Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/1266 E. 2026/4926 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1266
- Karar No
- 2026/4926
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3795 E., 2024/4362 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama, kısmî bozma
Katılan ...'in UYAP sisteminden alınan nüfus kaydına göre 23.09.2019 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. Maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekâlet ilişkisinin sona erdiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii ve katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan verilen 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılan vekilinin ve sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının sanık ... bakımından Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... bakımından Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık ... hakkında kusur durumunun tespiti amacıyla yeni bilirkişi raporunun alınması gerektiğine, 05.05.2023 tarihli raporda sanığın kusurlu olduğunun belirtilmesine rağmen beraat kararı verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğuna, katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında verilen beraat kararını temyiz ettiğine, alınan bilirkişi raporunda sanığın kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen beraat kararı verildiğine, sanığın imar mevzuatından kaynaklanan sorumluluğunun bulunduğuna, sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; patlama öncesi teknik kontrol sorumlusunun ... olmasına rağmen sanığın kontrol sorumlusu olduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmemesi gerektiğine, tanıklar dinlenmeden karar verildiğine, temyiz dışı sanık ...'ın duruşmada teknik incelemenin kendisi tarafından yapıldığını ikrar ettiğine, yıllar sonra ortaya çıkan fotokopi belge esas alınarak hüküm kurulduğuna, kaza öncesi ... firması tarafından yapılan denetime ilişkin belgenin dikkate alınmadığına, kazanın kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair bilirkişi raporunun dikkate alınmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.08.2018 tarihinde, Konya ili Taşkent ilçesi ... beldesinde bulunan ... Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği bünyesinde faaliyet gösteren ögrenci yurdunun mutfağında yer alan yemek pişirme ocağına ait LPG tesisatında ortaya çıkan gaz kaçağı sonucu mutfak ortamında biriken sıkışmış gazın 04.00 sıralarında patlaması sonucu yurt binasının çökmesi neticesinde, yurtta bulunan 18 kişinin öldüğü ve 28 kişinin de yaralandığı olayda,
08.06.2006 tarihli Dökme LPG İkmal ve ... Tesis Teslim Sözleşmesi ile ... A.Ş. tarafından anılan yurda verilecek olan Dökme LPG tesisinin ve bu tesiste kullanılacak LPG teslimi ile ilgili ... Kurs Okul Talebelerine Yardım Derneği ... Ögrenci Yurdu Müdürlüğü ile anlaşmaya varıldığı, dökme LPG tesisi kurulum işinin ... A.Ş. tarafından ... Mühendislik firmasına verildiği, yurt müdürlüğü ve ... Mühendislik firmasının imzalarının bulunduğu 26.06.2006 tarihli Dökme LPG Sistem Teslim ve Montaj Bitirme Tutanağı ile montaj işinin tamamlandığı, 27.06.2006 tarihli "Dökme LPG Sistem Montaj Kontrol ve LPG Teslimine Uygunluk Onay" adlı ... A.Ş. de görevli temyiz dışı sanıklar ... ... tarafından montaj firmasının yapmış olduğu tesisatın fenni usullere ve standartlara uygunluğunun onaylandığı tutanağın tanzim edildiği, 08.07.2006 tarihli "Dökme LPG Sistem İlk LPG Teslim ve Eğitim Tutanağı" ile ilk LPG tesliminin yapılıp temyiz dışı sanık ...’e eğitim verildiğinin belirtildiği, ... A.Ş. ile ... Mühendislik firması arasında 08.07.20 03... .04.2007 tarihlerinde "Yetkili Teknik Servis Sözleşmesi"nin imzalandığı, sözleşme kapsamında, yetkili servis olan ... Mühendislik firmasının, ... A.Ş. tarafından bildirilen müşterilere ... A.Ş.nin yazılı bildirimi doğrultusunda mevcut tank, ekipman ve tesisatlarının bakım ve onarım hizmetlerini sunmayı taahhüt ettiği ve anılan sözleşmeler doğrultusunda 27.02.20 07... .07.2008 tarihli ‘’... Sistem Periyodik Kontrol Raporu‘’ları ile sistemin işleyişinin denetlendiği,
