Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/10057 E. 2026/4204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/10057
Karar No
2026/4204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1-Davacının temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan mahkeme kararında yazılı gerekçelere göre davacının yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Davalı üçüncü kişinin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Alacaklı vekili, icra mahkemesine başvurusunda, takip dışı (3. kişi) davalı .. Yapı Cam Sanayi ve ... Limited Şirketi'ne gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edildiğini, haciz ihbarnamesine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, 89/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesini ve İİK'nın 338. maddesi gereğince şirket yetkilisi sanığın cezalandırılmasını talep ettiği, mahkemece sanığın beraatine ve tazminat davasının reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafın istinaf yoluna başvurduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından tazminat yönünden temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 16/04/2024 tarihli ve 2023/7780 Esas, 2024/3469 Karar sayılı ilamıyla tazminat talebi yönünden "...Somut olayda, 3. kişi ... Yapı Cam Sanayi ve ... Limited Şirketi'nin, dava dışı borçlu ...Teknik Hırdavat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle kesinleşmiş ve muaccel bir borcunun bulunup bulunmadığının tespiti için öncelikle taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olup olmadığı tespit edilerek, her iki tarafa ait tüm ticari defter ve belgeler ile 2019 yılına ait ticari defterlerle birlikte, banka hesapları, dekontlar ile belgeler (Fatura, Çek, Hakediş, Teminat Mektubu, Avansla ödemeleri, Banka dekontları vb. evrakların) üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılıp, haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi itibariyle borçlunun davalı 3. şahıstan kesinleşmiş ve muaccel bir alacağının olup olmadığının net olarak tespit edilerek sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, borçlu şirkete ait ticari defterler incelenmeksizin düzenlenen yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddi yönünde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının bozulduğu, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine dair karar verildiği, kararın davalı 3. kişi vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edildiği anlaşılmıştır.

6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde " (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. "ve 297/2. bendinde ise" Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. " düzenlemesi yer almaktadır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24.04.1995 gün ve 21/9 sayılı kararında ve 6100 sayılı HMK 326. maddesi uyarınca "Yargılama giderleri, kural olarak davada haksız çıkan ve aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir." Davada haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve giderleri hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin ödediği, hem de (karar ve ilam harcı ve Devlet Hazinesi tarafından peşin olarak ödenen giderleri gibi) devlete ödenmesi gereken harçlar ve giderlerdir. Öte yandan, 6100 Sayılı HMK'nun 323(1)-ğ maddesine göre; davayı kazanan taraf davasını bir vekil vasıtası ile takip etmiş ise, haksız çıkan (davayı kaybeden) taraf yargılama gideri olarak vekâlet ücretine de mahkûm edilir ve vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama gideri kapsamında sayılmıştır. Ayrıca; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesindeki "(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindeki hüküm gereğince tazminat isteminin reddine karar verilmesi halinde maktu vekalet ücretine hükmedilmelidir. Somut olayda, haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, haczedilebilecek muaccel bir alacağının bulunmaması nedeniyle verilen tazminat davasının esastan reddine yönelik karar karşılığında hükmedilecek vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınmasının yanısıra yargılama giderlerine de hükmedilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373. maddesi uyarınca, İstanbul Anadolu 12. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2024/114 Esas ve 2025/228 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/10057, K. 2026/4204, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-10057-e-2026-4204-k-80aaef2bcfb2