İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/441 E. 2026/969 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/441
- Karar No
- 2026/969
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/441 Esas KARAR NO : 2026/969
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/06/2025 KARAR TARİHİ : 28/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Şti., ... numaralı aboneliğinin bulunduğu adresine 27.06.2019, 10.07.2019 ve 11.09.2019 tarihli faturalarla tahakkuk eden enerji bedellerini ödememiş olup işbu fatura bedellerinin tahsili amacıyla huzurdaki davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, Fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış ve fatura tahakkuk ettirilmiş olduğunu, Tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, Şirketlerince uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili Kurumun herhangi bir tasarrufu söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurum EPDK olduğunu, Davalı/borçlu tarafından enerji bedellerinin ödenmemesi üzerine; davalı adına tahakkuk eden toplam 23.605,15-TL bedelli fatura bedelinin, fatura bedelinin son ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek gecikmiş gün faizinin değişen oranlarda hesaplanan bedelinin ve faizin KDV'sinin tahsili amacıyla huzurdaki alacak davasını ikame etme zaruretimiz hasıl olduğunu, Yönetmeliğin açık hükmü gereğince; zamanında ödenmeyen borçlara, amme alacaklarına uygulanan gecikme zammının günlük olarak uygulanması gerekmekte olduğunu, ayrıca işbu gecikme zammının KDV'sinin de tahsili gerektiğini, bu nedenlerle huzurdaki davaya konu fatura bedellerinin ve işbu bedellere son ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda gecikme faizi ile faizin KDV'sinin müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça davaya cevap dilekçesi sunulmamış olmakla beraber davalı vekili dosyaya sunduğu beyan dilekçelerinde ve katıldığı duruşmalarda müvekkilin tarafından dava açılmadan önce davacı kuruma olan tüm borçların ödendiğini, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Taraflar arasında imzalanan sözleşme, fatura örnekleri, abone dosyası, ödemeye ilişkin kayıtlar, Davacı şirketin 23/09/2026 tarihli cevabi yazısı, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, fatura bedellerinden kaynaklanan alacak davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının abonelik sözleşmeleri gereği davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. Deliller toplandıktan sonra; dosya Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve faturalar da incelenerek davacının abonelik sözleşmesi gereği davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarında tüm dosya kapsamı değerlendirilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi mahkememize sunmuş olduğu raporunda özetle; Dava konusu uyuşmazlığın; davacı şirket tarafından, davalı şirket adına elektrik tüketiminden kaynaklı düzenlenmiş olan faturalara ilişkin olduğu, Taraflar arasında 08.05.2019 tarihinde ... Dağıtım Hizmet Noktasına ilişkin ... A.Ş. Perakende Satış Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmede Tüketici Grubunun Ticarethane, Tek Terimli, Tek Zamanlı olduğunun belirtildiği, aboneliğin 08.05.2019 tarihinde başladığı ve 10.09.2019 tarihinde sonlandığının dosya kapsamından anlaşıldığı, alacak konusu fatura dönemlerinde davalının ilgili tesisatın yasal abonesi olduğunun anlaşıldığı, tüketim faturalarından sorumlu olduğu, Davalı tarafa faturaların ödendiğine ilişkin bilgi-belge sunulmadığı, EPDK tarafından yayımlanan birim fiyatlar ve tüketim miktarları dikkate alındığında davalı adına düzenlenen faturalarda hata bulunmadığının anlaşıldığı, Davacı şirketin 08.07.2019 tarihli 6.037,00 TL bedelli, 07.08.2019 tarihli 1.229,00 TL bedelli ve 27.06.2019 tarihli 16.438,70 bedelli faturalaradaki tutarları talep edebileceği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacı şirketin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammını talep edebileceği..."Sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli ise de, davacı şirketin 23/09/2026 tarihli cevabi yazısının ve ekindeki ödeme kayıtlarının incelenmesinde; uyuşmazlık konusu 08.07.2019 tarihli 6.037,00 TL bedelli, 07.08.2019 tarihli 1.229,00 TL bedelli ve 27.06.2019 tarihli 16.438,70 bedelli faturaların tahsilat tarihinin 18/07/2025 tarihi olduğu, dava açılış tarihinin ise 27/06/2025 olduğu dikkate alındığında dava tarihinden sonra davalı tarafça fatura bedellerinin ödendiği tespit edilmiştir. HMK’nın 326/1. maddesine göre kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Ancak eldeki davada konusuz kalma nedeninin "borcun ödenmesi" olduğu, ve ödemenin dava açıldıktan sonra yapılması nedeni ile dava açmaya sebebiyet verdiklerinden yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesi gerekmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri" başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tespit edilecek ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan taraf yargılama giderlerinden sorumlu tutulacaktır. Bu kapsamda uyuşmazlık konusu alacağın dava açıldıktan sonra ödendiği ve haklılığını ortaya koyacak somut delil sunmadığı ve sözleşmenin inkar edilmediği, davacının davasında haklı olduğu anlaşılmakla davalı yanın yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 23.605,15 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere tarafların yokluklarında karar verildi. 28/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır