Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/1809 E. 2026/4062 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1809
- Karar No
- 2026/4062
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1888 E., 2025/1788 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Müşteki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından sanık hakkında verilen hükme yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de; Bölge Adliye Mahkemesince müşteki kurumun davaya katılma ve verilen hükmü istinaf etme hak ve yetkisi bulunmadığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bahse konu kararın aynı Kanun’un 279/1-son maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olup itiraz merciince de itirazın reddine karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Diğer temyiz istemleri yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli ve 2024/382 Esas, 2025/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d,f, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/1888 Esas, 2025/1788 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan ... ve ... vekili ve sanık müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca katılan ... ve ... lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, haksız tahrike ve takdiri indirime, 2. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; haksız tahrike, vekalet ücretine, 3. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; vekalet ücretine, 4. Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; beraat kararı verilmesi gerektiğine, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, suç vasfının isabetli şekilde belirlendiği, tasarlama koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin doğru olarak belirlendiği, takdiri indirimin ... takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından katılanlar ... ve ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Oluşa ve dosya kapsamına göre; müşterek çocukların beyanlarından anlaşılan maktulün sanığa yönelik aşağılayıcı söz ve davranışlarının bulunduğunun tespit edilmesi, maktulün tanık ... ile sadakat yükümlülüğüne aykırı birliktelik yaşadığının anlaşılması ve en son olay günü bu birlikteliğin gerçekleştiği dairenin olduğu apartmana giren maktulü gören sanığın, aksi ispat edilemeyen maktulün kendisine sinkaflı sözler sarfettiğini savunması karşısında; maktulden sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği, yoğunluğu, ulaştığı boyut ve sürekliliği dikkate alındığında, sanık hakkında maktule yönelik 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sırasında asgari ile azami düzeyler arasında makul bir indirim yapılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.04.2025 tarihli ve 2025/10-67 Esas, 2025/184 Karar sayılı ilamında detayları açıklandığı üzere ; 5271 sayılı Kanun'un 234/3. maddesi uyarınca yargılama merciinin talebi üzerine Baro tarafından avukat görevlendirilen katılanlar ... ve ... vekili, katılan ... ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili lehlerine Hazineden alınan ücretin mahsubu suretiyle sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılanlar ... ve ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili ile sanık müdafinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.09.2025 tarihli ve 2025/1888 Esas, 2025/1788 Karar sayılı kararının " haksız tahrikin derecesi, vekalet ücreti" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.