Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1193 E. 2026/1045 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1193
- Karar No
- 2026/1045
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1193 - Karar No:2026/1045
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1193 KARAR NO : 2026/1045
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2024 NUMARASI : 2021/602 E-2024/673 K
DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 02/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında 08.01.2021 tarihinde akdedilen taşeronluk sözleşmesi gereğince müvekkilinin ... Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında ilave iksa ve kazık sistemi yapımı işine ait fore kazık ve ankraj işlerini yapmayı, davalının ise, yapılacak işin karşılığında ücret ödemeyi taahhüt ettiğini, işbu sözleşme gereği, işin tamamlanması üzerine müvekkiline yapılacak hakediş ödemesinin ise 2.350.148,40 TL olduğunu, sözleşmenin 22.maddesi gereğince şantiye sahasının hazırlanması, malzeme teminin vs. yükümlülükler davalıya ait olduğu halde davalının davacının çalışmasına uygun zemin hazırlamadığını, iş için gerekli malzemeleri temin etmediğini, buna rağmen işin aksadığından bahisle davalının davacıya ihtarnameler keşide ettiğini, bunun üzerine taraflar arasında sözleşme hükümlerini revize etmek gerektiğini, bu bağlamda davalı tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin tam ve eksiksiz yerine getirilmemesi, sahanın hazır edilememesi, beton ve demir temininde yaşanan gecikmeler, olumsuz hava koşulları nedeniyle işin süresinde bitirilmemesi durumu nedenleriyle ek sözleşme/ zeyilnamenin tanzim edildiğini, ancak ek sözleşme yapılmasına rağmen davalının yükümlülüklerine yine yerine getirmemeye devam ettiğini, ek sözleşmeye göre işin bitmesi gereken tarihin 01.12.2021 olduğunu, davalı şirket her ne kadar işin bitim tarihinin 08.04.2021 olduğunda ısrarcı olsa da; ek sözleşmede, "Ek Sözleşme ile esas sözleşme arasında çelişen hükümler olması halinde işbu ek sözleşme hükümleri geçerli olacaktır." denilmiş olmakla, ek sözleşme hükümlerinin geçerli olacağını, nitekim 08.01.2021 tarihli esas sözleşmede de madde 8.2.2.'de, "Varsa, zeyilnameler ve ekler ait oldukları dokümanın öncelik sırasına sahiptir." denildiğini, Ankara 53. Noterliğinden 22.04.2021 tarihinde müvekkil şirket tarafından keşide edilmiş olan 11544 yevmiye numaralı ihtarnamede ek sözleşme yapıldığı ve işbu ek sözleşme geçerli olduğundan, davalı tarafından yapılan ihtarın ehemmiyetinin kalmadığı hususunun hatırlatıldığını, ancak buna rağmen davalı şirket tarafından Ankara 12. Noterliği'nden 18.05.2021 tarihinde davalı tarafından keşide edilmiş olan 13087 yevmiye numaralı ihtarnamede, müvekkil şirketin sözleşmeye aykırı davrandığından ve iş bitim tarihi gelmiş olmasına rağmen işi teslim etmemesinden bahisle sözleşmeyi feshettiğini, işbu feshi kabul etmediklerini, sözleşmeye aykırı davranan tarafın davalı olduğunu, müvekkili şirketin Nisan 2021 tarihine kadar yapmış olduğu işin karşılığı olan 490.974,00 TL (faiziyle birlikte) hakedişin ödenmesi gerektiğini, müvekkilince tutulan Günlük İş Takibi Tutanaklarından sözleşmeye konu işin imalatının ne kadar yapıldığı, yapılamadıysa neden yapılamadığının kayıt altına alındığını, günü gününe kaydedilen işbu tutanakların yüklenici şirket yetkilisi tarafından günlük olarak kontrol edilerek kaşelenerek imzalandığını, davacının yapılan işin karşılığı olarak 490.974,00 TL hakediş ödemesine hak kazandığını, fore kazık ve ankraj işlemi imalatının yerden 3 ila 6 metre aşağıda gerçekleştirildiğini, incelemenin yerin altına ulaşılarak yapılması gerektiğini, bu nedenle keşif yapılmasını talep ettiklerini, davalının ...’den alacağını aldığını, ancak müvekkiline ödeme yapmadığını, davalının sözleşmeyi feshetmesi üzerine başka bir şirketle anlaşma yaptığını ve onun hakedişlerini de ödemediğini haricen öğrendiklerini, öte yandan davalının Muş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/6 D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, davalının sözleşmeyi haksız feshettiğini, müvekkiline yaptığı işin karşılığı olan 1 nolu hakediş teminatı, 2 nolu hakediş ve hakediş teminatı ile Mart ve Nisan imalatlarına ait 490.974,00 