Olaya ilişkin dosyada mevcut tank ve tesisat ile ilgili olarak hazırlanan raporlarda, patlama sonrasında tankta yüzde yirmi beş doluluğun olduğu, tank basıncının yedi bar civarında olduğu ve patlama sonrasında tankta herhangi bir yangın belirtisi olmadığının, patlama anında tanktan gaz akışının kesildiği, tank ve üzerindeki gaz kesme vanasının görevlerini yerine getirdiğinin, patlamanın tank ve tank üzerindeki emniyet tertibatlarının herhangi bir kusurundan kaynaklanmadığının, patlama sonrası tankta halen gaz bulunmasının, tanktan hızlı bir gaz çıkışının olmadığının ve binaya sızan gazın yüksek debilerde olmadığının göstergesi olduğunun tespit edildiği,
Gaz yakan cihaz ile dökme LPG tankı arasında iki adet regülatörün olması gerektiği, dökme LPG tanklarında basıncın yüksek olmasından dolayı basıncın düşürülmesinin iki kademede olacağı, birinci kademede tank çıkışındaki regülatörlerle basınç 1-1,5 bar seviyelerine düşürüldüğü, ikinci kademede ise çelik boru ile gaz yakan cihaz arasında gaz bağlatısını sağlayan lastik hortumun çelik boru tarafına monte edilen gaz basıncını cihazın yanma basıncına ayarlayan regülatörün bulunması gerekirken, anılan tesisatın kurulumundan sonra ilk yapılan 27.02.2007 tarihli periyodik bakım raporunda, tesisatın birinci kademesinde 1.2 bar (1200 mbar) basınç ölçüldüğü ve ikinci kademesinde ise herhangi bir ölçüm yapılmadığı, 01.07.2008 tarihli periyodik bakım raporunda, tesisatın her iki kademesinde 1.3 bar (1300 mbar) basınç ölçülmesi karşısında, mutfaktaki ocağa gaz beslemesi yapan çelik borunun ucunda sadece küresel gaz kesme vanasının ve bu vana ucunda esnek /lastik hortumun takılacağı uç bulunduğu, ucunda regülatör bağlatısı ile ilgili herhangi bir bağlantı elemanı bulunmadığı, bu durumun ocağın regülatör kullanılmaksızın doğrudan birinci kademe regülatör çıkış basıncıyla (1200-1300 mbar) beslendiğini gösterdiği, olaya konu mutfakta kullanılan ocağın imalatçısı tarafından ibraz edilen yazıda, ocağın 19 82... yılları arasında üretilen ocak olduğu, ocağın tüpe doğrudan bağlanabildiğini ya da numaralı veya manometreli regülatör ile yüksek basınçta çalışabildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, dosyada mevcut izometrik projede bulunmasına rağmen olay sonrası yapılan tespitlerde olmadığı anlaşılan ocak gaz hattı ikinci kademe regülatörünün, ocağın yüksek basınç gazla çalışabilmesi için sistemden çıkarıldığı, çelik boru tesisatı ile ocak arasında kullanılması gereken gaz hortumunun paslanmaz çelik-gaz tesisatında kullanılan veya TS 1846 hortumlar (sıvılaştırılmış petrol gazları ve havagazı için) standartlarına uygun olması gerektiği halde anılan tesisatta kullanılan... marka hortumun standartlar kapsamı dışında olduğu, söz konusu hortumun ikinci kademe regülatörün sökülmesi sonrasında takılmış hortum olduğu, anılan hortumun takılacağı ucun parlak olduğu ve bu parlaklığın fırınlı ocak hortumunun sökülüp takıldığının göstergesi olarak değerlendirildiği, standartlara uygun olmayan, sert yapılı hava hortumunun sökülüp takılarak kullanılması, hortum yapısındaki sertlik ve kalıcı şekil değişikliğine ve sistemdeki yüksek gaz basıncına