Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/8422 E. 2026/7912 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8422
Karar No
2026/7912
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1070 E., 2021/1189 K. SUÇ : Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/212 Esas, 2021/77 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L-son,43/1, 52/2-4, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2021/1070 Esas, 2021/1189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz istekleri ; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının olmadığına ilişkindir.

III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 18.06.2013 tarihli ve 2013/8 Esas, 151/304 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren ilâmın tekerrüre esas alınması gerekirken sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 2016/182 Esas ve 2016/198 Karar sayılı ilâmı yerine daha az cezayı içeren Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2017/38 Esas, 2017/67 Karar sayılı ilâmın tekerrüre esas alınması,hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında sanık hakkında yer alan tekerrür hükümlerine ilişkin paragrafın çıkartılarak yerine ''Sanığın Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 2016/182 Esas ve 2016/198 Karar sayılı ilamına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm ve ceza nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun da infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/8422, K. 2026/7912, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-8422-e-2026-7912-k-505ac4c3ada0