Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2781 E. 2026/4766 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2781
- Karar No
- 2026/4766
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1187 E., 2025/286 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/42 E., 2023/46 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Ankara ili ... ilçesi ... (...) Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatif ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 591 parsel sayılı 23.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 78... parsel numarasıyla 23.047,56 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 583 parsel sayılı 23.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 1 78... parsel numarasıyla 22.584,07 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi Başkanı dava dilekçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde yapılan uygulama kadastrosu sırasında, 5 83... parsel sayılı taşınmazların orman arazisine kaydıkları yönünde ölçümlerin yapıldığını, S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi ve üyelerinin mağdur olduğunu ileri sürerek, yeniden bilirkişi incelemesi yapılıp tapu kayıtlarının eski hale getirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili ve ... vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu ve 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftalarının ortofoto ve tesis kadastro tarihine en yakın hava fotoğrafları üzerinde çakıştırılması sonucunda, davaya konu 1 78... ve 3 no.lu parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu sırasında paftası ve teknik belgelerinde hata olmadığından tesis kadastrosunun esas alındığı, uygulama çalışmaları ve keşif sırasında önceki sınırların arazide gösterilemediği, tesis kadastrosu ile aynı zamana ait hava fotoğrafında sınırlandırma hatası yapıldığını kesin olarak açıklar mahiyette kullanım olmadığından sınırlandırma hatasının yapılmadığı, dava konusu taşınmazların 2 70... parsel sayılı taşınmaz ile olan sınırının uygulama kadastrosunun mevzuat ve tekniğine uygun olarak yapıldığı, pafta ve teknik belgelerinde hata bulunmaması, zeminde sabit sınırlarının bulunmaması sebebiyle adanın bütün sınırlarının geçerli sınır tipi alınarak yenileme çalışmalarının tamamlandığı, alanlardaki değişimin sınırlardaki değişimden ziyade ölçüm-çizim-hesap tekniğinden kaynaklanan hatalar kapsamında kabul edilebilir olduğu, dava konusu 1 78... ve 3 parsel sayılı taşınmazların daha sonra davalı hale getirilen 1 78... ,4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla olan sınırları önceki kararda düzeltildiği ve bu hususların istinafa konu edilmediğinden istinaf kaldırma öncesi verilen karar doğrultusunda sınırların ve yüzölçümünün düzeltildiği, bilirkişi kurulunun 15.03.2023 tarihli ek rapor ve ekli krokilerden de anlaşılacağı üzere yapılan taşınmazlarda yapılan uygulama çalışmasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesine uygun olarak yapıldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, davaya konu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi (eski 591) yeni 1 78... ve (eski 583) yeni 1 78... parsel sayılı taşınmazların uygulama tespitlerinin iptali ile, (eski 591) yeni 1 78... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi kurulunun 15.03.2023 tarihli ek rapor ve ekinde bulunan koordinat noktalarına göre sınırların düzeltilerek 23.461,801 metrekare yüzölçümü ile, (eski 583) yeni 1 78... parsel sayılı taşınmazın bilirkişi kurulunun 15.03.2023 tarihli ek rapor ve ekinde bulunan koordinat noktalarına göre sınırların düzeltilerek 23.155,174 metrekare yüzölçümü ile tespit ve tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davaya konu 1 78... ve 3 parsel sayılı taşınmazların bitişiğinde yer alan 1 78... , 4 ve 5 no.lu parsel sayılı taşınmazlar ile olan sınırlarının kaldırma öncesindeki bilirkişi raporu doğrultusunda düzenlenerek kesinleştiği, teknik bilirkişiler tarafından tesis kadastrosu paftası, 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu paftası, dosyaya getirilen tespit tarihine en yakın olan 1953 tarihli hava fotoğrafları ile 1969, 1975, 19 82... yılı hava fotoğrafları çakıştırılmalarının yöntemine uygun ve hüküm kurmaya yeter şekilde yapıldığı, hükme esas ek bilirkişi