TL ödemeyi yapmadığını, bu nedenle Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2021/7887 sayılı dosyasında takip yaptıklarını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davacının müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını aksine müvekkiline borçlu olduğunu, davacının taahhüdü kapsamındaki işleri süresinde teslim edemediğini bu nedenle davacıya ceza yansıtması bedeli tahakkuk ettirildiğini, sözleşmeye göre davacının işi 08.04.2021 tarihinde teslim etmesi gerekirken bu tarihte teslim etmediğini, müvekkilince keşide edilen 23.03.2021 tarihli ihtarname ile söz konusu tarihe kadar işin bitirilmemesi halinde ifaya ekli ceza tahakkuk ettirileceğinin ihtar edildiğini, dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla ceza yansıtma bedeli nedeniyle davacıdan alacakları bulunmakta olup, davacıdan tazmin yoluna gidileceğini, davacı tarafça dosya kapsamına sunulan iş takip tutanaklarının yetkisi bulunamayan ve inşaat işçisi olarak görev alan kişi tarafından imzalanmış olduğunu, dava dilekçesinde iş takip tutanaklarında şirket yetkilisinin imza ve kaşesinin bulunduğu iddia edilse dahi bahsi geçen çalışan ...’ın davacı şirket çalışanlarından olmakla birlikte sözleşme maddeleri uyarınca sigortasının davalı tarafça yatırıldığını ve bu çalışan hakkında gerçeği yansıtmayan ve yetkisi dahilinde bulunmayan belgelerin altına imza atması nedeniyle 30.04.2021 tarihinde söz konusu şahıstan savunma alındığını, bu kişinin yetkisiz olarak iş takip tutanaklarına imza atmış olması nedeniyle 06.05.2021 tarihli ihtarname ile iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini, tüm bunlara göre dava dilekçesinde bahsi geçen tutanakların hiçbir yasal geçerliliğinin bulunmadığını, davacının yetkisiz kişiye tutanakları imzalatarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ve kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin sözleşme gereğince tüm edimlerini yerine getirdiğini ve iş programını yürüttüğünü, davacıya şantiye alanının yer teslim tutanağı ile teslim edildiğini, davacı iddialarının kötüniyetli ve gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan herhangi bir zeyilnamenin bulunmadığını, tarafların sadece 08.01.2021 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, zeyilname üzerinde imzası bulunan kişinin de şirket adına sözleşme imzalamaya yetkisi bulunmayan ...’a ait olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle zeyilname üzerinde inceleme yapılarak imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, mahkemece yapılacak keşfin yerin altına ulaşılarak yapılması gerektiğini, dava dışı ...’den alınan ödemelerin sadece davacı ile yapılan iş kapsamında alınmadığını, işin tüm kapsamında alınan ödemeler olduğunu, müvekkilince Muş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/6 D.iş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit sonrasında 09.09.2021 tarihli ihtarname ile davacıya bildirim yapıldığını, davacının buna rağmen yaptığı imalattan daha fazlası için hukuka aykırı şekilde düzenlenen belgelerle hak iddiasında bulunduğunu, icra inkar tazminatı talebinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine, en az %20 oranında davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:Davanın, taraflar arasındaki eser sözleşmesinin davalı tarafından feshinden doğan alacağa dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davası olduğu, taraflar delillerinin toplanıldığı ve tanıklarının dinlenildiği, bilirkişi heyetinden 16/03/2022 tarihli rapor ve 07/05/2024 tarihli ek raporun alındığı, Ankara 22. İcra Dairesinin 2021/77887 nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 22/06/2021 tarihinde 15/04/2021 tarihinde gerçekleşen 490.974,00 TL miktarlı hakediş ödemesi asıl alacak, 598,40 TL ihtarname masrafı ve 2.253,10 TL 12/06/2021-22/06/2021 tarihleri arası işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 493.825,50 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin 28/06/2021 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, davacı vekilinin 27/03/2023 tarihli dilekçesi ile davadaki talebini 490,974,00 TL asıl alacak, 2.253,10 TL işlemiş faiz ve 598,40 TL ihtar masrafı olduğunu bildirdiği ve eksik peşin harcı yatırdığı, dava