagajın düğmesine bastığında açıldığını savunduğu, dosya içerisindeki 09.02.2022 tarihli Tutanak'ta olaydan sonra aracın bagajının açık olduğunun tespit edildiğinin, Görgü Tespit Tutanağı'nda da araca dıştan bakıldığında araç üzerinde herhangi bir zarar - ziyan bulunmadığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ve şikâyetçinin beyanları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği hususu dikkate alınarak, tutanak tanıklarının, şikâyetçiye ait aracın bagaj kapısının ne şekilde açıldığına dair bir tespit yapılıp yapılmadığı konusunda beyanlarına başvurulmasından sonra; aracın bagajının kilitli olması hâlinde 142/2-h, kilide anahtar uydurularak eylemin gerçekleştiğinin tespit edilmesi hâlinde aynı Kanun'un 142/2-d, bagajın açık olması haline ise aynı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun oluşacağı gözetilmeden eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Eylemin işleniş biçimi ve çalınan eşyaların değerine göre 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de İzmir 49. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.