Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/2119 E. 2026/4063 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2119
- Karar No
- 2026/4063
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/162 E., 2025/354 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli ve 2025/162 Esas, 2025/354 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2023/4259 Esas, 2025/704 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307/4. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin direnme kararını temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2022 tarihli ve 2021/499 Esas, 2022/429 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-d, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/245 Esas, 2023/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin, katılanlar vekilinin, katılan kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Anılan kararın sanık ve müdafii ile katılanlar ... ve ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 04.02.2025 tarihli ve 2023/4259 Esas, 2025/704 Karar sayılı kararı ile "eksik inceleme" yönünden bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli ve 2025/162 Esas, 2025/354 Karar sayılı kararı ile 26.10.2022 tarihli ve 2021/499 Esas, 2022/429 Karar sayılı kararda direnilerek, sanık hakkında maktule yönelik nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-d, 53. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; savunma/adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, eksik incelemeye, haksız tahrike, takdiri indirime, 2. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına 3. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, vekalet ücretine, ilişkindir.
III. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan incelemede; 1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (5271 sayılı Kanun madde 307/4). Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (5271 sayılı Kanun madde 307/1) Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki, Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da, önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir. Bu açıklamalar ışığında; yargılamaya konu olan suç için Cumhuriyet savcısı tarafından esas hakkında görüş açıklanması ve bu mütalaanın mahkumiyet yönünde olması durumunda, uygulanması talep edilen kanun ve maddelerinin açıkça belirtilmesi gerektiği halde, mevcut dosyada Cumhuriyet savcısının 17.06.2025 tarihli celsede " Bozma ilamına direnilsin... " şeklindeki mütalaasında yargılamaya konu suça, sanığın eylemine ve uygulanması istenen ceza maddelerine ilişkin görüş bulunmadığı, bu şekilde hukuka uygun olmayan mütalaa ile sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğundan, Mahkemece yapılan uygulama hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yine uygulamaya göre; Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından duruşmada hazır olan sanık ve müdafilerine mütalaaya karşı diyeceklerinin sorulması ve hazır bulunan sanıktan son sözü sorulduktan sonra hükmün kurulması gerekirken; son kez sanıktan bozma ilamına karşı sorulması ve fakat sanığa verilecek hükme dair son sözü sorulmadan yargılamanın bitirilmesiyle hükmün tesis ve tefhimi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2025 tarihli ve 2025/162 Esas, 2025/354 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar ... ve ... vekili, katılan kurum vekili ile sanık ve müdafinin temyiz istekleri, gerekçe bölümünde açıklanan "savunma hakkının kısıtlanması" nedenleriyle yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.05.2026 tarihinde karar verildi.