dilekçesi, 21/03/2023 tarihli celse 1 ve 2 numaralı ara kararları ve davacı vekilinin 27/03/2023 tarihli dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde davaya konu itirazın iptali talebinin icra takip talebindeki tüm alacakları kapsadığının kabul edildiği, 24/09/2024 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davacı vekiline dava konusu icra takibinin takip talebinde talep edilen ihtar masrafı ile ilgili delillerini sunması için 10 gün kesin süre verilmesi üzerine davacı vekilinin 25/09/2024 tarihli dilekçe ile ihtar masrafı ile ilgili delillerini sunduğu, 08/10/2024 tarihli celsede davacı vekilinin 14/12/2021 tarihli dilekçesinde talep ettiği ve 07/12/2021 tarihli celsenin 6 numaralı ara kararı ile bilirkişi raporu sonrasında değerlendirilmesine karar verilen keşif talebinin, davalı vekilinin 03/06/2024 tarihli dilekçesindeki yeni bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılması talebinin, 19/04/2024 tarihli dilekçesinde belirttiği ve 24/09/2024 tarihli celsede yinelediği dava dışı ...’a yemin teklif edilmesi talebinin dosya kapsamına, tanıkların beyanlarına ve bilirkişi kurulu raporlarına göre reddine karar verildiği, davacının taraflar arasında 08/01/2021 tarihinde taşeron sözleşmesi imzalandığı, sözleşmedeki ediminin bir bölümünü ifa ettiği, bir bölümünü ise davalının edimlerini ifa etmemesinden dolayı yerine getiremediği, ifa ettiği edimlerinin değerinin 490.974,00 TL olduğu, bu alacağının ödenmediği vakıasını ileri sürdüğü ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptalini dava ettiği, davalının ise davacı ile arasında 08/01/2021 tarihinde sözleşme imzalandığını kabul ettiği ancak kendisinin edimlerini ifa ettiğini, davacının kendi edimlerini ifa etmediğini, gerek iş ile ilgili belgeleri, gerekse zeyilnameyi davalı adına imzalayan ... ...'ın yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiği, taraflar arasında taşeronluk sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşme ile taşeron olarak davalının yüklenicisi olduğu ...Kentsel Dönüşüm Projesi Kapsamında ilave iksa ve kazık sistemi yapım işi kapsamında sözleşme ve eki birim fiyat cetvelinde belirtilen fore kazık ve ankraj işlemlerinin sözleşme teknik şartname ve idare ile davalı arasında yapılan sözleşme ve eklerine uygun olarak tamamlanarak davalı yükleniciye teslim etme, davalının ise sözleşmede belirtilen şekilde ücret ödeme borcu altına girdiği vakıasına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının edimlerini ifa edip etmediği, etmiş ise ne kadarını ettiği, ediminin sözleşmeye göre değerinin ne kadar olduğu, ... ... tarafından imzalanan belgelerin davalıyı bağlayıp bağlamadığı, bunun sonucuna göre davacının dava konusu icra takibine konu ettiği alacaklardan dolayı alacaklı olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu, Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesini göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükümleri gereğince ispat yükünün ilk önce kural olarak davacıya düşeceğini, davacının davasını dayandırdığı olguları ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükünün davacıda olduğu, yapılan yargılama ve toplanan delillerden taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davacının bu sözleşme ile taşeron olarak fore kazık ve ankraj işlerini yapma borcu, davalının ise ücretini ödeme borcu altına girdiği, davacının bir kısım işleri yaptığı, zeyilname ile işin süresinin uzatıldığı, zeyilname ile yapılan işlere ilişkin belgelerin davalı adına Ankara 12. Noterliğinin 3652 yevmiye nolu vekaletnamesine dayanarak ... ...'ın imzaladığı, davacının sözleşme kapsamında yaptığı işlerini tutarının 490.974,79TL olduğu, dolayısı ile davacının davalıdan dava konusu icra takip tarihi itibariyle bu miktar alacaklı olduğu, davacının 490.974,00 TL asıl alacak, 598,40 TL ihtarname masrafı ve 12/06/2021-22/06/2021 tarihleri arası 2.253,10 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 493.825,50 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile Ankara 22. