Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/165 E. 2026/2226 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/165
- Karar No
- 2026/2226
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/165 - 2026/2226 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/165 KARAR NO : 2026/2226
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17.09.2025 NUMARASI : 2023/479 Esas - 2025/495 Karar
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACI : ... JENERATÖR-ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VEKİLİ : Av. ... - .....
İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... GEMİ İNŞA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VEKİLİ : Av. ... - ..... DAVANIN KONUSU : Tazminat BAŞVURU TARİHİ : 25.11.2025-30.11.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 29.01.2026 KARAR TARİHİ : 23.10.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 23.10.2026
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... Gemi A.Ş.nin fabrika bacalarına takılması gereken filtreleri takmamasından dolayı oluşan demir tozu parçaları nedeni ile davacının fabrika binasının çatı panel kaplaması üzerinde yoğun pas lekeleri ve çürümeler meydana geldiğini, davacı tarafından yapılan tüm uyarı ve ihtarlara rağmen davalı şirketin faaliyetlerine aynı şekilde devam ettiğini ve davacının zararın gitgide artmasına yol açtığını, oluşan zarara ilişkin gerekli raporların davacı tarafça alındığını belirterek şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın olayın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak yapılan delil tespitinin kanuna aykırı şekilde taraflarına bilgi verilmeden yapıldığını, davacının tek taraflı talepleri ile davalı şirkete ait hiçbir bilgi ve belge incelenmeksizin hazırlanan raporların tümünün usule aykırı, denetime elverişsiz ve hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; dava değerini 4.295.835,51 TL olarak arttırmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile; 4.295.835,51TL'nin 18.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacı şirketin ve davalı şirketin vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece verilen davanın kabulü kararı yerinde ise de, hükmedilen tutar ile faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmeden ıslah için kendilerine kesin süre verildiğini, bu nedenle rapordaki hesaplamalara göre ıslah talebinde bulunmak zorunda kaldıklarını, ayrıca ıslah için raporda çatının yapım tarihi 2016 kabul edilmişse de, maddi güçlükler nedeniyle yapıma ara verilerek 2017 yılında tamamlattırıldığını, amortisman hesaplamasının bu tarihe göre hesaplanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde; bir kimsenin tazminat sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil ile nedensellik bağının şart olduğunu, hukuka aykırılık yoksa sorumluluğun da olmadığını, sundukları teknik raporlarla sabit olduğu üzere davalı şirketin ilgili proseslerinin tamamının çevre denetimlerine uygun olduğunu, mahkemece sundukları delillerin incelenmediğini, davada usuli eksiklikler giderilmeksizin, mevcut raporların arasındaki çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, dava konusu olay ile ilgili olarak kendilerine ihtar yapılmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. Dava, maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davalı şirkete ait fabrikanın gerçekleştirdiği kumlama faaliyeti sebebiyle ortaya çıkan demir tozunun davacının 15 metre mesafede yer alan fabrikasının çatısındaki panellere zaman içerisinde zarar verdiği iddiasıyla tazminat istenmektedir. Mahkemece, gerek konusunda uzman bilirkişi heyetinden alınan 08.08.2024 tarihli ve gerekse itirazlar üzerine farklı bilirkişi heyetinden alınan 10.04.2025 tarihli bilirkişi raporlarına göre davacıya ait fabrikanın çatısında oluşan zararın davalının kumlama faaliyetinden kaynaklandığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunduğu sabittir. Ancak; dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, davacıya ait fabrika çatısının 2017 yılında yapıldığının ileri sürüldüğü, hasara ilişkin ilk tespitin 2020 yılında yapıldığı, zararın önlenmesi ve giderilmesine yönelik 18.01.2022 tarihli ihtarname gönderildiği, bilirkişilerce ise çatının 2016 yılında yapıldığı belirtilerek ihtarname tarihi olan 2022 yılı maliyetlerine göre zararın tespit edildiği, davacı tarafından çatının dava öncesi 2023 yılı Eylül ayında yeniden onarımına başladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda çatının ekonomik ömrü belirlenirken 2016 ya da 2017 yıllarında tam olarak hangi yılda yapıldığı açık bir şekilde saptanmamış, çatının ekonomik ömrü tayin edilirken davacıdan kaynaklanan bir yapım eksikliğinin olup olmadığı gözetilmemiştir. Bu bakımdan, davacıya ait tesisin uygulama, yapı kullanım, faaliyet izin belgeleri ve projeleri, çatı yapımı ve malzemelerine ilişkin teknik bilgi ve belgeler de dahil kendi prosesine ilişkin tüm bilgiler getirtilerek, dava konusu olayın gelişimi, davacının çatısının yaşı ve yıpranma payı, çatının mühendislik kurallarına uygun olarak yapılıp yapılmadığı vb. hususlar araştırılarak, varsa ise zararın artmasında davacının da bir kusurunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, varılacak sonuca göre zararın dava tarihine kadar devam ettiği gözetilerek bu tarih itibariyle kapsamı ve miktarının belirlenmesi gerektiği ve bu tarihte temerrüt oluştuğu gözetilmeden, kabul biçimine göre de davalıya gönderildiği ileri sürülen 18.01.2022 tarihli noter ihtarnamesinde yer alan muhatap şirket ile davalı şirketin isim ve adres bilgileri farklılık arz ettiğinden bu husustaki tereddütler giderilmeden, tebliğ tarihi ise saptanmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesi Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE; Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2025 tarihli ve 2023/479 Esas - 2025/495 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Taraflardan peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avanslarının yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23.10.2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*