Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32405 E. 2026/8550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/32405
- Karar No
- 2026/8550
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/217 E., 2015/410 K. SUÇLAR :Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık SUÇ TARİHLERİ : 24.04.2006, 22.06.2006 HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında "23/06/20 06... /08/2006" şeklinde yanlış yazılan suç tarihlerinin, katılan ...'e yönelik sanık ...'un eylemi yönünden "24.04.2006"; katılanlar ... İle ...'e yönelik sanıkların eylemleri yönünden "22.06.2006" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
I.Katılanlar ... ile ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Sanıklar ... ile ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden; A.Sanık ... hakkında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen hangisinin tekerrüre esasa teşkil ettiği belirtilmemiş ise de; ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/134 Esas, 2013/320 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere hükümlülüklerinden en ağır olanının esas alınması hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla sanık ... ile sanık ...'ın temyiz nedenleri eleştiri dışında yerinde görülmediğinden mahkûmiyete ilişkin hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II.Katılan ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Sanık ... Hakkında; Katılanlar ... ile ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ...'nun diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık ...'ün, katılan ...'a kendisini farklı isimde tanıtıp araç kiraladığı ve kiralama işlemi sırasında aslı ele geçmeyen "Altan Arıcan" adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı verdiği olayda; sanığın Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanını kullanıp menfaat temin ettiği anlaşıldığından, TCK'nin 158/1-d. maddesi gereğince cezalandırılması gerekirken suç vasfında hataya düşerek gerekçe gösterilmeksizin basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2.Kabule göre de; a.Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 2 53... . madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri lüzumu,
b.5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamda birden fazla mahkumiyet hükmü olmasına rağmen, hangisinin tekerrüre esas teşkil ettiğinin belirtilmemiş olması,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanıklardan ...'un, 24.04.2006 tarihinde aslı ele geçmeyen Altan Arıcan adına düzenlenmiş sahte kimliği kullanarak, trafik kaydında mağdur ... adına kayıtlı olan 35... plakalı aracı gayri resmi olarak satın almış olan katılan ...'den 1 aylık süre için kiralama bahanesi ile aldığı, daha sonra .... Noterliğinde kendisini ... olarak tanıtan diğer sanık ... ve kendisini ... olarak tanıtan sanık ... ile birlikte katılanlar ... ve ...'e sattıkları iddia olunan olayda,
Katılanlar Mustafa ile ...'ün, soruşturma aşamasında tanık sıfatı ile alınan beyanlarında ve 21.05.2008 tarihli teşhis tutanağında, noterlikte diğer sanıklarla birlikte bulunan sanık ...'ın kendisini “...” olarak tanıttığını belirtip sanığı teşhis etmiş olmaları, sanık ...'un aşamalardaki beyanlarında sanık ...'ın suç konusu eylemlere katıldığını açıkça belirtmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın, suça konu aracın sahte kimlik kullanılmak suretiyle katılan ...'e satılması şeklinde gerçekleşen eylemlerde, diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarına iştirak ettiğinin sabit olduğu gözetilmeden, sanığın atılı suçlardan mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık ... ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık ... yönünden aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkınının gözetilmesine, 01.10.2026 tarihinde karar verildi.