Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2020/467 E. 2023/1496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/467
- Karar No
- 2023/1496
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/151 E., 2015/316 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesi yollamasıyla 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, tekerrüre ve müsadereye, Karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.12.2019 tarihli ve 2019/113457 sayılı, hükümlerin düzeltilerek onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık kararı temyiz ettiğini bildirmiş olup temyiz sebebi ileri sürmemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, olay tarihinde başka bir soruşturmaya konu uyuşturucu ticareti suçu sebebi ile Mersin Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalandığında kendisini görevlilere şikayetçi Öskan Körkün olarak tanıtarak ona ait sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, hakkındaki soruşturma ile ilgili olarak Öskan Körkün kimliği ile fiziki takip araç arama, yakalama ve el koyma tutanağı ile ifade tutanağını imzaladığı, daha sonra gerçek kimliğine dair emniyete ihbar gelmesi üzerine gerçek kimliğini bildirdiği ve sonraki soruşturma işlemlerinin kendi kimliği ile yürütüldüğü, sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçlarını işlediğinin iddia ve kabul olunduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık, suça konu sürücü belgesini sahte olarak düzenlettiğini, olay günü yakalandığında polisler tespit edinceye kadar kendisini Öskan olarak tanıtarak ifade verdiğini savunmak suretiyle suçları ikrar etmiştir. 3. Suça konu sürücü belgesi aslı, yakalama ve ifade tutanakları, ihbar tutanağı, ekspertiz raporu dosya arasındadır. 4. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Suça konu sürücü belgesi üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde, belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Sanığın, gerçek kimliğinin ifadesi alındığı sırada gelen ihbar sonucunda tespit edilmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden eksik ceza tayini, 2. Etkin pişmanlık hükümleri uygulanırken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen ''Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz.'' şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibariyle başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda seri muhakeme usulünün uygulanması gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "...TCK nun 54/1. maddesi gereğince müsaderesine" ibaresinin çıkarılarak yerine "dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle, Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2015 tarihli ve 2015/151 Esas, 2015/316 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.