Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1109 E. 2026/4849 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1109
- Karar No
- 2026/4849
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1915 E., 2025/2266 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/61 E., 2025/224 K.
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı vekili; davalı sıfatındaki ...'in eski ... Belediye Başkanı ve diğer davalıların babası olduğunu, belediye başkanı seçilmeden önceki dönemde belediyenin nakit ihtiyacını karşılamak amacıyla Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, ... kasabası eski 5683 (yeni 208/1) parsel ve eski 5684 (yeni 208/3) parsel sayılı taşınmazların ihale yoluyla satışa çıkarıldığını, bu ihale sonucunda her iki taşınmazın da 15.10.1999 tarihinde davalı olan ...'e satıldığını, ancak ...'in bedelini ödememesi sebebiyle tescilinin yapılmadığını, taşınmazlardan 5683 parselin ... isimli vatandaşa yine ihale yolu ile satıldığını, ...'ın taşınmazın bedelini ödediğini fakat belediye başkanlığına seçilen ...'in taşınmazı ... adına tescil ettirmediğini, ...'in belediye başkanı olduğu dönemde 56 83... sayılı taşınmazın iptal edilen 15.10.1999 tarihli ihaleye dayanılarak bedel alınmaksızın ... adına tescil edildiğini, akabinde ise taşınmazları, ...'in hileli olarak kardeşi ...'e devrettiğini, dava konusu taşınmazlardan 5683 sayılı parsel yönünden ...'ın mirasçıları tarafından tapu iptali ve tescil davası açıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/77 Esas, 2022/18 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiğini, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin kararıyla usul yönünden kaldırıldığını ileri sürerek haksız fiile ve hileye dayalı satışın iptali ile dava konusu 5684 (yeni 208/3) parselin ... adına tescil edilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; davalı ... ve ...'in, tapu iptali ve tescil talepli mevcut davada husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, ...'in taşınmazı yıllar önce devrettiğini ve ...'in ise dava konusu taşınmazda hiçbir zaman malik sıfatının olmadığını, bu durumun HMK'nın 114. maddesi gereği dava şartı noksanlığı teşkil ettiğini ve davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddia ve taleplerinin yasal hak düşürücü süre olan zamanaşımına uğradığını, 4721 sayılı Kanun'un 712. maddesi gereğince, geçerli hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne malik olarak yazılan kişinin dahi zilyetliği on yıl iyi niyetle sürdürmesi halinde kazanımının korunacağını, ...'in taşınmazı 22.02.2010 tarihinden bu yana tapuda adına tescilli olarak kullandığını ve bu sebeple davacının hak talebinin mümkün olmadığını, esasa ilişkin olarak ise davacının, ...'in ihale bedelini ödemediği yönündeki iddiasının doğru olmadığını, dilekçe ekinde sunulan 15.10.1999 tarihli Encümen Kararı ve makbuz suretinden, ihale bedelinin 27.10.1999 tarihinde ... Belediye Başkanlığına ödendiğinin anlaşıldığını, tapu devrinin ise o dönemde ... lehine tapu kaydında şerh bulunması nedeniyle geciktiğini ve 2009 yılında dönemin Belediye Başkanı ... tarafından bedellerin ödenmesiyle tescilin 22.02.2010 tarihinde gerçekleştirildiğini, davacının ihalenin iptal edildiği iddiasına karşın buna ilişkin encümen kararı sunmamasının hatalı olduğunu, iptal kararı sunulsa dahi bu kararın eski ihale alıcısı ...'e tebliğ edildiği ve hukuki girişim başlatılmadığı gibi hususların kanıtlaması gerektiğini, taşınmazın halen maliki olan ...'in tapu siciline güvenle iktisap eden iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu ve iktisabının yasal zorunluluk gereği korunması gerektiğini, ayrıca davacının TMK 2. maddede düzenlenen dürüstlük kuralına uyup uymadığının Mahkemece re'sen değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 15.10.1999 tarihli ihaleye istinaden davalı ...'e ihale edildiği, buna ilişkin 15.10.1999 tarih, 32/1 sayılı encümen kararı alındığı, yapılan ihaleden sonra ihale alıcısı davalı ...'in ihale bedelini belediye veznesine yatırdığına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığının Mahkemeye bildirildiği, taşınmazın 16.02.2010 tarih, 51 sayılı müzekkereye istinaden davalı ... adına tescil edildiği, yapıldığı iddia edilen usulsüz tesciller nedeni ile dönemin belediye başkanı davalı ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın halen derdest olduğu, dava konusu taşınmaza ilişkin encümen kararı dışında taşınmazın encümen aracılığı ile satışına yetki veren meclis kararı ve herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilmediği, dava konusu taşınmazın devirlerine ilişkin akitlerin incelenmesinde; taşınmazın davacı kurum tarafından 15.10.1999 tarih, 32/1 sayılı encümen kararına istinaden 2.098,98 TL bedelle davalı ... adına tescil edildiği, akabinde 03.07.20 15... yevmiye numaralı satış işlemine istinaden 2.000,00 TL bedelle diğer davalı ... adına devir edildiği, mülga 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 70... .07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e maddesi doğrultusunda belediyeye ait taşınmazların satışının belediye meclisinin kararına bağlı kılındığı, meclisin kararı doğrultusunda belediye encümeninin tasarrufa yetkili olduğu ve encümene yetki veren belediye meclis kararlarına, satılacak taşınmazların ada ve parsel numaraları, mevkii ve yüz ölçümleri ile tahmini rayiç bedellerinin yazılması gerektiği, taşınmazın ihale yoluyla davalılardan ... adına yapılan tescilinin bu şartlara havi olmadığı için yolsuz olduğu, daha sonradan taşınmazı devir alan diğer davalı ...'in ise davalı ...'in kızı, ...'in ise kardeşi olduğu, yine taşınmazın gerek devir gerek ihale tarihindeki bedelleri ile keşfen tespit edilen değerleri arasında misli fark bulunduğu anlaşılmakla TMK'nın 1023. maddesi uyarınca ediniminin iyi niyetli olarak değerlendirilemeyeceği, davalı ... adına yapılan tescilin de yolsuz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazın Belediye tarafından davalı ...'a devrine ilişkin temlikin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğu, yolsuz tescil niteliğinde olduğu, yolsuz tescille edinen davalı ...'dan taşınmazı devir alan davalı ..., davalı ... ile kardeş olup yolsuz tescili bilen ya da bilmesi gereken konumunda bulunduğu, 4721 sayılı TMK’nın 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacağı, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın doğru olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 21.725,79 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.