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2021/7887 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile icra takibine konu alacağının varlığını kısmen ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının kısmen haksız olduğu sonucuna varıldığı, bilirkişi kurulunun kök ve ek raporları, davacı vekilinin sunduğu Ankara 12. Noterliğinin 3652 yevmiye nolu vekaletnamesinde ... ...'ın dava konusu iş kapsamında işlemleri yapma yetkisinin bulunması, tanıkların ... ile ilgili beyanlarından bu vekaletnamenin fiilen uygulandığının anlaşılması, dava konusu sözleşmenin 15/05/2021 tarihinde feshedilmesi, dava konusu eser sözleşmesinin yüklenicinin kusuru ile feshedilmesinden dolayı Yargıtay kararlarına göre davacının davalı yararına yaptığı imalat bedellerini talep etme hakkının bulunması nedenleri ile davacının dava konusu icra takip talebindeki hak ediş alacağını ispatladığı kabul edildiği, ispat yükü kendisinde olan davacının uyuşmazlık konusu olan vakıayı ve hak ediş alacağını bilirkişi kurulu kök ve ek raporları, sunduğu deliller ve tanık beyanları ile ispatlaması, takip talebinde talep edilen diğer alacak kalemlerinden ihtarname masrafı ile ilgili olarak takip talebinde ihtar masrafının gösterilmemesi, yalnızca tutarının belirtilmesi, 24/09/2024 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararına göre sunulan dilekçesinde davacı vekilinin 3 ihtarnameyi belirterek masraflarına ilişkin belgeleri sunması, bu ihtarnamelerin tarihlerinin dava konusu icra takibi tarihinden önce olması ve toplamının takip tarihinden fazla olması dolayısı ile ispatlanamaması, işlemiş faiz talebi açısından ise davalının dava konusu icra takibinden önce ihtarname ile temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delil sunulmaması dolayısı ile ispatlanamaması nedenleri ile kabul edilen alacak açısından bilirkişi kurulu kök raporundaki kuruş göz önünde bulundurulmadan takip talebindeki talep ile bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının itirazının 490.974,00 TL asıl alacak için iptaline, davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğünün ispat edilmemesi nedeni ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmek suretiyle devamına, dava konusu alacak davalının yetkilisinin imzası bulunan belgeler temel alınarak belirlendiğinden alacağın likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım açısından davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin delil sunulmaması nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 22. İcra Dairesi’inin 2021/7887 nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 490.974,00 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince iptaline, icra takibinin 490.974,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin davanın reddine, hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 98.194,80 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında 08.01.2021 tarihinde imzalanan taşeronluk sözleşmesi kapsamında davacı şirketin taahhüt kapsamı işlerin tümünü en geç 08.04.2021 tarihinde hazır bir şekilde yükleniciye teslim etmekle yükümlü olduğunu, davacının iş bitim tarihi olan 08.10.2021'de işi hazır bir şekilde yükleniciye teslim etmediğini, müvekkili şirketin Ankara 12. Noterliği'nin 23.03.2021 tarih ve 7805 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 08.04.2021 tarihine kadar işin bitirilmemesi halinde işin bitim tarihinden itibaren taşeron aleyhine ifaya ekli ceza tahakkuk ettirileceği ihtarı ile bildirim yapıldığını, diğer yandan gerekçeli kararda belirtildiği üzere Zeyilnamede bulunan 1 madde de; işin bitim süresinin 01/12/2021 olarak belirlendiğini, zeyilnamenin imzalandığı tarihte süre uzatım onayının olmadığı, idare ile yapılan sözleşmede sürenin 02/06/2021 tarihinde sona erdiğinin açık olduğunu, zeyilnamenin 2. maddesinde; esas sözleşmede yer alan ödeme koşulunun ... ödemesine istinaden ödemeyi takip eden 2 gün içerisinde nakden ödeneceğinin, 4.maddesinde ise taşeron tarafından verilen teminatın iade edileceğinin, 5. maddesinde zeyilname nedeniyle gecikilen süreye ilişkin olarak tarafların birbirlerinden bu süreye ilişkin olarak tazminat, fiyat ve işçilik artış taleplerinin bulunmayacağının belirlendiğini, işin geçici kabul süreci tamamlanmadan teminatın iadesinin söz konusu olmayacağının, zeyilnamelerdeki tüm maddelerin taşeron yararına olduğu, hatta müvekkili şirketi zor duruma sokacağı ve tek