Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30852 E. 2026/7931 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30852
- Karar No
- 2026/7931
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/579 E., 2015/663 K. SUÇLAR : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A-) Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Sanığa yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 25.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B-) Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Sanığın eski eşi olan şikâyetçi ...'a ait kimlik fotokopisinin ibrazıyla şikâyetçi adına sahte abonelik sözleşmesi düzenleyerek GSM hatları açtırdığı olayda, şikâyetçiye ait kimlik fotokopisinin kamu kurumunun maddi varlığı olması sebebiyle sanığa atılı eylemin, TCK’nın 158/1-d. maddesinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; Tanık ...'ın 26.03.2013 tarihli savcılık ifadesinde olayın detaylarını hatırlamadığını beyan etmesi karşısında, suç tarihinden bu yana 15 yıllık süre geçtiği de nazara alındığında tanık beyanına başvurulmasının maddi gerçeği aydınlatılmasında etkili olmayacağı anlaşılmakla, Tebliğname'deki bu yönden bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Sanık tarafından şikâyetçi adına bilgisi ve rızası olmaksızın çıkarılan GSM hatlarının, suç tarihinden 29.05.2012 olan şikâyet tarihine kadar HTS kayıtlarının celp edilerek, sık görüşülen hat sahiplerinin tanık beyanına başvurulmak suretiyle, görüştükleri kişinin ve bu itibarla hatların fiili kullanıcısının sanık olup olmadığının tespit edilmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile beraat hükmü kurulması,
Yasaya aykırı;katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,15.09.2026 tarihinde karar verildi.