Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/3808 E. 2026/4570 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3808
- Karar No
- 2026/4570
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/580 E., 2024/619 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli ve 2023/89 Esas, 2023/406 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanıklar ... ve ... hakkında mağdurlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca iki kez 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, ayrıca sanık ... yönünden cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... hakkında: a. Mağdurlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35, 29, 53. maddeleri uyarınca iki kez 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında: a. Mağdurlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35, 53, 58. maddeleri uyarınca iki kez 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 4. Sanık ... hakkında: a. Mağdurlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35, 29, 53, 58. maddeleri uyarınca iki kez 6 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c. Mağdur ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2024/580 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri özetle; takdiri indirim gerekçesine, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, sübuta, 3. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, 5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine İlişkindir.
III. ÖN SORUN VE OYLARIN KULLANILMASI (5271 sayılı Kanun'un 229. maddesi) İnceleme konusu dosyada yapılan müzakere neticesinde Başkan vekili ... tarafından 5271 sayılı Kanun'un 229/1. maddesi uyarınca oyların toplanmasına geçilmiş, sanıkların üzerlerine atılı suçun sabit olduğu oy birliği ile kabul edildikten sonra suçların vasfı hususunda kıdem sırasına göre yapılan oylamada Üye ... eylemin 5237 sayılı Kanun'un 106/3 delaletiyle aynı Kanun'un 86/1. maddesinde yer alan kasten yaralama ve bu suça teşebbüs suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 81, 35. maddesindeki kasten öldürmeye teşebbüs suçunu, Üye ... eylemin aynı Kanun'un 106/3. delaletiyle aynı Kanun'un 86/1. maddesinde yer alan kasten yaralama ve bu suça teşebbüs suçunu, Üye ... ise aynı Kanun'un 86/1 ve 87. maddelerinde yer alan nitelikli kasten yaralama ve bu suça teşebbüs suçunu, Başkan vekili ... ise aynı Kanun'un 81, 35. maddesindeki kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu görüşüyle oy kullanmışlardır. Bu oylama sonucunda herhangi bir görüşün Kanun'un aradığı şekilde oy çokluğunu sağlayamadığı anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 229/3. maddesi uyarınca sanıkların en aleyhine olan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35. maddeleri kapsamında kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin kullanılan oylar suç vasfı ve yasada öngörülen ceza miktarına göre kendisine daha yakın olan aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e ve 86/2, 86/3-e, 35. maddelerindeki kasten yaralama ve bu suça teşebbüs suçundan yana kullanılan oya eklenmek suretiyle çoğunluk sağlanmış ve sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e ve 86/2, 86/3-e, 35. maddeleri uyarınca kasten yaralama ve bu suça teşebbüs suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, sanıklar ... ve ... yönünden mağdurlar ... ve ...'e yönelik eylemler yönünden dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, mağdurlardan sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde eleştiri ve bozma nedenleri dışında usuli bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Eleştiri; Sanık ...'un adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkasının bulunduğunun anlaşıldığı ve söz konusu bu sabıkanın sanık ...'e mahsus bölümde belirtildiğinin anlaşılması karşısında sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Suç vasfı yönünden; Sanıkların içinde bulunduğu araçla mağdurların bulunduğu olay yeri olan kahvehaneye gelip aracın kasasından tüfek ve tabanca ile kahvehaneye doğru ateş etmeleri neticesinde mağdur ... hakkında düzenlenen rapora göre yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta kemik çıkık veya kırığı olmadığının rapor edildiği, mağdur ... hakkında düzenlenen raporda şahsın yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücutta kemik kırığı olmadığının rapor edildiği, mağdur ... hakkında düzenlenen raporda yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, basit tıbbi müdahale giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının rapor edildiği, mağdur ...’un ateşli silah yaralanmasına maruz kalmadığı anlaşılmakla; atış sayısı, sanıkların eylemlerini herhangi bir engel hal bulunmaksızın sonlandırmaları, öldürme kastını ortaya koyan her türlü şüpheden uzak yeterli ve kesin bir delil bulunmaması karşısında, sanıkların kastının yoğunluğu, mağdurlardaki yaralanmaların niteliği birlikte değerlendirildiğinde mağdurlar ..., ... ve ...'e yönelik kasten yaralama ve mağdur ...'e yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından ceza tayini yerine suçların nitelendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüsten hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Tüm dosya kapsamına göre; dava dışı ... ve sanık ... arasında alacak meselesinin bulunduğu, ..., ... ve mağdur ...’un beraber oldukları vakitte sanıklar ... ve ...’in de grup olarak beraber oldukları, ... Mahallesi’nde tarafların birbiri ile karşılaşmalarının akabinde tartışmanın başladığı, tarafların kavga ettikleri ve olay yerinden ayrıldıkları ve husumetin bu şekilde başladığı, ... ve sanık ... arasında yaşanılan olayın büyümemesi ve kapatılması amacıyla iletişime geçildiği, 25.09.2022 tarihinde mağdur ..., ..., ...’