bağlı olarak kelepçeli bağlantılarda sızıntı veya kaçağa neden olduğu ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına dair Kanununun 5/1-2 ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Dağıtım Şirketleri ile Yetkili Bayilerin ve Tüketicilerin Uymaları Gereken Usul ve Esaslara İlişkin Tebliğin 20/1-b maddelerinde, LPG dağıtıcılarının, LPG ikmali yaptıkları sözleşmeli kullanıcıların, dağıtıcı veya kullanıcı tarafından kurulmuş dökme LPG tesisi ve tesisatlarının ilgili teknik düzenlemelere uygunluğunu tespit etmek, periyodik kontrollerini yapmak, teknik düzenlemelere uygun olmayan tesislere LPG ikmali yapmamakla yükümlü olduklarının belirtildiği anlaşılmakla,
... A.Ş'nin bila tarihli ve 14.11.2023 tarihli cevabi yazılarında "... müdürlüğü kayıtlarında daha önce tarafımızca tespit edilememiş olan ekli belge kapsamında 01.07.2008 tarihinde periyodik kontrol ile görev tanımı açısından o tarihte henüz yeni işe girmiş olan ... sorumlu görünmüş olmasına karşın, sözü edilen periyodik bakım işlemlerinin fiilen ... tarafından yaptırıldığı görülmüştür. Patlamadan bir ay kadar önce yaptırılan periyodik bakım işlemlerinin Şirketimiz tarafından ... değil, ...'ce gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşıldığını Sayın Mahkemeye saygılarımızla bildiririz." şeklinde cevap verildiği, "... 2008 Bakım Bildirimleri" ve "Periyodik Bakım Günlük Hakediş Formu"nda ... A.Ş. teknik destek sorumlusu olarak ...’in imzasının bulunması nedeniyle 01.07.2008 tarihli periyodik kontrol raporunda sanık ...'in kontrol formunda kontrolü yapan sorumlu olduğu anlaşılmakla dökme gaz müşteri tesislerinin standartlara uygunluğunun devamını sağlamakla sorumlu görevli olan son periyodik kontrolü yaptığı anlaşılan sanık ...'in patlamanın olduğu binadaki tesisin 2 yıllık kullanım süresi içerisinde bilinen ve periyodik kontrollerde de belirtilmiş olan eksikliklerin giderilmesi için zamanında gereken hassasiyeti göstermediğinden dolayı yine tali derecede kusurlu olduğu, mutfağında LPG kullanılmak üzere montaj edilen dökme gaz tesisatında, iki adet regülatör bulunması gerektiği halde sistemde ikinci kademe regülatör bulunmadan sistemin kullanılmasına devam edilen, bu durumun sonucu olarak gaz yakan cihazlara doğru 12 00... mbar’lık bir basınçla gaz beslemesi yapılan, yüksek basınçlı sahra ocağı olup kapalı mekanlarda kullanılmaya uygun olmayan ocağın mutfakta kullanıldığı, LPG tesisatlarında kullanılan malzemelerin tamamının standartlara uygun olması gerektiği halde tesisat ile ocak arasında kullanılan hortumun standart dışı SEL JAVA marka hortum olan ve anılan hortumunun sökülüp takıldığı yapılan tespitlerden anlaşılan, 27.02.2007 tarihli kontrol raporunda havalandırma menfezinin bulunduğunun belirtilmesine rağmen, 01.07.2008 tarihli kontrol raporunda havalandırma menfezinin olmadığı tespit edilen ögrencilere yatılı olarak hizmet sunan yurt olarak faaliyet gösteren binada, uzun süredir ögrencilerin hayatlarını hiçe sayacak şekilde tehlikeli madde statüsünde yer alan LPG kullanımının standartlara aykırı bir şekilde, özensiz kullanımına devam edilmesinde, hatalı kullanımların düzeltilmesinde ısrarcı olunmadan sistemin çalışmasına izin verilmesinde, öngörmekle birlikte gerçekleşmeyeceği düşünülen ve istenmeyen bir neticeden bahsedilmekle bu şekildeki kanun, yönetmelik ve işin oluruna aykırı LPG kullanımının yüksek risk oluşturduğunun bilinmesine ve bu durumun geri dönülmez sonuçlara yol açabileceğini öngörebilmelerine rağmen sonucun gerçekleşmeyeceği düşüncesi ile hareket ederek yüksek risk içeren LPG kullanımına ve sistemin çalışmasına uzun süre devam