Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4684 E. 2026/2880 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4684
Karar No
2026/2880
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1640 E., 2025/1572 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/427 E., 2024/117 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacı asil ile vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Ankara ili, .... ilçesi, ...Mahallesinde kain 365 81... parsel numaralı arsada 323/819 oranında pay sahibi olduğunu, dava konusu arsanın 146/819 oranında paylı maliki ...'un bu payını 25.11.2021 tarihinde 58.000,00 TL bedelle, yine 350/819 oranında paylı malik olan ...’nin bu payını 11.08.2022 tarihinde 200.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, davacının yasal önalım hakkı kapsamında satış bedelleri ile tapu harç ve masraflarını ödemeye hazır olduğunu ileri sürerek; dava konusu hisselerin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taşınmazda yer alan paylarını daha önce dava dışı satıcılar olan ...ile ...'a devrettiğini, devirlerin satım amaçlı olmadığını hibeye yönelik olduğunu, daha sonra ... ve ...'un farklı tarihlerde aynı hisseleri tekrar davalıya devrettiğini, her ne kadar tapuda satış olarak gösterilse de hibe yoluyla devir yapıldığını, satışın gerçek olmadığını, devir işlemi hibe yolu ile olduğundan davacının önalım hakkı bulunmadığını, 11.11.2023 tarihli beyan dilekçesi ile de taşınmazda fiili taksim bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararda özetle; paydaşlar arasında rızaya dayalı bir taksimin olmadığı, fiili taksim iddiasının ispatlanamadığı, davanın süresinde açıldığı, ön alım bedelinin süresinde depo edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilerek; Ankara ili, .... ilçesi, ... mahallesi, 365 81... parsel sayılı taşınmazda yer alan arsa nitelikli taşınmazdaki davalı adına kayıtlı 496/819 hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline, 258.000,00 ön alım bedeli ve 5.160,00 TL gider toplamı olan 263.160,00 TL bedelin karar kesinleştiğinde neması ile birlikte davalıya ödenmesine karar vermiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; taraf beyanları, dosya kapsamı, heyet raporu, tanık beyanları nazara alındığında bu haliyle taşınmazda fiil taksim olgusunun sabit olduğu, kroki ile tarafların yerleri belirlenmiş iken şufa hakkının kullanılmasının ve zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının, tapuda yapılan satış nedeni ile önalım hakkını kullanmasının Medeni Kanundaki dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeni hükümle davanın reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunmadığını, davalının 20 yıldan fazla zamandır yurt dışında olduğunu, taşınmazı sadece davacının kullandığını, 2. Fiili taksimin oluşması için her bir paydaşın ayrı ayrı kullandığı yerlerin bulunması gerektiğini, satış yapan dava dışı şahısların kullandığı bir yer olmadığını, İlk Derece Mahkemesince fiili taksime ilişkin tüm hususların detaylıca değerlendirildiğini ve sonuçta fiili taksim olmadığı kanaatine varıldığını, 3. Davalı tanıklarının beyanlarının çelişkili olduğunu, tanıklardan ...ve ... ile davacının husumetli olduğunu, hakaret ve tehdit suçlarından Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/35 Esas sayılı dosyası ve Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2010/1328 Esas sayılı dosyasından kovuşturma yapıldığını, bu nedenle bu tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğini, 4. Bölge Adliye Mahkemesi kararının dava dilekçesi ve cevap dilekçesi kısmının hatalı olduğunu, başka bir dosyadan yapıştırıldığını, bu hususun Bölge Adliye Mahkemesinin yeterli inceleme yapmadığını gösterdiğini, 5. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından fiili taksime gerekçe olarak gösterilen, taşınmazda farklı kişilere ait abonelik bulunduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını, Mahkemenin bu değerlendirmesinin hatalı olduğunu, 6. Bölge Adliye Mahkemesi kararının aksine, taşınmazda fiili taksime ilişkin yazılı ve sözlü hiçbir delil bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde kararda bulunması gereken hususlar tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Aynı maddenin (c) fıkrasında; "Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Ankara ili, ... ilçesi, 365 81... parselde kayıtlı, davalı tarafından satın alınan payların tapu kaydının iptali ve bu payların davacı adına tesciline karar verilmesi talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinaf itirazı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hüküm kaldırılmasına karar verilerek, yeni hükümle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince davanın ön alım davası olduğu gözetilmeden başka bir dosyaya ait olduğu anlaşılan dava ve cevap dilekçesi İlk Derece Mahkemesi karar özetinin yazılması yukarıda anlatılan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine aykırılık oluşturup, bu hususun yargı kararlarına güven ilkesini zedeleyeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; sair temyiz itirazları incelenmeden, 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine uygun bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca BOZULMASINA, Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4684, K. 2026/2880, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4684-e-2026-2880-k-2d4462df2cb9