Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/2650 E. 2026/4646 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2650
Karar No
2026/4646
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/1 E., 2026/94 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve müdafileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

Sanık ...'ın, sanık ... müdafilerinin, katılanlar ... ve ... vekilinin, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin, katılanlar ... ve ... vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3 ve 63. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, sanık ... hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, o yer Cumhuriyet savcısının, sanık ... ve müdafilerinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. GEREKÇE VE KARAR Kabul edilebilir temyiz başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;

Dosya kapsamına göre sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında, Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamanın 16.10.2025 tarihli oturumunda, katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile katılanlar ..., ..., ..., ... vekili, katılan ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili, katılanlar ... ve ... vekili tarafından,“Heyetin tarafsızlığını yitirmiş olduğu” gerekçesiyle mahkeme heyeti ve başkanı hakkında hâkimin reddi talebinde bulunulduğu,

Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesince, "Mahkeme heyetinin topluca red istemine ve mahkeme Başkanının reddine ilişkin olarak Mahkeme heyetinin topluca reddedilemeyeceği duruşmayı yürüten Mahkeme heyetinin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerin ileri sürülmediği bu haliyle Mahkeme heyetinin ve mahkeme Başkanının reddine ilişkin talebin yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu anlaşılmakla Mahkeme heyetinin toplu reddi ile Mahkeme Başkanının reddi talebinin reddine" karar verildiği ve bu karara karşı itiraz süresi ve merciinin ara kararda gösterilerek oturuma devam edildiği ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının alındığı, Bu aşamadan sonra katılanlar ... ve ... vekili, katılanlar ..., ..., ..., ... vekili ile bir kısım katılanlar tarafından hâkimin reddi talebinin geri çevrilmesine ilişkin karara itiraz edilerek, itirazın itiraz merciince incelenmesi talebinde bulunulduğu; ancak mahkemece sanıklar ve müdafilerinin esas hakkındaki savunmalarının tespit edildiği, hazır bulunan sanıklardan son sözlerinin sorulduğu ve hükümlerin tefhim edildiği,

Anlaşılmaktadır.

5271 sayılı CMK'nın "Hâkimin reddi sebepleri ve ret isteminde bulunabilecekler" kenar başlıklı 24. maddesi; "(1) Hâkimin davaya bakamayacağı hâllerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir. (2) Cumhuriyet savcısı; şüpheli, sanık veya bunların müdafii; katılan veya vekili, hâkimin reddi isteminde bulunabilirler. (3) Bunlardan herhangi biri istediği takdirde, karar veya hükme katılacak hâkimlerin isimleri kendisine bildirilir.”,

Aynı Kanun’un "Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı hâkimin reddi isteminin süresi" kenar başlıklı 25. maddesi; "(1) Tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebeplerden dolayı bir hâkimin reddi, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgusu başlayıncaya; duruşmalı işlerde bölge adliye mahkemelerinde inceleme raporu ve Yargıtayda görevlendirilen üye veya tetkik hâkimi tarafından yazılmış olan rapor üyelere açıklanıncaya kadar istenebilir. Diğer hâllerde, inceleme başlayıncaya kadar hâkimin reddi istenebilir. (2) Sonradan ortaya çıkan veya öğrenilen sebeplerle duruşma veya inceleme bitinceye kadar da hâkimin reddi istenebilir. Ancak bu istemin, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde yapılması şarttır.",

Kanun’un "Reddi istenen hâkimin yapabileceği işlemler" kenar başlıklı 29. maddesi; " (1) Reddi istenen hâkim, ret hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapar. (2) Ancak, hâkimin oturum sırasında reddedilmesi hâlinde, bu konuda bir karar verilebilmesi için oturuma ara vermek gerekse bile ara vermeksizin devam olunur. Şu kadar ki, 216 ncı madde uyarınca tarafların iddia ve sözlerinin dinlenilmesine geçilemez ve ret konusunda bir karar verilmeden reddedilen hâkim tarafından veya onun katılımıyla bir sonraki oturuma başlanamaz. (3) Ret isteminin kabulüne karar verildiğinde, gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle yapılmış işlemler dışında, duruşma tekrarlanır.",

Aynı Kanun’un "Ret isteminin geri çevrilmesi" kenar başlıklı 31. maddesi ise; “(1) Mahkeme, kovuşturma evresinde ileri sürülen hâkimin reddi istemini aşağıdaki durumlarda geri çevirir: a) Ret istemi süresinde yapılmamışsa. b) Ret sebebi ve delili gösterilmemişse. c) Ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile yapıldığı açıkça anlaşılıyorsa. (2) Bu hâllerde ret istemi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla, tek hâkimli mahkemelerde de reddedilen hâkimin kendisi tarafından geri çevrilir. (3) Bu konudaki kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir."

