Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5182 E. 2026/4576 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5182
- Karar No
- 2026/4576
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/18 E., 2025/678 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2024 tarihli ve 2023/348 Esas, 2024/315 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında katılana karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-f, 35/2, 58... . maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/18 Esas, 2025/678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığa üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ve müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik inceleme ve araştırma bulunduğuna, kararın gerekçe içermediğine, savunma hakkının, silahların eşitliği ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, suç vasfında hata bulunduğuna, gerekçe belirtilmeksizin takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesinin hatalı olduğuna, sanığın savunmalarının aksini gösterir delil bulunmadığına, öldürmeye yönelik herhangi bir eyleminin, öldürme veya yaralama kastının bulunmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın kaza sonucu yaralandığına, sanığın katılanı ittiğine ve atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, dosya tekemmül ettirilerek karar verildiğinden eksik incelemenin bulunmadığı, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin, savunma hakkının, silahların eşitliği ilkesinin ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, katılanın olay öncesi bulunduğu pencere ile zemin arası mesafe, katılandaki yaraların yeri ve niteliği, olayın gerçekleşme şekli birlikte değerlendirildiğinde eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanığın eylemi ile katılanın yaralanması arasında illiyet bağının bulunduğu, yasal ve yeterli gerekçe ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın katılanı bir süre yumruk ve tekme atmak suretiyle darp ettiği, darp edilen katılanın yatak odası pencere kenarına giderek açık olan pencereden "imdat, kurtarın beni" şeklinde sözlerle çığlık attığı, sanığın katılanın yanına gittiği, katılana yumruk atmak suretiyle katılanı susturmaya çalıştığı, yaşanan
arbede sırasında ise katılanı camdan itmek suretiyle düşürdüğü, sanığın eylemi sebebiyle katılanda pnömosefali, sağ frontal sinüs ve nazal kemik kırıkları oluştuğu, bu şekilde sanığın katılanı hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, katılanda oluşan kırığın hayat fonksiyonlarını Orta (3) derecede etkileyecek ve yüzde sabit iz oluşturacak şekilde yaraladığı kabul edilen olayda, teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul ve azami sınır arasında bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 16 yıl hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi "teşebbüsün derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.04.2025 tarihli ve 2025/18 Esas, 2025/678 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.