Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/7260 E. 2026/10969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/7260
- Karar No
- 2026/10969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1126 E. 2025/1539 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulması Sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmeyen suçtan zarar gören ...Başkanlığının gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümleri temyiz ettiği anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suçtan zarar gören vekilinin temyiz talebinin, davadan haberdar olmadıklarını, takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna yönelik olduğu, sanık müdafiinin temyiz talebinin, sanığın pişman olarak eşyaları iade ettiği, olayda 142/1-a maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören, davaya katılma hakkı bulunan şikâyetçi kuruma 5271 sayılı CMK'nın 234/1-b-1. maddesi uyarınca duruşma gününü bildiren tebligatın yapılmadığı, bu nedenle şikâyetçi kurumun açılan davadan usulüne uygun olarak haberdar edilmediği ve davaya katılabilmesi için olanak tanınmadığının anlaşılması karşısında, suçtan zarar gören kurumun duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 2 33... . maddelerine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve suçtan zarar gören vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Eskişehir 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.