Şeklinde düzenlemeler içermektedir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.10.2019 tarihli ve 2017/1-1109 Esas, 2019/569 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK'nın 29. maddesinde reddi istenilen hâkimin ret isteği karara bağlanıncaya kadar yapabileceği ve yapamayacağı işlemler ile yapabileceği işlemlerin geçerli olup olmadığı hususları düzenlenmiştir.

Maddeye göre, reddi istenilen hâkimin ret hakkında bir karar verilinceye kadar ancak gecikmesinde sakınca bulunan işlemleri yapıp diğer işlemleri yapmaması gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâl, derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun delillerinin ortadan kaybolması olasılığının ortaya çıkması durumudur. Gecikemez durumların varlığı hâlinde bir istem o anda yapılmadığında bir daha yapılması mümkün olmayabilir ya da yapılsa dahi ondan umulan faydaya ulaşamamak söz konusu olabilir. Bu nedenleri düşünen kanun koyucu tarafsızlığından şüphe edilen bir hâkim olsa bile gecikemez durumdaki bir işlemin o hâkim tarafından yapılmasını, hiç yapılmamasına üstün tutmuş ve hâkime bu alanda yetki vermiştir. Hâkim reddedildikten sonra henüz bu konuda bir karar verilmeden gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle bir yargılama işlemi yapılmış ise tutanağa bu işlemin gecikmesinde sakınca olduğu kanaatine varılarak yapıldığı açıkça belirtilmelidir. Fakat maddeye eklenen 2. fıkraya göre ret isteği oturum sırasında yapılmış ise; ret konusunda karar verilmesi için oturuma ara verilmesi gerekse bile, hâkim o oturumdaki duruşmayı sürdürmek durumundadır. Ancak bu durumda da, 5271 sayılı CMK’nın 216. maddesi uyarınca tarafların iddia ve sözlerinin dinlenmesine geçilemez ve ret konusunda karar verilmeden reddedilen hâkim tarafından yeni oturum başlatılamaz. 5271 sayılı CMK’nın 216. maddesindeki sözden amaç delillerin ortaya konulması ve tartışması bittikten sonra yargılama sonuçlandırılırken taraflara verilmesi gereken sözdür. Yargılama bu noktaya geldiğinde reddi istenen hâkimin duruşmaya ara vermesi zorunludur. Ret istemi konusunda verilen ret ya da kabul kararına göre eski ya da yeni hâkimle duruşmanın sürdürülmesi gerekir.

Bu açıklamalar ışığında, hâkimin reddi talebi geri çevrildikten sonra reddi istenen hâkimin ret hakkında bir karar verilinceye kadar yalnız gecikmesinde sakınca olan işlemleri yapabileceğine ilişkin 5271 sayılı CMK'nın 29/1. maddesi ve hâkimin reddi isteminin geri çevrilmesine ilişkin kararların itiraz kanun yoluna tabi olduğuna dair aynı Kanun'un 31/3. maddesinde yer alan açık hükümlere karşın, İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2025 tarihli oturumunda ret kararının geri çevrilmesine ilişkin ara karar kurulduktan sonra, bir kısım katılanlar ile vekillerinin bu karara yönelik itirazları ile ilgili olarak 5271 sayılı CMK'nın 268. maddesinde yöntemi bildirildiği şekilde itiraz incelemesi yapılması sağlanmadan yargılamaya devam edilerek, yargılama bittikten sonra dahi hâkimin tarafsızlık sorununu gündemde tutacak şekilde nihai hüküm kurulması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının, sanık ... ve müdafilerinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, katılanlar ... ve ... vekilinin, katılanlar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin, katılanlar ... ve ... vekilinin, katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin, katılan ... vekilinin, katılanlar ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2026/2650, K. 2026/4646, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2026-2650-e-2026-4646-k-b178144027ec