Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2516 E. 2026/4753 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2516
- Karar No
- 2026/4753
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1492 E., 2025/347 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/124 E., 2022/159 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar Hazine vekili ve ... Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmediği için temyiz hakkı bulunmayan davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Edirne ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 537 (yeni 1 16... ) ve 539 (yeni 1 16... ) parsel sayılı taşınmazlar, kamu orta malı vasfıyla özel sicilinde kayıtlıdır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Edirne ili ... ilçesi ... köyünde yapılan orman kadastrosu sırasında 5 37... sayılı mera parsellerinin bir bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldıklarını ileri sürerek, 3302 Sayılı Kanun uygulama haritasında gösterilen kısımların mera sicil kayıtlarının iptal edilip orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların kadimden beri mera olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Köy Tüzel Kişiliği, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazların kısmen kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı" davanın kabulüne, eski 537 parsel (yeni 1 16... parsel) sayılı taşınmazın 24.05.2021 tarihli fen bilirkişisi raporunda kırmızı ile işaretli 93/a ve 93/b harfli bölümlerin mera olan kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline; eski 539 parsel (yeni 1 16... parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda kırmızı ile işaretli 239/b harfli bölümlerin mera olan kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "her iki taşınmazın, gerek 1979 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında, gerekse 1981 yılında 1744 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmada ve 2016 yılında yapılan 3302 sayılı Kanun uygulamasında taşınmazların kısmen orman alanında kaldığı, eylemli orman durumu bakımından da 09.03.2021 tarihli ziraat bilirkişisi raporunda toprak yapısı ve bitki örtüsünün mera niteliği taşımadığı, orman alanı olduğu, 19 62... yılları hava fotoğraflarının da bu yönde olduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların kadimden beri mera vasfına haiz olduğunu, orman sayılan yer olmadığını, ormana ait özellikleri taşımadığını, taşınmazların kamu orta malı niteliğinde kadim mera olduklarını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekili temyiz dilekçesinde; yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayanılarak hüküm tesis edildiğini, taşınmazların kamu orta malı niteliğine haiz olduğunu, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı mera sınırlandırılmasının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin kesinleşen orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Kural olarak; İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Zira, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmada hukuki yararın bulunması gerekmektedir (HMK mad. 361/2) İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurmayan taraf yönünden, verilen karar kesinleşeceği için artık bu tarafın temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez. Ancak, davanın taraflarından birisinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesi ve bu yeni kararla aleyhine hukuki bir durum yaratılması durumunda, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan taraf, bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Somut uyuşmazlıkta; davalı ... Köy Tüzel Kişiliği, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından ve Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle esasa ilişkin yeni bir karar verilmek suretiyle aleyhine yeni bir hukuki durum yaratılmadığından, davalı ... Köy Tüzel Kişiliğinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını müstakilen ya da katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşüncede istinaf başvurusunda bulunmayan tarafa İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf kanun yolunu atlayarak temyiz etme hakkı tanınmış olur ki, bu durum 6100 sayılı HMK ile hayata geçirilen üç kademeli yargılama sistemini iki kademeli yargılama sistemine dönüştürür ve istinafın devre dışı bırakılmasına yol açar. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı ... Köy Tüzel Kişiliğinin Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazlardan 537 parsel (yeni 1 16... ) sayılı taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan ve bilirkişi raporunun ekindeki krokide (93/B) ile gösterilen 179.404,26 m²lik ve (93/C) harfi ile gösterilen 106.923,46 m²lik kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verildiği halde, hüküm yerinde maddi hata sonucu "93/a ve 93/b harfli bölümlerin mera olan kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline" şeklinde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... Köy Tüzel Kişiliği vekilinin dilekçesinin REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, kamu düzeni de gözetilerek, yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "93/a" ibaresinin çıkartılarak yerine "93/c" ifadesinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Köy Tüzel Kişiliğine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.