Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/4976 E. 2026/4203 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4976
- Karar No
- 2026/4203
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu .. Yapı İnşaat Taahhüt Gayrimenkul İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. ile davacı ... arasında imzalanan 10.04.2018 tarihli faktoring sözleşmesi ve ekleri hükümlerinin ihlal edilmesi nedeniyle 04.10.2018 tarihinde borçlunun hesabının kat edildiğini, kredi hesaplarının kat edildiği tarih itibarıyla davacı şirketin faiz ve masraflar hariç olmak üzere 391.800,00 TL alacağı bulunduğunu, bahse konu borçların ödenmesi gerektiği hususlarını içeren .. ... Noterliğinin 04.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ekindeki hesap özetinin borçlulara gönderildiğini, söz konusu borçların ödenmediğini, davanın dayanağı olan İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2018/35954 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla icra takipleri başlatıldığını ve herhangi bir tahsilat sağlanamadığını, icra dosyası üzerinden yapılan mal varlığı sorgulamaları neticesinde davalı borçlunun maliki olduğu .. İlçesi, .. Mahallesi, 932 Ada, 1 Parsel, 1. Kat, 3 numaralı Bağımsız Bölümde kayıtlı taşınmazı 11.05.2018 tarihinde davalı ...'a değerinin misliyle altında bir bedel karşılığında ipoteksiz olarak devredildiğinin anlaşıldığını, davacının alacağının davaya konu edilen tasarruftan önce doğduğunu, davalı tarafça yapılan taşınmazın devrine ilişkin 11.05.2018 tarihli tasarrufun alacaklılardan mal kaçırmak ve alacaklıları zarara sokmak kastı ile yapıldığından devir işleminin iptaline, dava konusu taşınmaza ilişkin satış sözleşmesinden kaynaklanan her türlü hak ve alacaklar ile taşınmaz payları üzerinde İstanbul 18. İcra Müdürlüğü 2018/35954 esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının, dava konusu taşınmazı kayın biraderi olan .. .. ve .. Emlak aracılığıyla aldığını, bedelini .. .. kanalıyla gönderdiğini, 120.000,00 TL'sini de ...'ın hesabından ödediğini, taşınmazı toplamda 180.000,00 TL bedelle satın aldığını, satın almanın muvazaalı olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, karar ilamı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz dilekçesi incelenmiştir. Dava, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İptal davasından maksat, İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazıldığı gibi alacağın tahsilini temin için borcun doğumundan sonra yapılan tasarrufların iptaline hükmettirmektir. Bu davanın ön koşulu ise, borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunmasıdır. Ön koşulun bulunması halinde ise İİK'nın 278, 2 79... . maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, İİK'nın 280/son fıkrasında ise; ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber ... Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda; dava konusu borçlu şirkete ait taşınmazın borçlu şirketin aktifinin önemli bir kısmını oluşturup oluşturmadığının yine borçlu şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi ve ayrıca taşınmazın devrinin İİK 280/3. maddesi gereğince ticari işletme devri niteliğinde olup olmadığı hususu değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.