Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1031 E. 2026/4803 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1031
- Karar No
- 2026/4803
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/4072 E., 2020/1976 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; sanığın kaza esnasında alkollü olmadığına, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, ceza miktarına, sanık hakkında yetersiz gerekçe ile takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, sanık aleyhine istinaf olmamasına rağmen sürücü belgesinin geri alınması süresinin uzatıldığına ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetiyle yerleşim yeri içerisinde, iki yönlü, site içerisinde seyri sırasında karşı istikametten gelen motosiklete çarpması neticesinde motosiklet sürücünün ölümünü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu ve 190 promil alkollü araç kullanması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği; ancak " 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinde, sürücü belgesinin 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına göre asli ve tam kusurlu olduğu tespit edilen sanığın sürücü belgesinin, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi yerine alt sınıra yakın uygulama yapılarak 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmesi, 5271 sayılı Kanunun 280/1-d maddesi uyarınca düzeltilebilir nitelikte eksiklikler olduğundan, istinaf yoluna başvurulan hüküm fıkrasının; bir nolu bendinin TCK'nın 53/6 maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin altıncı paragrafında yazılı '6 ay' ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine '2 yıl' ibaresinin eklenmesi suretiyle CMK'nın 280/1-d ve 280/1-a madde gereğince istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, " karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Kazanılmış hakkın sadece cezanın niteliği ve miktarı ile sınırlı olması, güvenlik tedbirlerinde "kazanılmış hak" ve "aleyhe sonuç doğurmama" ilkelerinin geçerli olmaması nedeniyle, Tebliğname'deki sanık aleyhine 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanma süresinin artırılması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 283. maddesine aykırı hüküm tesis edildiğine ilişkin düzeltilerek onama öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kuşadası 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.05.2026 tarihinde karar verildi.