Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5004 E. 2026/4763 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5004
Karar No
2026/4763
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1501 E., 2025/699 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/100 E., 2023/94 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ili ....ilçesi ... (...) Mahallesi ... Çiftliği mevkiinde bulunan 1 12... parselde kayıtlı taşınmazın incelenmesinde bu yerlerin orman olduğunun ve evveliyatından beri aynı yapıda olduğunun, taşınmazın civar ormanlarla bütünlük sağladığının, eğiminin fazla olduğunun ve orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığının tespit edildiğini, bu nedenle Devlet ormanı statüsünde olduğunu, dava konusu taşınmazların 1/25000 ölçekli memleket haritası ve amenajman planında da orman görülmekte olduğunu, fiili durumu itibarıyla da orman olduğunu, taşınmazın orman tahdit hattı içinde kaldığını ve ormanların zamanaşımı nedeniyle ve zilyetlikle özel mülke konu edilemeyeceğini ileri sürerek, ... ili ....ilçesi .... (...) Mahallesi ...Çiftliği mevkiinde bulunan 1 12... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın zeytinlik/tarla vasfında olduğunu ve Orman Kanunu'nda sayılan yerlerden olmadığını, ayrıca 1955 yılında kadastro tespiti yapılmış olan taşınmazın öncesinin Ocak 341 (1925) tarihli tapu kaydına dayandığını, taşınmazın evveliyatı ve hali hazır hali orman olmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.09.2019 tarihli ve 2018/302 Esas ve 2019/474 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2019/1504 Esas ve 2020/526 Karar sayılı kararı ile, "yargılamanın devamı sırasında taşınmazın bulunduğu bölgede, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre yapılıp, evvelce sınırlaması yapılmış yerlerin aplikasyonu, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde dışarıda kalan yerlerde orman kadastrosu ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasının yapılıp 19.10.2018 tarihinde ilan edildiği, davanın varlığının tahdidin kesinleşmesini önleyeceği, davanın sınırlandırmaya itiraz niteliğine dönüştüğü, 6831 sayılı Kanun'un değişik 11. madde hükmü gözetilerek uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesinin görevli olduğu, mahkemece davanın mülkiyete yönelik olan tescil bölümü elde tutularak orman kadastrosuna itiraz bölümü yönünden tefrik kararı verildikten sonra, kadastro mahkemesinin görevli olduğundan söz edilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, dava konusu taşınmazın orman niteliğinin saptanması bakımından kadastro mahkemesinin vereceği kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve ondan sonra tapu iptal ve tescil istemi yönünden doğacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş ve kaldırma ilamı sonrası Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararı gereğince tefrik ve görevsizlik kararı verilerek akabinde dosyanın gönderildiği Kadastro Mahkemesinde dava dosyası 2020/139 Esas sırasına kaydedilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/139 Esas ve 2021/134 Karar sayılı kararı ile, "dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2021/1114 Esas ve 2022/637 Karar sayılı kararı ile, "dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının, renksiz fotokopi örnekleri olduğu, yöntemine uygun olarak orman araştırması yapılmadığı, dava konusu taşınmazın öncesinin ve 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesine göre durumunun ne olduğunun değerlendirilip belirlenmediği, dava konusu taşınmaza komşu parsellere ait ve davalı tarafça bildirilen emsal dosyaların keşifte birlikte uygulanarak, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesine göre orman içi açıklık olup olmadığının da belirlenmediği, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz bilirkişi raporları ile hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davaya konu taşınmazın 1953 yılı ve öncesinden beri tarım arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğrafı ve memleket haritasında açık renkli alanda kaldığı, mevcut itibarıyla zeytinliğe çevrildiği ve zeytinlik olarak kullanıldığı üzerinde herhangi bir orman ağaç ve diri örtüsü ile humus bakiyesinin bulunmadığı, toprağının açık renkli olduğu, eğiminin %9 olup toprak muhafaza karakteri taşımadığı, orman amenajman haritasında tarım arazilerinin içerisinde kaldığı, bitki örtüsü ve toprak yapısı itibarıyla ormandan belirgin sınırlar ile ayrıldığı, daha önce davaya konu olan komşuları 1 11... ve 1 12... parsel sayılı taşınmazın orman olmadığına ilişkin verilen kararın kesinleştiği dolayısıyla komşu ve yakın komşu olarak dört yönden tarım arazisi ile çevrili olduğu, taşınmazın 4785, 5658, 3116, 5653, 68 31... sayılı Kanun değerlendirildiğinde orman ve orman içi açıklığı olmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; orman sayılan bir yerin bitki örtüsünün tamamen kaldırılmış olmasının dahi o yerin orman vasfını değiştirmediğini, orman sayılmasına engel teşkil etmediğini, doğal olarak yetişen ya da emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayıldığını, kanun koyucunun "yer"i de orman tanımı içine aldığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kamu malları olduğunu, kamu malı olan ormanın/toprağının olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasını ve tapu siciline özel mülkiyet şeklinde tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu parselin tamamının orman olduğunu, evveliyatından beri aynı vasfı taşıdığı ve civar ormanlar ile bütünlük sağladığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, orman kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5004, K. 2026/4763, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5004-e-2026-4763-k-c31d4d746b91