Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1562 E. 2026/4773 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1562
Karar No
2026/4773
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2579 E., 2023/2033 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/30 E., 2021/373 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, İstanbul ili ....ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 112 parsel sayılı 800 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, tespite karşı ... tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davası sonucunda hükmen bahçe olarak tescil edilmiş ve bilahare yapılan satış vs. işlemler ile davacı adına tescil edilmiştir. Aynı yerde bulunan 615 parsel sayılı taşınmaz ise 07.07.1955 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı nedeniyle 1.700 m² yüzölçümü bahçe vasfıyla değişen hisselerle ... ve Hazine adına tespit edilmiş, tespite karşı ... ve Hazine tarafından açılan tespite itiraz davası sonucunda parselin kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığı belirlenen (A) harfi ile gösterilen 1.450 m²lik kısmın tespitinin iptali ile bu kısmın 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun 46. maddesinin son fıkrası gereğince orman olarak tapu kütüğüne aktarılmasına karar verilmiş ve bu karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş, tapuda infaz sağlanmış ve 615 parsel sayılı taşınmaz 250 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edilmiş, bilahare yapılan satış vs. işlemler ile davacı adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 12... parsel sayılı taşınmazların müvekkili adına tapuda kayıtlı olduğunu, 2006 yılında 4999 sayılı Kanun'a göre yapılan fenni hataların düzeltilmesi çalışmalarında bu taşınmazların orman sınırları içerisinde gösterildiğini, davaya konu 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11. maddesinin 10. fıkrası uyarınca yapılan düzeltme çalışmalarında da aynı sınır esas alınarak taşınmazların yine orman sınırlarında gösterildiğini belirterek, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdidinin, 1987 yılında 3302 sayılı Kanun uygulamasında aplikasyonun hatalı olarak yapıldığı, ilk orman tahdit tutanak, açı ve mesafelerine aykırı olduğu, buna dayalı olarak itiraza konu sonraki tarihli kadastro işleminin de hatalı olarak icra edildiği, doğru uygulamanın dosyamızda temin edilen bilirkişi raporlarında gösterildiği ve 26.11.2018 tarihli raporun ekindeki krokilerde gösterildiği şekilde olması gerektiği bu doğru uygulamaya göre dava konusu taşınmazların orman sınırları dışında kaldığı, itiraza konu kadastro çalışmasının hatalı olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul ili Eyüp ilçesi Kemerburgaz Mahallesi 1 12... parsel sayılı taşınmazlar açısından, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro çalışmasının iptal edilerek, bu taşınmazların orman sınırı dışına çıkartılmasına ve 26.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki koordinat noktalarını gösterir haritanın kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkeme kararıyla orman olmadığına karar verilen 112 parselin tamamı ile 615 parselin 250,00 m²lik kısmının, 1987 yılında yapılan 3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan aplikasyon ve 2/B uygulamasında, mahkeme kararı uygulanmayarak tekrar orman sınırları içine dahil edildiği, 2006 yılında yapılan 4999 sayılı Kanun çalışmalarında ise O.S. 55, 56, 57... noktalarının sınırları değiştirilerek taşınmazların tamamının orman sınırlarında gösterildiği, davaya konu 6292 sayılı Kanun'un 11/10 madde çalışmalarında da 4999 sayılı Kanun'a göre belirlenen sınırın aynen alındığı, dava konusu taşınmazların taraflar arasında kesin hüküm teşkil eden mahkeme ilamlarıyla orman olmadıklarına karar verildiği, bu mahkeme kararlarının yargılamanın yenilenmesi yoluyla ortadan kaldırılmadıkça taraflar yönünden bağlayıcı olduğu, bu nedenle dava konusu 112 parsel ve 250,00 m² miktarlı 615 parselin orman sınırları dışına çıkartılmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve kanuna aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; oman kadastrosunda dava konusu taşınmazların orman sınırları içerisinde olduğu belirtilmiş iken hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlara ilişkin 6292 sayılı Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası uyarınca yapılan çalışmanın usul ve kanuna uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1562, K. 2026/4773, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1562-e-2026-4773-k-7932103f8ff8