Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2505 E. 2026/4752 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2505
Karar No
2026/4752
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2476 E., 2025/630 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/118 E., 2023/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili ... ilçesi ... köyünde yapılan 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmalarında, orman dışına çıkarma işleminin hatalı yapıldığını, davaya konu ettikleri (A) harfiyle gösterilen 523 m²lik kısım yönünden, orman sınırında kaymalar sebebi ile taşınmazın ... Devlet Ormanı içerisinde bırakıldığını, O.S. 2333 ve O.S ... numaralı orman sınır noktalarının yerleri belirlenirken blok kaymalara sebebiyet verildiğini ve bu kısmın orman sınırları içerisinde bırakıldığını ve bu nedenle müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunan 523,34 m²lik alanın kullanım kadastrosu çalışmalarına dahil edilmediğini ve taşınmazın orman dışına çıkartılan P.IV-A numaralı parseli içerisinde kalmasına rağmen ormanda gösterilmesi yönünde tutanak düzenlendiğini ileri sürerek, davacının kullanımında olan taşınmazın 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışında kalan yerlerden olduğunun tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1939 tarihinde yapılan tahdit çalışmalarında ... Devlet Ormanı sınırlarında kaldığını ve daha sonra yapılan 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmalarında dava konusu taşınmazın yine Devlet ormanında bırakıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın kullanım kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisinde gösterildiği, 1939 tarihinde yapılan orman tahdit çalışmalarında orman sınırları içerisinde kaldığı, 1988 tarihinde 3302 sayılı Kanunla Değişik 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uygulamalarında da tahdit sınırları içerisinde bırakıldığı, bu nedenle Ek 4 çalışmalarına konu edilmediği, orman tahdit sınırları içerisinde kalan yerlerin zilyetlikle kazınımının mümkün olmadığı, tahdit sınırları kapsamında ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesine konu edilmeyen yerde kaldığı ve bu tür yerlerde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu edilen 523 m²lik kısmın 1939 tarihinde yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisinde bırakıldığı, daha sonra 17 44... sayılı Kanun çalışmalarında yine orman sınırları dışına çıkarılmayarak ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde bırakıldığı, orman sınır noktalarında herhangi bir kayma bulunmadığı, kadastro çalışmalarındaki işlemin mevzuata uygun olduğunun rapor edildiği, verilen raporun davacının iddialarını kapsar nitelikte bulunduğu ve bir eksiklik olmadığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu 523 m²lik kısım, müvekkiline ait 1 65... numaralı parsel sayılı taşınmazın güneybatı sınırı ile ...arasında ve müvekkile ait konutun bahçesi içerisinde kaldığını, bu kısım üzerinde meyve ağaçları, tek katlı müştemilat ve sınır duvarının mevcut olduğunu, müvekkilinin söz konusu araziyi 30 yıla yakın zamandır kullandığını, 2010 tarihinde yapılan çalışmalarda orman sınır noktalarının yerlerinin belirlenmesine esas alınan 1970 tarihli yapımı ve 1/5000 ölçekli haritanın sayısallaştırılmasında O.S. 2333 ve O.S. ... numaralı orman sınır noktalarının yerleri belirlenirken blok kaymalarına sebebiyet verildiğini, 1982 tarihli hava fotoğraflarında taşınmazın açık görünümünde olduğunu, bilirkişi raporunda bu hususun belirtilmesine rağmen değerlendirilmediğini, düz hat ile orman sınırının geçildiği tutanakta belirtildiğini, OS.2333-OS.2334 arası mesafe 271,16 m uzunluğunda olduğunu, bu uzunluktaki hat boyunca bulunan taşınmazlar arasındaki sınırların engebeli arazi yapısında düz hatla geçilmesi genellikle teknik olarak mümkün olmadığını ve çelişen bilirkişi raporlarıyla karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığının tespiti istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu yerin, 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B madde uygulamalarında orman sınırları dışına çıkartılan yerde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2505, K. 2026/4752, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2505-e-2026-4752-k-6805f76cd166