Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/14677 E. 2026/10839 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/14677
Karar No
2026/10839
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/12 E., 2017/869 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Aralarındaki bağlantı nedeniyle sanık ... ile ilgili Dairemizin 2021/18056 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir. Sanık ... ve müdafiinin yokluğunda verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararının, 5271 sayılı CMK'nın 291/1. fıkrasında öngörülen on beş günlük yasal

süresinden sonra 29.06.2017 tarihinde sanık müdafii tarafından ve 10.05.2024 tarihinde sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.03.2023 tarihli ve 2022/6-599 Esas, 2023/192 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/son maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 35/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa da tebliğ edilmesi gerektiğinden, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek temyiz isteminin reddine dair 05.07.2017 tarihli ek kararı kaldırılarak inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan ve ...yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddine; sanıklar ... ve ... hakkında, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/339 Esas sayılı dosyası ile birleştirme kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eksik inceleme yapıldığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Tanık ...'ın beyanları ve bu beyanlar ile uyumlu olay tutanakları içeriğine göre, Tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu alınmadığı ve alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmediği anlaşılmış ise de, sanığın 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun sübutuna, vasfına ve sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Olay tutanakları, tanık ...'ın beyanı ile sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içinde, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık ...'a "PVP, 5-MeO-MIPT ve DIBUTYLONE" etken maddesi içeren hapı sattıkları sabit ise de; sanık ...'in rızaen teslim ettiği kişisel kullanım miktarındaki sentetik kannabinoidin satmak amacıyla bulundurulduğuna dair her türlü şüpheden uzak ve mahkûmiyete yeterli kesin delil bulunmadığı anlaşıldığından, tanık ...'tan ve sanık ...'den ele geçirilen suç konusu "PVP, 5-MeO-MIPT ve DIBUTYLONE" etken maddesi içeren uyuşturucu maddenin TCK'nın 188/4-a maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı yönünde ek rapor alınması ve neticesine göre uygulama yapılması gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak eksik araştırma ile hüküm kurulması, 2. Hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan tanık ...'ın kolluk görevlilerine, sanıklar ... ve Soydan'ın kendisine sattığını ifade ettiği bir adet uyuşturucu hapı teslim etmesi üzerine başlatılan soruşturma esnasında, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan haller kapsamında verilmiş bir yazılı arama emri ya da hâkim tarafından verilmiş adli

arama kararı bulunmadan, sanık ...'in üzerinde bulunan uyuşturucu maddeleri rızaen kolluk görevlilere teslim ederek, kendi suçunu ortaya çıkardığının anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini, 3. Sanık ...'in tekerrüre esas alınan Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/17 Esas, 2015/270 Karar tarihli ilamı çocukken işlediği suça ilişkin olduğundan TCK'nın 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınmayacağı ve sanığın güncel adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başkaca ilamın da bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması, 4. Sanık ... hakkında, cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep olan etkin pişmanlık hükmünün, yaş küçüklüğü sebebiyle yapılan indirimden sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle TCK'nın 61/5. maddesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı görülmüştür. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;

7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca mercii tarafından tebligata anılan kanunun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, İstinaf aşamasında açılan duruşmada sanığa usulüne uygun tebligat çıkarılıp, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hüküm kurulacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilip savunmasının alınması gerekirken, sanığın son bildirdiği adres yerine doğrudan MERNİS adresine usulsüz tebliğ yapılarak, sanık ve müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/14677, K. 2026/10839, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-14677-e-2026-10839-k-cf4720141acf