Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6018 E. 2026/5424 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6018
- Karar No
- 2026/5424
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2281 E., 2021/2134 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Katılan ...'in UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre temyiz aşamasında 29.07.2022 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekili ile olan vekâlet ilişkisinin sona erdiği belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafi ve katılanlar ..., ..., ..., ..., ... vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62... . maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 83. maddesinin uygulanması gerektiğine, aksi halde 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesinin üst sınırdan uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, cezada herhangi bir indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kaza sanığın kullandığı aracın lastiğinin patlaması sonucunda, sanığın iradesi dışında meydana geldiğine, sanığın kazadan sonra alkol aldığından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, hükmedilen cezanın fazla olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 03.10.2017 tarihinde saat 05.40 sıralarında, ehliyetsiz olan sanığın, sevk ve idaresinde kamyonet ile meskun ... dışında, gece vakti, aydınlatmanın olmadığı, havanın açık, yolun kuru, düz ve eğimsiz olduğu, iki şeritli, bölünmüş asfalt kaplama devlet kara yolu olan .. istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmek suretiyle bölünmüş yolun karşı yön bölümüne girmesi ve aracının ön kısımları ile karşı yönden yaklaşmakta olan sürücü ... idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında sürücü ... ve yanında yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü, gerek soruşturma evresinde düzenlenen 18.12.2017 tarihli bilirkişi raporuna gerek kovuşturma evresinde alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 12.07.2018 tarihli raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu; ayrıca kazadan yaklaşık 4 saat 22 dakika sonra yapılan ölçümde 0,538 promil alkollü olduğu belirlenen ve kandaki alkol oranının her saat için ortalama 0,15 promil azaldığına dair Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun raporlarında yer alan yerleşmiş kabulüne göre olay anındaki alkol düzeyi yaklaşık 1,18 promil olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip yönetimindeki otomobili sürmeye devam ettiği ve sanığın olaydan bir gün önce, gün içinde yaşadığı, çocuğunu hastaneye götürme, abisinin iş yerinde çalışma, bir tanıdığının pimapenlerini tamir etme ve en sonunda da hayvanlarla ilgili ilaçlama işi yapması nedeniyle yorgun olduğunun tespit edildiği göz önünde bulundurulduğunda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, iki kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 10 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ...'in UYAP üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre temyiz aşamasında 29.07.2022 tarihinde öldüğü, katılanın ölümü nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekâlet ilişkisinin sona erdiği, ancak aynı madde gereğince mirasçıların katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilmeleri mümkün olmakla halihazırda mirasçısı konumunda bulunan eşi ...'in davada katılan olarak müdahil olduğu ve ortak vekâletname ile temsile yetkili vekilleri tarafından hükmün temyiz edildiği anlaşılmakla, katılan ...'in ölmesi sebebiyle vekilinin de hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından ölen katılan adına temyiz isteminde bulunan vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesi uyarınca, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Diğer Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafiinin, katılan ... ile katılanlar ..., ..., ..., ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.06.2026 tarihinde karar verildi.