Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/797 E. 2026/7842 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/797
- Karar No
- 2026/7842
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/28 E., 2024/178 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/28 Esas, 2024/178 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 43, 52, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 4.860,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2024/20808 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2506 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2506 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Somut olayda, sanığın mahkumiyetine esas bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f-son maddesi gereğince 225 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesi gereğince 1/4 artırım yapıldıktan sonra anılan Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılarak 234 gün adli para cezası olarak belirlenmesini takiben, aynı Kanun'un 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı 20,00 Türk lirası kabul edilerek 4.680,00 Türk lirası adli para cezası yerine, 4.860,00 Türk lirası adli para cezası verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; " Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." ve aynı fıkranın son cümlesinde; "Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz." hükümleri yer almakta olup, 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi ile bu fıkrada yer alan “iki yıldan yedi yıla” ibaresinin “üç yıldan on yıla” şeklinde, “(j) ve (k)” ibaresinin “(j), (k) ve (l)” şeklinde ve “üç yıldan” ibaresinin “dört yıldan” şeklinde değiştirildiği anlaşılmıştır. 3. Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un adli para cezası başlıklı 52 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü ve dördüncü fıkraları; " (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir." (2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir. (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir." şeklinde düzenlenmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin adli para cezası yönünden hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son, 43... . maddeleri uyarınca tayin olunan 234 gün adli para cezasının, bir gün karşılığı takdir edilen 20,00 TL üzerinden paraya çevrilmesi neticesinde, sonuç cezanın 4.680,00 TL yerine, hatalı olarak 4.860,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin edilmesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2024 tarihli ve 2023/28 Esas, 2024/178 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; "hüküm fıkrasında yer alan "4.860,00 TL" ibaresinin çıkartılarak, yerine "4.680,00 TL" ibaresinin yazılmasına; hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının yerinde bırakılmasına,”
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.09.2026 tarihinde karar verildi.