Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4979 E. 2026/4269 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4979
- Karar No
- 2026/4269
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı ... vekili ve davalı ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Madencilik’ten çek ve cari hesap kaynaklı alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine .. 27. İcra Müdürlüğünde icrai işlemlere başlandığını, davalının borçlarının ödenmesi zamanından hemen önce malvarlığını elden çıkarmaya başladığını, dava konusu taşınmazın, davalı tarafından 10.000,00 TL gibi çok düşük bir rakama 07.06.2013 tarihinde devredildiğini, işbu devre ilişkin olarak da şirketlerin aynı sektörde olması, şirket ortak ve satıştaki temsilcileri arasındaki akrabalık ilişkisi, bedelin düşüklüğü, yapılan satışın mal kaçırma kastıyla ve muvazaalı olarak yapıldığını ortaya koyduğunu, davalının üçüncü kişileri iyiniyetli olarak göstererek görünürde bir satış işlemi yapmayı; ama alacaklılarından mal kaçırma kastıyla hareket etmeyi planladığını ve uyguladığını, davalıların, ... unvanından da anlaşılacağı üzere aynı sektörde faaliyette bulunan iki tacir olduğunu, daha sonra da taşınmazın defalarca el değiştirdiğini belirterek bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Madencilik şirketi cevap dilekçesinde; dava konusu tasarrufun alacakların doğduğu tarihten eski tarihli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yasada öngörülen 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğunu, müvekkili ...'nin, davacının borçlusu ... Madencilik Şirketi'nin veya bu taşınmazı devralan ... Şirketi'nin durumunu bilmediği gibi bilebilecek durumda da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılar; davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 0.06.2013 tarihli devirde devreden ... Madencilik adına yetkili ... ..., devralan ... Madencilik adına yetkili ... ... 12.11.2014 tarihli devirde devralan ... İnşaat adına yetkili ..., 26.03.2019 tarihli devirde devreden ... İnşaat adına yetkili ..., 02.07.2019 tarihli devirde devreden ... adına ... olduğu, devirlerin kısa aralıklarla yapıldığı, ... ile ...'ın akraba olduğu, devir tarihlerinin kısa, devir bedelleri ile gerçek değerleri arasında mislini aşan fark olduğu, dava açıldıktan sonra da devirler yapıldığı, en son malik ...'nin 1998 doğumlu olduğu, yaşı itibari ile taşınmaz alacak mali gücünün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu .. İli, .. İlçesi, .. Mah., 630 Ada, 15 Parsel sayılı taşınmazın davalı ... Madencilik şirketi tarafından davalı ... Madencilik şirketine, davalı ... Madencilik şirketi tarafından dahili davalı ...'a, davalı ... tarafından davalı ... İnşaat şirketine, davalı ... İnşaat şirketi tarafından davalı ...'ya, davalı ... tarafından davalı ... ...'a, davalı ... ... tarafından dahili davalı ...'ye devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacının İzmir 27. İcra Müdürlüğünün 2018/7023 Esas sayılı dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; devirler arasında misli farkın oluşması, çok kısa sürede tasarrufa konu taşınmazın el değiştirmesi ve şirketlerin aynı iş kolunda çalıştıkları ve akrabalık ilişkileri göz önüne alındığında İİK 280. madde unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle, davalı ... Taş... Ltd. Şirketi vekili ile dahili davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davalı ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1.Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ... İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduktan sonra, vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davalı ... vekili Avukat ...'in, 18.07.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirdiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir(İİK md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. İİK'nın 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir.
Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Bu halde dördüncü kişi yönünden bedel farkı yeterli olmayıp kötü niyetinin somut delillerle ispatlanması gerekir.
Somut olayda, davalı borçlu tarafından borcun doğumundan sonra dava konusu taşınmaz davalı-borçlu ... Madencilik şirketi tarafından 07.06.2013 tarihinde davalı 3. kişi ... madencilik şirketine, ... şirketi tarafından 19.06.2014 tarihinde davalı 4. kişi ...'a, ... tarafından 12.11.2014 tarihinde davalı 5. kişi ... inşaat şirketine, davalı ... şirketi tarafından 26.03.2019 tarihinde davalı 6. kişi ...'ya, davalı ... tarafından 02.07.2019 tarihinde davalı 7. kişi ...'a, davalı ... ... tarafından 18.08.2020 tarihinde davalı 8. kişi ...'ye devredilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; devirlerin kısa aralıklarla yapıldığı, ... ile ...'ın akraba olduğu, devir tarihlerinin kısa, devir bedelleri ile gerçek değerleri arasında mislini aşan fark olduğu gerekçesiyle dava kabul edilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davalılardan temyiz eden 5. kişi ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden (İİK 282. maddesi hükmüne göre kötü niyetli üçünçü kişi) İİK 278/3-2. maddesinin uygulama yeri yoktur. Beşinci kişi konumundaki kararı temyiz eden davalı ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden ivazlar arasındaki fahiş fark davanın kabulü için yeterli olmayıp kötü niyetinin, bir başka deyişle; diğer davalıların değil, davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispatlanmış olması gerekir. Bunun dışında taşınmazın birbirine yakın tarihlerde devredilmesi de bu davalının kötü niyetli olduğunu göstermeyecektir. Kaldı ki; davalı 5. kişi ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin dava konusu taşınmazı devraldıktan 5 yıl sonra elden çıkardığı görülmektedir. Bu durumda; davalı 5. kişi ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kötüniyeti yani davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduğu ispatlanamadığından, usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak, diğer davalılar yönünden yine aynı şekilde davanın kabulüne, davanın yalnızca temyiz eden davalı 5. kişi ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan sebeplerle; davalı ... vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... Taş İnş. Eml. Oto. Pet. Ürn. Kuy. Hayv. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, HMK 373/1. maddesi gereğince dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.