taraflı olarak düzenlendiğinin açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle kabul etmemekle birlikte zeyilname ve 2. hakedişte bulunan imzanın incelenmesi için dosyanın mahkeme nezdinde görevlendirilecek alanında uzman bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, zeyilnamelerde taşeron şirketin imzalarının bulunmadığı ve ana sözleşme gereği zeyilnamede her iki tarafında imzasının bulunması gerektiğini, hakkedişlerin tek imza ile onaydan çıkmadığını, müvekkilinin taşeron hakedişlerinin tek bir departman onayından geçmediğini, taşeron hakedişlerinin taşeron onayı ve alacaklarının tamamını aldığı onay yazısı olmaksızın onaydan geçmediğini, dosyaya sunulan hakediş belgesinde taşeron imzası, teknik ofis şef imzası, şantiye şefi ve muhasebe birimlerinin imzasının eksik olduğunu, taşeron çalışanının vekaletle imzalamış olduğu iddiası ile hazırlandığını ve üzerinde tek imza bulunan hakedişin geçerli olduğunun var sayılarak müvekkili şirketi zarara uğratan taşeronun hak iddia ediyor olması ve sadece bu yönü ile değerlendirme yapılmış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca işin bitim tarihine ilişkin olarak idare ile müvekkili şirket arasında imzalanan 21.12.2020 tarihli ana iş sözleşmesinde işin bitim süresinin 150 gün olarak belirlendiğini, ana sözleşmeye aykırı olarak taşeronla işin bitim süresini uzatmanın yüklenici olarak müvekkili lehine bir durum oluşturmadığını, zeyilnamenin imzalandığı tarihte idare ile imzalanan sözleşmede iş bitim tarihinin 02/06/2021 olduğunun gerekli inceleme yapıldığında açıkça anlaşılacağını, bilirkişinin bu yönü ile bir değerlendirme yapmaksızın bir inceleme yaptığını, yapılan inceleme ve değerlendirmenin eksik olması nedeniyle bilirkişi raporuna itirazlarını sunduklarını, eksikliklerin giderilmesinden sonra itirazlarını karşılar ek rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tevdini talep ettiklerini, taşeronla olan sözleşmede işin bitim süresinin uzatılmasının müvekkilini idare ile yapılan sözleşmedeki işin bitim süresi dikkate alındığında hiçbir hukuki kazancın olmayacağı hatta zor duruma düşüreceğinin açık olduğunu, sözleşmenin bitim süresinin uzatılmasının müvekkili lehine olmamakla birlikte davacının açıkça kötü niyetli olarak işbu zeyilnameyi kendi çalışanı olan kişiye veya imzasının taklit edilerek kendileri tarafından düzenlediğini gösterdiğini, bu nedenle davacının dosya kapsamına sunmuş olduğu zeyilnameyi kabul etmemekle birlikte imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, idare ile aralarında imzalanan sözleşmede işin bitim süresinin 02.06.2021 tarihi olduğunu, bilirkişi raporunda iş bitim tarihinin 30.09.2021 olarak kabul edilerek değerlendirmeler yapıldığını, kabul etmemekle birlikte taşeron zeyilname ve 2. nolu hakediş imzalanma tarihindeki iş bitim tarihinin 02/06/2021 olduğunu, davacı taşeronun işlerini yapmaması ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile; taşeron sözleşmesi kapsamındaki işler durmuş olup, müvekkili şirketin şantiyede bulunan diğer işlerinin de aksaması nedeni ile mahkemeden tespit talebinde bulunma zarureti doğduğunu, mahkemenin tespitinden sonra müvekkili şirketin kalan imalatları yapmaya devam ettiğini, bu süreden sonra ... tarafından müvekkiline farklı imalatlar eklenerek buna istinaden ek süre verildiğini, müvekkilinin sözleşme maddelerinde bulunan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkilinin ana projeye uygun şekilde iş programını yürüttüğünü, davacıya şantiye alanının yer teslim tutanağı ile teslim edildiğini, davacının iddialarının kötü niyetli ve gerçeğe aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda dosya kapsamına sundukları beyan ve belgelerin eksik incelendiğini ve değerlendirmeye alınmadığını, davacının dava dilekçesinde haksız ve hukuka aykırı şekilde imzalatılan iş takip tutanaklarını delil sayarak, tutanaklara kendi yazmış oldukları bilgiler doğrultusunda demir ve beton tedarikinin yapılmadığı iddiasında bulunduğunu, taşeronla imzalanan sözleşmeye istinaden alınan demir ve dökülen betonların faturalarının dilekçe ekinde sunulduğunu, fatura tarihleri incelendiğinde fore kazıklar için alınan demir ve betonların açıkça anlaşıldığını, davacının bu iddialarını