Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6491 E. 2026/12787 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6491
- Karar No
- 2026/12787
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1188 E., 2025/27 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.04.2026 tarihli ve KYB-2026/39837 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 30.06.2011 tarihinden, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklandığı 06.01.2025 tarihine kadar geçen süreden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.10.2012 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 31.07.2015 tarihi arasında geçen durma süresi mahsup edildiğinde, 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Oluşa ve dosya içeriğine göre; suç tarihinde gündüz vakti suça konu iş yerine girerek iş yeri içindeki reyonda bulunan uydu alıcılarını çalmaya teşebbüs eden hükümlünün eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan (aslî) zamanaşımının; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.10.2012 tarihi itibarıyla durduğu ve hükümlünün denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan verilen hükmün kesinleşmiş olması karşısında, denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 31.07.2015 günü yeniden işlemeye başladığı dikkate alındığında, hükümlünün sorgusunun yapıldığı 30.06.2011 tarihinden 06.01.2025 olan mahkûmiyet tarihine kadar dolduğu ve bu süre içerisinde zamanaşımını kesen başka bir neden bulunmadığı gözetilmeden, hükümlü hakkındaki hırsızlık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2025 tarihli ve 2024/1188 Esas, 2025/27 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın kaldırılmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.