Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16152 E. 2026/5979 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16152
Karar No
2026/5979
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/964 E., 2021/1617 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Malen sorumlunun temyiz istemi yönünden; katılma talebinde bulunmayan malen sorumlunun hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I-Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden; Malen sorumlunun 17.09.2014 tarihinde talimat mahkemesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları da hatırlatılarak alınan beyanında, usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı, sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, malen sorumlunun 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan malen sorumlunun vaki temyiz inceleme isteğinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II-Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (2-I) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; 1.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 52/2-3 maddesi olarak yazılması,

2.Dava konusu edilen " ... " plaka sayılı araç olduğu halde, hükümde müsadere edilen araç plakasının hatalı olarak " 80... " yazılması,

3.Bozma ilamının sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün gün adli para cezasının paraya çevrilmesine ilişkin bendinde yer alan "52/2-3" ibaresinin çıkartılarak yerine "52/2." ibaresinin eklenmesi, hükmün nakil aracının müsaderesine ilişkin bendinde yer alan " 80... " ibaresinin çıkartılarak yerine " 27... " ibaresinin eklenmesi, hükümden yargılama giderlerine ilişkin bendin çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 160,09 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Devlet Hazinesine gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16152, K. 2026/5979, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16152-e-2026-5979-k-96923ef337ff