Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6492 E. 2026/12786 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6492
- Karar No
- 2026/12786
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2011/233 E., 2012/204 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39859 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.04.2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddi boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocukların müşteki ...'e karşı gerçekleştirdikleri nitelikli hırsızlık ve mala zarar verme eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, müşteki ...'e duruşma gününün tebliğ edilemediği ve müştekinin yargılamadan haberdar edilerek şikayet ve katılma hususunda beyanı alınmaksızın yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlardaki hukuka aykırılıklara yönelik olarak gidilebilir. 2. İncelemeye konu dosyada; şikâyetçinin bilinen son adresinin, soruşturma aşamasında alınan kolluk ifadesinde belirtmiş olduğu ... Mahallesi 167. Sokak No:18 .../Gaziantep adresi olmasına rağmen, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca bu adres esas alınarak şikâyetçinin duruşmaya davet edilmesi ve kendisine davaya katılabilmesi için olanak tanınması gerekirken, şikayetçiye duruşma daveti için çıkarılan tebligatın, ... Mahallesi .... Sokak No:16/1 .../Gaziantep adresine tebliğe çıkarıldığının ve anılan tebligatın bu adresten ...-tebliğ iade dönmesi üzerine mahkemesince, kolluğa yaptırılan adres araştırması sonucunda tespit edilen ... Mahallesi ... Sokak No:27/2 Kilis adresinde şikâyetçinin oturduğu belirtilerek şikâyetçinin istinabe suretiyle beyanının alınması için gönderilen talimat evrakının, talimat mahkemesince çıkarılan duruşma davetiyesinde şikâyetçinin adresinin ... Mahallesi .... Sokak No:16/1 .../Gaziantep olduğu belirtilerek bu adrese tebliğe çıkarılması ve çağrı kağıdının bu adresten ...-tebliğ iade dönmesi üzerine ...-ikmal edildiğinin; böylece katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi ...'in 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunmasına karşın ...'e kovuşturma evresinde yöntemine uygun şekilde 5271 sayılı Kanun'un 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığının, bu nedenle suça sürüklenen çocuklar hakkında açılan davadan usûlüne uygun olarak haberdar edilmediğinin ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının, ayrıca şikâyetçinin yokluğunda verilen incelemeye konu kararın da son bilinen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/1. maddesine göre tebliğe çıkarılması ve bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (MERNİS adresi), bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın buraya yapılması gerektiği gözetilmeden, ... Mahallesi .... Sokak No:16/1 .../Gaziantep adresine tebliğe çıkarıldığının ve bu tebligatın da ... tebliğ iade edildiğinin, buna göre belirtilen şekilde yapılan tebliğ işlemlerinin geçersiz olduğunun anlaşılması karşısında; yasa yollarına başvurma hakkı bulunan ve yokluğunda hüküm verilen ...'e gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde tebliğ edilmediği belirlendiğinden; inceleme konusu kararın kesinleşmediği tespit edilmiştir.
3. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi (01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki hâline göre) uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.