Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1947 E. 2026/4748 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1947
- Karar No
- 2026/4748
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2632 E., 2025/265 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/14 E., 2024/7 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, ihbar olunanlar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Afyonkarahisar ili ... ilçesi Alanyurt/.... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 70... , 46, 47... parsel sayılı sırasıyla 1.189,92 m², 1.357,11 m², 1.028,68 m² ve 4.931,30 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 1937 tarihli ve 1570 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak, ...'den ...'e, ondan da 1988 yılında ifraz ve satış yoluyla davalılara intikal ettiği, vergi kaydının zemine uyduğu, taşınmazların kamu orta malı veya Hazineye intikali gereken yerlerden olmadığı ve kuru tarım arazisi niteliğinde bulunduğu değerlendirilmekle birlikte Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2005/245 Esas sayılı dosyasında dava konusu olmaları nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak tespit edildikten sonra, anılan davada bu parseller hakkında karar verilmemesi üzerine kadastro tespit tutanaklarının olağan usulde kesinleştirilmesine karar verildiği ve 16.10.2019 tarihli tutanaklarla sırasıyla ..., ..., ... ve ... adına tarla vasfıyla tespit edilerek askı ilanına çıkarılmışlardır. 2. Davacı ... Köy Tüzel Kişiliği vekili dava dilekçesinde; Afyonkarahisar ... ilçesi .... Mahallesindeki 2 70... , 46, 47... parsel sayılı taşınmazların kadim mera olduğunu ileri sürerek, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasını ve Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine ve Afyonkarahisar ili ... ilçesi ...t/... Mahallesi ....mevkiinde bulunan 2 70... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... adına, 2 70... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... adına, 2 70... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... adına ve 2 70... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, ihbar olunanlar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların en eski ve yeni tarihli hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, böylelikle tespit maliki davalılar yararına 3402 sayılı kanunun 14/1.maddesi uyarınca zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Köy Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 2 70... , 46, 47... parsel sayılı taşınmazların kadim mera niteliğinde olduğunu, buna rağmen davalılar adına tespit edildiğini, eski hava fotoğrafları, fen bilirkişi raporu ve tespit bilirkişisi beyanlarının taşınmazların geçmişte mera olarak kullanıldığını ortaya koyduğunu, taşınmazlarda 1990'lı yıllara kadar tarımsal faaliyet bulunmadığını ve sonradan yapılan kullanımın zilyetlikle mülkiyet kazandırmayacağını, komşu parsellerin mera olarak tescil edilmiş olmasına rağmen dava konusu taşınmazların farklı değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin davalılarla akrabalık ilişkisi bulunan mahalli bilirkişilerin beyanlarına itibar ederek tarafsız tespit bilirkişilerinin ifadeleri ile fen raporunu göz ardı ettiğini, çevredeki çok sayıda parselin Yargıtay kararlarıyla mera olarak tescil edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. İhbar olunan Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadim mera niteliğinde bulunduğunu, kamunun ortak kullanımına ve yararlanmasına tahsis edilen veya kadimden beri kamunun yararlandığı mera, yaylak, harman ve panayır yerlerinin 4753 sayılı Kanun kapsamında belirtme işlemine ya da 3402 sayılı Kadastro Kanunu kapsamında kadastro işlemine tabi tutulmaları hâlinde mera niteliğiyle sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmeleri gerektiğini, bu nitelikteki taşınmazların vergi veya tadilat komisyonlarınca kişiler adına vergi kaydına alınmış olmasının özel mülkiyete konu olmalarına hukuken imkân sağlamayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. İhbar olunan ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince dava konusu 2 70... , 46, 47... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit gibi tesciline karar verildiğini, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiğini, ancak İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların orman ve mera niteliğinin yeterli, kapsamlı ve bilimsel yöntemlerle araştırılmadığını, objektif ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konu taşınmazların mera vasfında olup olmadıkları ve mera vasfında değillerse davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, ihbar olunan Hazine vekili ve ihbar olunan ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacı Köy Tüzel Kişiliğinden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.