heyet raporu ekindeki krokide 1 78... , 4 ve 5 no.lu parsellerin 1 78... ve 3 sayılı parseller ile müşterek sınırlarının kesinleşen önceki karara uygun olarak gösterildiği, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilen ve yüzölçümü hanesi açık bırakılan 2 70... parsel sayılı taşınmazın yüzölçüm hanesinin doldurulduğu, bu haliyle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı" gerekçesiyle, davacı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatifi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı S.S. ... ... Konut Yapı Kooperatif vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgenin Büyükşehir sınırlarına katılması sonucunda oluşturulan İmar Projesi kapsamında, dava konusu 5 83... no.lu parseller birleştirilmek suretiyle Kooperatif Mülkiyetinde Kooperatif ortaklarına özgülenerek konutlar yapıldığını ve halen bu konutların kullanıldığını, 178 adanın dışında kalan bir kısım ekilemez arazi veya mer'a arazisine müvekkil Kooperatifin yerleşkesi sınırı esas alınarak Orman Genel Müdürlüğünce ağaçlandırma yapıldığını, bilirkişilerin arazide fiili ölçüm yapmadan eski ölçülere ve yeni aletlerle harita üzerinde belirlenebilen tesis kadastrosunu aynen kabul ettiğini bildirerek rapor sunduklarını, infazı dahi kabil olmayan, çok sığ ve yetersiz rapora dayalı olarak hatalı karar verildiğini, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiğini hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... İdaresi vekili; bilirkişi kurulu raporunda orman sınırlarının aynen kalması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkeme tarafından davanın ... yönünden reddine ve uygulama gibi tespit ve tesciline karar vermesi gerekirken, sanki orman sınırları değişmiş gibi karar verildiğini, kararın bu yönüyle usul ve kanuna aykırı ve hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazlarda gerçekleştirilen uygulama kadastrosu çalışmasının 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesine uygun olarak yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de, yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; öncelikle, dava konusu 1 78... ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna ilişkin tespit tutanağı askı ilana çıkartılmış ise de, anılan parseller hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen kadastro tutanağının yüzölçüm hanesinin boş bırakıldığı görülmekte olup, bu haliyle anılan kadastro işleminin tamamlandığını söyleyebilme imkanı yoktur. Bu nedenle, Kadastro Müdürlüğünce yöntemine uygun olarak yapılıp ilan edilen bir kadastro çalışması bulunmadığından, usulünce açılmış bir davanın varlığından da bahsedilemeyecektir. Bu durum karşısında, dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen kadastro tutanağının yüzölçüm hanesi doldurulduktan sonra, olağan yollardan usulüne uygun olarak gerekli ilanların yapılması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan; eldeki dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosuna itiraz istemine ilişkin olup, yörede yapılan orman kadastro çalışmasına yönelik bir itiraz bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; Ankara ili ... ilçesi ... (...) Mahallesi çalışma alanında bulunan, 2 70... nolu orman parseli hakkında yapılan orman kadastro çalışmasının, olağan yollardan usulüne uygun şekilde gerekli ilanlarının yapılması ve ilan süresi içinde bir dava açılması halinde eldeki dava ile birleştirilmek suretiyle işin esasına girilmesi gerekirken, hakkında bir dava bulunmayan 2 70... parsel sayılı taşınmazın davalı hale getirilmesi de doğru olmamıştır. Kabule göre de, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun içeriğinde, dava konusu taşınmazlar hakkındaki uygulama kadastrosunun hatalı olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, dava konusu taşınmazların, bilirkişi heyet raporu ekinde yer alan ve hükme dayanak olan krokideki yüzölçümleri ile uygulama kadastrosunda belirlenen yüzölçümlerinin birbirinden farklı olduğu anlaşılmakta olup, taşınmazların yüzölçümler arasında meydana getirilen bu çelişkinin neden kaynaklandığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde giderilmeden, bilirkişi heyeti raporu ekindeki krokiye göre karar verilmiş olması da hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.