Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5392 E. 2026/7792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5392
- Karar No
- 2026/7792
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/407 E., 2021/912 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5,
3/10, ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerekirken, lehe kanunun belirlenmesinde Yargıtay denetimine imkan vermeyecek şekilde yetersiz karşılaştırma yapılarak hüküm tesis edilmesi,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 02.12.2013 olduğu,
Kesinleşen Pasinler Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/499 Esas, 2014/115 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 19.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.11.2013 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınıp, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılarak, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, indirim oranı belirtilmeden usulsuz şekilde ihtarat yapılması ve sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
4.Sanığın savunmasında, malen sorumlu ...'in eşi olan ve araç kiralama işi yapan ...
isimli kişinin kaçakçılığa araç temin ettiğini ve aracı arkadaşı ...'nun ... ...'den kiraladığını beyan etmesi karşısında, Mahkemece ... ... hakkında 15.11.2019 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunulmasına rağmen suç duyurusunun akıbeti araştırılmaksızın ve malen sorumlunun eşi ... ... ve sanığın arkadaşı olan ve aracı kiralayan kişi olduğu belirtilen ... dinlenilmeksizin malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi olduğu hususu da gerekçe gösterilerek nakil aracının iadesine karar verilmiş ise de; malen sorumlunun eşi hakkındaki soruşturmanın akıbeti araştırılıp, malen sorumlunun eşi ... ... ve aracı kiralayan ... isimli kişinin duruşmadan haberdar edilip dinlenilmesi ile malen sorumlunun iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olup olmadığı tespit edildikten sonra, suça konu eşyanın miktar ve hacim bakımından, taşındığı nakil aracının tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve aracın piyasa değeri ile dava konusu eşyanın değeri tespit edildikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi de dikkate alınarak araç hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulu Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.