hukuka aykırı şekilde elde etmiş olduğu iş takip tutanaklarından başkaca bir delile dayandırmadığını, alınan malzemeler doğrultusunda davacının iddialarının gerçekliği yansıtmadığının açıkça anlaşıldığını, davacının kötü niyet doğrultusunda hareket ettiği ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, dosya kapsamına sundukları demir ve beton faturaları incelenmediğini, iş takip tutanakları sonradan düzenlenmiş olmasına rağmen raporda tak taraflı olarak değerlendirmeye alınmış ise de sundukları faturalar değerlendirilmeden rapor düzenlendiğini ve bu rapor esas alınarak hüküm tesis edildiğini, davacının ayrıca "Projede ...ne denk gelen yerlerin yıkılmamış olması ile proje ve uygulama arasındaki uyumsuzluklar ve çalışma platformunun açılmaması" nedenleri ile işe devam edemediklerini, yükümlülüklerini bu eksiklikler yüzünden yerine getiremedikleri iddialarında da bulunduğunu, ancak müvekkilinin ... ile yüklenici olarak işler yaptığını, ... ile müvekkili arasında yapılan idari sözleşme ve ekleri incelendiğinde proje gereği ...ne denk gelen yerlerin yıkılmasına ilişkin bir ihtiyacın olmadığı ve projede yer almadığını, ayrıca taşeron işi bıraktıktan sonra müvekkilinin işi kendisi yapıp bitirmiş ve bu süreçte kalede herhangi bir yıkım olmadığını, idarenin projesinde herhangi bir değişiklik olmaması halinde yüklenici müvekkili tarafından projede değişiklik yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, idarenin hazırlamış olduğu proje harici bir çalışma yapılmasının şirketin ... ile çalışmasına engel bir durum olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme neticesinde davacı şirketin sözleşme öncesi şantiye alanında gerekli incelemelerini yapmış ve sözleşmeyi bu şekilde basiretli bir tacir olarak imzalamış olduğunu, ayrıca sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte davacıya yer teslimi tutanak ile teslim edilmiş olduğunu, davacının yerin teslim edilmediği ve yüklenicinin gerekli yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası hukuka aykırı olmakla ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacının yerin teslim edilmediğine veya gerekli malzemelerin alınmadığına dair iddialarını hukuka aykırı olarak elde edilen tutanaklar haricinde ispat etmesi gerektiğini, yapılan imalatların tespitine ilişkin olarak delil tespiti davacı açtıklarını, yapılan imalatların tespit ettirildiğini, müvekkilince Muş Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/6 D.iş dosyası ile delil tespiti yaptırılarak uzman bilirkişi heyetinden yapılan imalatlara ilişkin rapor alındığını, davacının dava dilekçesinde söz konusu raporun incelenmesiyle iddialarının açıkça anlaşılacağından bahsederek; söz konusu raporun doğruluğunu kabul ettiğini, söz konusu dosya kapsamında bulunan itirazlarının herhangi bir geçerliliği bulunmamakla birlikte dilekçelerinde raporun doğru olduğunu açıkça belirttiklerini, raporun neticesinde işin hala devam ediyor olması nedeniyle hakedişlerinin tamamlanmadığının açık olduğunu, bu nedenle işin bitiminde alınacak hakediş doğrultusunda davalının yapmış olduğu imalat kadar hakedişinin idari hakedişleriyle birlikte işin bitiminde kendisine ödeneceğine dair Ankara 12. Noterliği'nin 09/09/2021 tarih ve 37569 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya bildirildiğini, davacının buna rağmen kötü niyetli olarak yaptığı imalattan daha fazlası için hukuka aykırı şekilde düzenlenen belgelerle hak iddia ediyor olmasının kabul edilebilir olmadığını, dosya kapsamında sunulan tespitin bulunmasına rağmen hukuk dışı yollar ile düzenlenmiş belgeler üzerinden değerlendirme yapılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda hesaplamaların tespit raporuna göre de ayrıca yapılması gerektiğini, bu durumun açıkça müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet vereceğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)353. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinden ve 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 33.538,43 TL istinaf karar harcından peşin alınan 8.385,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.153,43 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 02/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır