Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/963 E. 2026/4283 K. – Taksirle Yaralama
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/963
- Karar No
- 2026/4283
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/788 E., 2024/1074 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 03.04.2024 tarihli ve 2024/788 Esas, 2024/1074 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan şikâyet yokluğundan 5237 sayılı TCK'nın 73/4. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verildiği, kararın katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli kararı ile süresinde ve usule uygun şikâyet üzerine açılan davada yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir hüküm kurmak gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2 ve 52/4. maddeleri gereği doğrudan verilen 4.500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve adlî para cezasının birer ay ara ile 10 eşit taksitler halinde tahsiline karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 03.04.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verildiği, verilen karara karşı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı CMK'nın 308/A. maddesi gereği itiraz etmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 23.05.2024 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verildiği ve dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 05.07.2024 tarihli kararıyla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli kararının kesin nitelikte olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 308/A. maddesindeki şartlar oluşmadığından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Cumhriyet Başsavcılığının itirazı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2023 tarihli ve 2022/1052 Esas, 2023/255 Karar sayılı dosyasında verilen kamu davasının düşürülmesine dair hükme yönelik katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/1055 Esas, 2023/1682 Karar sayılı kararı ile ''...Katılanın yaralandığı anda, doktor kontrolü altında iken ve vücudunda ağır kemik kırıkları oluşmuş iken, ... Eğitim Araştırma Hastanesince düzenlenen 08/12/2021 tarihli raporun altına el yazısı ile yazılan beyanın katılanın iradesini yansıtmadığı, doktorun şikayet konusunda ifade alma yetkisinin de bulunmadığı, katılanın ifade verebilir hale geldiği ilk anda, 13.12.2021 tarihinde ... Müdürlüğünde verdiği ifadesinde olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, bu durumda şikayetten vazgeçmeden vazgeçmenin söz konusu olmadığı, süresinde ve usule uygun şikayet üzerine açılan davada yargılamaya devam olunarak esas hakkında bir hüküm kurmak gerekirken, şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ...'' gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 04.07.2023 tarihli ve 2023/1055 Esas, 2023/1682 Karar sayılı bozma kararı üzerine verilen İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2023/797 Esas, 2024/68 Karar sayılı mahkûmiyet kararı ile bu kararın istinaf edilmesi üzerine verilen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 03.04.2024 tarihli ve 2024/788 Esas, 2024/1074 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.