Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1644 E. 2026/7038 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1644
- Karar No
- 2026/7038
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3857 E., 2025/200 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94/1.maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2023/445 Esas, 2025/75 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ...'un cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 31.10.2025 tarihli ve 2025/3857 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik, birlikte suç işleyen sanıklar hakkında yasal koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun'un 188/5.maddesinin uygulanmaması hususu eleştirilerek, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'ın istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, aramanın hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınmasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, atılı suçtan şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine, hatalı değerlendirme yapıldığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması gerektiğine ilişkindir. 3.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Aramanın hukuka aykırı olduğuna, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, iştirak hükümlerinin uygulanamayacağına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, cep telefonlarının usulsüz incelendiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, hatalı ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. 4.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, sanığın ele geçen maddelerle ilgisinin bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, iştirak iradesinin bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanıkların artçı ve öncü araçlarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Adana İline suça konu sentetik kannobinoid içeren uyuşturucu maddeyi naklettikleri sırada yakalandıkları iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, ele geçen maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu, sanıklar ... ve ...'ın soruşturma aşamasında alınan savunmaları, usulüne uygun şekilde cep telefonlarında yapılan incelemede sanık ... ile sanık ... arasında 45 kere Face Time uygulaması üzerinden konuşmaları, whatsapp uygulamasından birbirlerine canlı konum paylaşımları ve yazışmalarının tespit edilmiş olması, öncü aracın görevlilerce kontrol noktasında durdurulması esnasında artçı aracın hemen yakında bulunan dinlenme tesisine girmesi ve yakalanması, olay yakalama tutanağından araçların öncü-artçı şekilde ilerlediklerinin anlaşılması, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına dair kabulde, sanıklar ... ve ... hakkında koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle temel cezanların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ...'in temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve eleştiride hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 31.10.2025 tarihli ve 2025/3857 Esas, 2025/200 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ile sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.