Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4181 E. 2026/9750 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4181
Karar No
2026/9750
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2053 Esas, 2025/50 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti SUÇ TARİHLERİ : 14.05.2022 ( HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, diğer sanıklar ... ve ...'in ise temyiz istemlerinden vazgeçtikleri tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2024 tarihli ve 2022/393 Esas, 2024/314 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan beraatine, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 192/3, 62 ,52/2-4, 53, 54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62, 52/2-4, 53, 54/1-4 ve 63. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 43/1, 52/2-4, 53, 54/1-4 , 63... . maddeleri uyarınca 18... ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2024/ 2053 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve sanıklar ... ve ...'un istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına, sanığın kullanıcı olduğuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin mahkumiyet için yeterli olmadığına ve sanığın kullanıcı olduğuna ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Delilerin mahkumiyet için yeterli olmadığına ve sanığın kullanıcı olduğuna ilişkindir. 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanıklar ... ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Dava dosyası kapsamına göre, 25.06.2022 tarihinde sanıklar ... ve ...'in içinde bulundukları araca tanık ...'nın bindiği kısa bir süre sonra inen tanık ...'da ele geçen metamfetamine el konulduğu, sanık ...'in üstünde ve aracında usulüne uygun yapılan arama sonucu sentetik uyuşturucu maddelerin bulunduğu, aynı gün sanık ...'in evinde usulüne uygun yapılan arama sonucu ele geçen sentetik uyuşturucu maddeler ile metamfetamine el konulduğu, ...'in suça konu maddeleri sanık ...'tan aldığını beyan etmesi üzerine, sanık ...'un evinde yapılan aramada ele geçen kullanım sınırının üstünde olan ... ile sentetik uyuşturucu madde ve hassas teraziye el konulduğu, sanıkların suça konu maddeleri satışa arz için bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak 14.05.2022 tarihinde sanıklar ... ve ...'un .... Mahallesinde bulunan evi zula evi olarak kullandıkları ve iştirak halinde uyuşturucu madde sattıklarına ilişkin olarak kolluğa ihbarda bulunulduğu, sanıkların birlikte bulundukları araca tanık...'in bindiği ve kısa bir süre sonra inen ...'de ele geçen esrara el konulduğu, araçta ve ihbara konu evde yapılan aramada ele geçen kullanım sınırının üstündeki esrara ve kokaine el konulduğu, sanıkların iştirak halinde suça konu maddeleri satışa arz için bulundurdukları iddiasına ilişkin olarak, Sanık ...'in 14.05.2022 tarihli eylemi nedeniyle yakalanıp ifadesi alındığı ve serbest bırakıldığı daha sonra yeni bir suç işleme kararının icrası kapsamında 25.06.2022 tarihli eylemi gerçekleştirdiği somut olaylarda; söz edilen eylemler arasında fiili ve hukuki kesintinin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın ayrı bir suç işleme kararı kapsamında gerçekleşen her iki eylem yönünden ayrı ayrı cezalandırılması gerekirken, eylemlerin zincirleme suç olarak değerlendirilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi ve 14.05.2022 tarihli eylemde ele geçen suça konu maddelerin niteliği, miktarı nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanıkların savunmaları ve ele geçen madde miktarları nazara alındığında eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ve sanıklar ... ile ...'un temyiz talepleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda sanık ... yönünden yapılan eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Nedeniyle Talep Olunan Vekalet Ücreti Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kamu davası açılan sanık için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 150/3. maddesi gereğince müdafii görevlendirildiği, yargılama sonunda beraat eden sanık lehine hatalı bir şekilde vekalet ücretine hükmedilmediği iddiasına ilişkin olarak; 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle" belirleneceği belirtilmiş olup bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" (Yönetmelik) hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" (Tarife) hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazetede yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili hükümlerinin Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince atanan zorunlu müdafilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde sanık yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendisinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR 1. Sanıklar ... ve ... Müdafilerin Temyiz İstemleri Yönünden Sanıklar müdafilerinin kanuni süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra sanık ...'un 04.06.2026 tarihli, sanık ...'in 04.12.2025 tarihli dilekçe ile temyiz istemlerinden vazgeçtiklerinin bildirdikleri ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanıklar ... ve ... yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2.Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri ve sanıklar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 16.01.2025 tarihli ve 2024/2053 Esas, 2025/50 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4181, K. 2026/9750, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4181-e-2026-9750-k-99fe08172fee