ın aralarında bulunduğu kalabalık bir grup ile sanık ...’ın işlettiği tekel bayiye ellerinde tüfek ve tabanca ile gittikleri, tekel bayiinde sanık ... ve sanık ...’ın yeğeni Sametcan’ın bulunduğu, sanık ...’un gelenleri sakinleştirmeye çalıştırdığı ve bir süre sonra gelen grubun tekel bayiiden ayrıldığı, sanık ...’un yaşanılanları abisi sanık ...’a telefonla haberleşmek suretiyle anlattığı ve tekel bayiinin önünden ayrıldığı, sanık ...’ın olayı öğrenmesinin sonrasında mağdur ... ile iletişime geçtiği, taraflar arasında küfürleşmenin yaşandığı ve sanık ...’a iddianameye konu ... Mahallesi ... Caddesi No: .../İzmir adresinde bulunan ... Kıraathanesi’nin konumunun atıldığı, bu esnada sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve yanlarına sonradan dahil olan sanık ...’ın bulunduğu, sanık ...’ın atılan konuma gitmek için sanık ...’dan abisine ait olan ...plakalı aracı istediği,
aracın şoför koltuğuna sanık ...’un ve yanına ...’un oturduğu, kasa kısmına sanıklar ..., ... ve ...’in geçtikleri ve atılan konuma doğru gittikleri, kahvehaneye doğru aracın kasa bölümünde bulunan sanıklar tarafından ateş edilmeye başlandığı, ateşin kesilmesi ile olay yerinden kaçtıkları anlaşılan olayda, suçların işlenmesi sırasında sanıklar ..., ..., ... ve ...'in yanında durarak işlenmesini kolaylaştıran sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 39/2-c maddesi kapsamında sorumlu tutulması gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde asli fail olarak cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden; Sanığın UYAP üzerinden edinilen adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı halde, sanık ...'a ait tekerrüre esas sabıkasının sanık ...'e ... yazılarak sanık hakkında mükerrir olmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Takdiri indirim gerekçesi yönünden; Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... haklarında mahkumiyet kararı verilirken sanığın "yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları ve verilen cezanın geleceği üzerindeki olası ıslah edici etkisi nazara alınarak cezası TCK.62/1 maddesi gereğince indirime yer olmadığına" şeklinde kararlar verildiği, tekerrüre esas sabıkası olan sanıklar ... ve ... açısından 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince indirim yapılmaması isabetli kabul edilse de, gösterilen gerekçenin sonuç açısından çelişki yarattığı, olumlu gerekçe gösterilerek olumsuz karar verildiği, sanık ...'un ise tekerrüre esas herhangi bir sabıkasının olmadığı halde gösterilen olumlu gerekçeye rağmen 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesindeki lehe uygulamanın bu sanık yönünden de yapılmadığı anlaşılmakla; gerekçe ve uygulama arasında çelişki oluşturulması hukuka aykırı bulunmuştur.
.... KARAR Gerekçenin (A-B-C-D-E) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri suç vasfı, sanık ...'in mükerrir olmadığı, takdiri indirim gerekçesinin çelişkili olduğu sanık ...'in ise suçlara yardım eden olarak cezalandırılmaları gerektiği gerekçeleriyle yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2024/580 Esas, 2024/619 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık ...'in suça yardım eden olarak katıldığına, sanıklar hakkında belirlenen takdiri indirim gerekçesinde çelişki olduğuna, sanık ...'in mükerrir olmadığına yönelik oy birliğiyle, suçların vasıfları yönünden 5271 sayılı Kanun’un 229/3. maddesine göre yapılan oylama sonucuna göre oy çokluğuyla BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'in mağdurlara yönelik olarak gerçekleştirdikleri eylemlerini öldürmeye elverişli silahları kullanmış olmaları, silahların işleniş şekli, engel hal nedeniyle ölüm sonucunun gerçekleşmesi, ilk derece mahkemesinin kararında belirtilen nedenlerle sanıkların eylemlerinin öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandırılması yerinde olduğundan bozma yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.
KARŞI OY
Atılı davada uyuşmazlık konusu husus sanıklar hakkında mevcut olan suçun hangi vasfı kazanacağı yolundadır. İncelenen davada dava dışı ... ile ... arasında alacak meselesi olduğu, bu meselenin sanık ...'a söylendiği, dava taraflarının bu konuda bir gün önce görüştükleri, sanık ... ile dava dışı ...'ın yaptıkları görüşmede karşılıklı darp olayının gerçekleştiği ve mağdur tarafın sanık ...'ın işlettiği tekel bayisine silahlı olarak gelip tehdit ettikleri böylece aradaki gerginliğin daha da arttığı neticede sanıkların bir araya gelerek arkası açık bir kamyonete binip bir kısmında tabanca bir kısmında tüfek olacak şekilde mağdurların bulunduğu kahvenin önüne gelerek kahvehaneye doğru ateş ettikleri husumetin tarafı olmayan kişilerin de yaralandığı, mağdur ...'in sol uyluğuna gelen saçmalar nedeniyle hayati tehlike geçirdiği diğer mağdurların saçmalarla TCK 86/1 madde kapsamında olacak şekilde yaralandığı anlaşılmaktadır.
Alacak verecek temelli olan uyuşmazlıkta devam eden gerginlik sonucunda sanıklar kahvehaneye gözdağı vermek maksatlı gelip belli hedefleri de gözetmeksizin tabiri caiz ise karşıdaki alana doğru ateş edip yine hızlıca uzaklaşmışlardır. Tüm dosya kapsamına göre bu eylemin TCK 106 madde delaletiyle TCK 86 madde kapsamında değerlendirilmesi gerekir iken suç vasfının doğrudan kast ile yaralama veya öldürmeye teşebbüs olarak vasıflandıran Sayın heyet görüşüne katılmıyoruz.