edildiği olayda bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Olay tarihinde Belediye Başkanı olan sanık ... hakkına bilirkişi raporlarında sorumlu olduğu belirtilmiş ise de 05.05.2023 tarihli ve 04.10.2023 tarihli bilirkişi raporlarında sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; patlama LPG sistemindeki eksiklikler, değişiklikler ve bu hususlara ilişkin tedbirsizliklerden meydana geldiği, anıkla ilgili sunulan rapora bakıldığında ise sanığın sorumluluğunun "Belediye Başkanı olması dolayısıyla imar uygulamaları ile ilgili hizmetlerin yaptırılmasından sorumlu olduğu, belediyenin iş ve işlemlerini sevk ve idare etmek, görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak yetkisi ve sorumluluğunun bulunduğu, Belediye Başkanı olarak kendisine bağlı olarak görev yapan zabıtanın mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygulamak ile görevli olduğu, imar planlarının yaptırılmasından sorumlu olduğu, belediye sınırları içinde yapılacak binaların bu İmar Kanun hükümlerine tabi olduğu ve ilgili belediyelerin yapılan bu yapıların mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemekle yetkili olduğu, dolayısıyla yapı ruhsatı olmayan yurt binasının işletilmesinin denetlenmemesinden sorumluluğunun bulunduğu, belediyenin itfaiye hizmetlerini mevzuata uygun olarak yürütmekle yükümlü olduğu, belediye sınırları içinde açılacak işyerlerinin faaliyet göstermesi için Belediyelerden izin alması gerektiği, izinsiz açılan işyerlerinin kendisine bağlı zabıta vasıtasıyla işletilmesine izin verilmemesi gerektiği, yapı ruhsatı vermeye yetkili idare olan Belediyenin işyerlerindeki yangın ile ilgili Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından görevli, yetkili ve sorumlu olduğu, ve bu sorumlulukları yerine getirmemesi nedeniyle, yatılı öğrenci kursu açılmasına izin veren ve gerekli denetimleri gerçekleştirmediği için tali kusurlu olduğu" nun belirtildiği, patlamanın neden kaynaklandığına dair hazırlanan raporlar ile sanığın bilirkişi raporlarında sorumlu tutulduğu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanığın patlamanın meydana gelmesi olayıyla ilgili olarak illiyet bağının bulunmadığı zira patlamanın LPG sistemindeki eksiklikler ve değişikliklerden meydana geldiği anlaşılmakla sanığın olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
Sanık ... hakkında verilen beraat kararında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş, sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararı bakımından ise sanık hakkında üzerine atılı suçun taksirle işlenebilen suçlardan olması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinin kasten işlenen suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanacağı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 maddelerinin uygulanmasına karar verilmesi, gerekçesiyle bu kısmın karardan çıkarılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yokluğunda verilen Kayseri Bölge Adliye 3. Ceza Dairesinin 08.11.2024 tarihli 2024/37 95... /4362 Karar sayılı kararına karşı bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrolde, kararı 18.11.2024 tarihinde görerek iki haftalık yasal süresi içerisinde temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteminin reddini isteyen Tebliğname düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin iadesine, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz taleplerinin düzeltilerek onanmasına dair Tebliğname'de görüş bildirilmiş ise adı geçen sanıklar hakkındaki temyiz incelemesi bu dosya üzerinden değil Dairemizin 2024/4016 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılmıştır.
