Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4022 E. 2026/5204 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4022
- Karar No
- 2026/5204
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1905 E., 2023/236 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5271 sayılı CMK'nın 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62, 63. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinde yer alan "bilinçli taksir halinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir" şeklindeki düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 18.07.2021 tarihinde saat 15.30 sıralarında, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki patpat tabir edilen tarım aracı ile arkasına takılı römork üzerinde bulunan sekiz kişi ile birlikte iki yönlü, dik iniş eğimli, virajlı toprak satıhlı arazi yolunda seyir halindeyken virajı alamayıp yoldan çıkarak takla atması sonucu gelini ...'ın öldüğü, torunu olan ...'ın hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde, gerek soruşturma evresinde düzenlenen bilirkişi raporuna gerek kovuşturma evresinde alınan ... Dairesinin raporuna göre sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, sanığın uzun yıllardır patpat olarak tabir edilen aracı kullandığını, olay esnasında toprak yolda ilerlerken aracın tekerine taş değmesi neticesinde kurtarmak için manevra yaptığını ancak tam olarak kurtaramaması neticesinde kazanın meydana geldiği şeklindeki savunmalarından sanığın neticeyi öngöremeyerek hareket ettiği sonucuna varıldığı, patpat olarak nitelendirilen aracın üretim amacına uygun yerde yani arazide kullanılmış olması, olayın bu aracın tekerine taş gelmesi nedeniyle gerçekleşmesi nedeniyle bilinçli taksir unsurlarının gerçekleşmediği, taksirle öldürme suçundan basit taksir düzeyinde kusurlu olan sanığın, kaza neticesinde münhasıran kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık sürücünün yolcu taşımak için kullanılması uygun olmayan patpat üzerine kurallara aykırı olarak sekiz yolcu bindirmesi suretiyle gerçekleşen eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi ve sanığın eylemi neticesinde gelini olan ...'ın ölmüş olması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin uygulama şartları oluşmadığı halde sanık lehine uygulanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
18.07.2021 tarihinde ailesiyle birlikte fındık toplamaya giden sanık sürücü ...'ın saat 15.30 sıralarında geri dönüş yolunda yönetimindeki patpat tabir edilen tarım aracı ile arkasına takılı römork üzerinde bulunan sekiz kişi ile birlikte iki yönlü, dik iniş eğimli, virajlı toprak satıhlı arazi yolunda seyir halindeyken virajı alamayıp yoldan çıkarak takla atması sonucu gelini ...'ın öldüğü, torunu olan ...'ın ise hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasında, gerçekleşen neticenin sanığın münhasıran kişisel ve ailevî durumu bakımından mağduriyetine neden olduğu, eyleminden ağır düzeyde etkilendiği, bir başka deyişle kendi fiilinin mağduru durumuna düştüğü anlaşıldığından, bilinçli taksirle neden olduğu eylemi neticesinde gelininin ölmesi ile torununun yaralanmasına neden olan sanık hakkında, "bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir." şeklinde düzenlenmiş olan 5237 sayılı TCK'nın 22/6. maddesinin ikinci cümlesinin uygulama koşulları oluştuğu halde, somut olayın özelliklerinin dikkate alınmaması sonucu sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 22/6 maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.05.2026 tarihinde karar verildi.