A.Katılan Vekilinin Katılan ... Bakımından Yaptığı Temyiz İstemi Yönünden Katılan ...'in UYAP sisteminden alınan nüfus kaydına göre temyiz incelemesinden önce 23.09.2019 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekalet ilişkisinin sona erdiği, ancak aynı madde gereğince mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri mümkün olmakla ölenin mirasçılarına usûlüne uygun tebligat yapıldığı, mirasçıların davayı takip etmediği ve ölen katılan vekiline vekâletname verilmediği anlaşılmakla, katılan ...'in ölmesi sebebiyle vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından ölen katılan adına temyiz isteminde bulunan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Kararı Bakımından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının ve Katılan Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 01.08.2008 günü Taşkent ilçesi, ... beldesinde, 18 kız öğrencinin ölümü ile 28 kız öğrencinin yaralanmasına neden olan Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Öğrenim Yurdunda meydana gelen patlamada, sanık ...'ün kazanın meydana geldiği ... Beldesi Belediye Başkanı olduğu, yatılı kız öğrenci yurdu olarak faaliyet gösteren binada, yurt binasının mutfağında pişirmede kullanılan sanayi tipi ocağında, LPG gaz akışı ile herhangi bir sebeple oluşan kıvılcım sebebiyle gerçekleştiği, yurt binası olarak kullanılan yığma binaya ek olarak aynı kat yüksekliği kullanılarak bitişik nizam betonarme karkas olarak yeni bir bina inşa edildiği, eski binanın ve yeni binanın tamamen yıkıldığı, tadilat yapılan yurt binasının onaylı projesi, yapı ruhsatı, yapı kullanım izin belgesinin bulunmadığı halde kullanımına göz yumulduğu, Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Ortaöğrenim Erkek Öğrenci Yurdu olarak faaliyet gösteren binanın Kız Kuran Kursu olarak faaliyet gösterdiği, adı geçenin bu değişiklik karşısında Belediye Başkanı olarak herhangi bir müdahalede bulunmadığı, Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneği Ortaöğrenim Erkek ÖğrenciYurdu olarak Belediye Başkanı olmadığı dönemde açılmış olmasına rağmen binaya Belediye Başkanı olduğu dönemde 08.06 2006 tarihli Dökme Gaz İkmal ve Ariyet Sözleşmesi gereği LPG tankı ve ilgili diğer tesisatın eklendiği, eklenen LPG tankı ve ilgili tesisatın yangın mevzuatına uygun olarak yapılıp yapılmadığına dair Belediyenin üzerine düşen görevi yerine getirmemesi nedeniyle Belediye Başkanı olarak kusurunun bulunduğu, ... Bakanlığı ile Valilik tarafından yurdun açılmasına izin verilmiş olmasının Belediye Başkanı olarak eski yurt binasının ve sonradan yapılan ek binanın imar mevzuatından kaynaklanan sorumlulukla işyeri/yurt olarak faaliyet göstermeye elverişli olup olmadığı, yangın mevzuatı gereğince güvenli olup olmadığı yönünde gerekli denetimleri yapmadığı, sanığın ihmal göstererek görevinin gereklerini usulüne uygun bir şekilde yapmadığı sabit olduğundan, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesindeki görevi ihmal suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan suçun 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 maddelerinde ögörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu; suç tarihi olan 01.08.2008 tarihinden itibaren TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin soruşturma izni sürecinde geçen 3 ay 23 gün durma süresi de eklendiğinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin inceleme tarihinden önce 24.11.2020 tarihi itibarıyla dolduğu, anlaşıldığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik İlk Derece Mahkemesinde 5237 sayılı TCK'nın 53/1. madde hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın üzerine atılı suçun taksirle işlenebilen suçlardan olması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1.maddesinin kasten işlenen suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak uygulanacağından bu hususun düzeltilmesine karar verildiği anlaşıldığından Tebliğname'deki bu hususa ilişkin düzeltilerek onama görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.