Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/8510 E. 2026/4522 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8510
- Karar No
- 2026/4522
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/600 E., 2025/1131 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ 1.İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2025 tarihli ve 2018/473 Esas, 2025/116 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdurlar ... ve ...’a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ayrı ayrı iki kez 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1, 81/1, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.09.2025 tarihli ve 2025/600 Esas, 2025/1131 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca "mağdur ...'ın yaralanmasına göre sanıklar hakkında eksik ceza tayini hususunun eleştirilmesi suretiyle" esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; sanıkların suça katılmadıklarına, iştirak iradeleri bulunmadığına, ceza miktarına, haksız tahrike, zamanaşımının dolduğuna, eksik incelemeye, hukuki dinlenilme hakkı ve etkin savunma hakkının ihlal edildiğine, suç vasfına ilişkindir.
III.GEREKÇE 1.Tarafların akraba olup aralarında ailevi meselelerden anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sanık ...'un mahallede aracıyla seyir halinde bulunduğu sırada ...'nın sokakta oynayan çocuğuna aracıyla hafif bir şekilde çarptığı, çocuğun ailesinin evin önünde sürücü olan sanık ... ile tartışmaya başladığı, sanık ...'ın babası sanık ...'un olayı haber alıp olay yerine geldiği, peşinden diğer sanık ... ile en son sanık ...'ın olay yerine geldikleri, tartışmanın başında karşılıklı yaralananlar olduğu, sanık ...'ın kardeşleri ve babasının kavgaya katıldığını duyup olay yerine gelmesi ile bıçakla karşı tarafa saldırdığı, olayda ...'nın sırt kısmından aldığı bıçak yarası nedeniyle hayati tehlike meydana gelecek şekilde, ...'nın bel bölgesinden aldığı bıçak yarası nedeniyle dalak alınması nedeniyle işlev yitirilmesi ve iç organ yaralanması nedeniyle hayati tehlike meydana gelecek şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.
2.Çok taraflı ve aşamalı şekilde gerçekleşen olayda; babası ve kardeşlerinin tartıştığını duyup olay yerine gelen sanık ...'ın mağdurlar ... ve ...'ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerini diğer sanıklardan bağımsız gerçekleştirdiği, diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine iştirak ettiklerine veya bu eylemlere yardımda bulunduklarına dair delil bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Sanık ...'ın babası ... ile abisi ...'ın darp edildiğini duyması üzerine olay yerine gittiğinde elinde bıçakla karşı tarafa saldırması, bu hususun olay yerine gelen kolluk güçleri tarafından tutulan 09.10.2011 tarihli tutanakta "sanık ...'ın olay yerinde ...'yı bıçakladığı, ayrıca daha önce bıçaklanmış halde ... ve ...'nın yerde yattıkları" şeklinde kayıt altına alınması, tek bıçak darbesi ile yaralanan mağdurların kendilerini kimin bıçakladığı konusunda bilgi vermemesi, olayın başkaca tanığının bulunmaması, olayda sanık ... dışında başkaca bıçak kullanan kimse tespit edilememesi ve olayda bir adet bıçak ele geçmesi nedeniyle; sanık ...'ın babası ve kardeşlerinin olay yerinde darp edilmiş olmasının verdiği etki ile ani gelişen kastla kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerini gerçekleştirdiği, sanık ...'dan bağımsız eylemleri bulunan diğer sanıklar ..., ... ve ...'ın kasten öldürmeye teşebbüs eylemlerine katıldıklarına dair delil bulunmadığı, sanık ...'ın mağdurlar ... ve ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs, diğer sanıklar ..., ... ve ...ın mağdurlar ... ve ...'a yönelik (bıçaklanma dışındaki yaralanmaları yönünden) kasten yaralama suçundan sorumlu tutulmaları gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
5.Sanık ...'ın eylemi sonucu katılanın mağdur ...'ın "sol lomber bölgesinde meydana gelen kesici delici alet yaralanması sonucu, akciğerde pnömotoraks, dalak yaralanması nedeniyle dalak alınması, neticesinde hayati tehlike ve işlev yitirilmesi meydana gelecek şekilde" yaralandığı olayda, sanık ... hakkında teşebbüs nedeniyle dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi gereği yapılan uygulama sırasında, yaralanmanın niteliği, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul ile azami sınır arasında bir ceza tayini yerine, yazılı şekilde 12 yıl hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanık ... hakkında eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
6.Tüm sanıklar yönünden; taraf beyanları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre çok taraflı ve karşılıklı gerçekleşen olayda ilk haksız hareketin kimden geldiğinin belirlenememesi nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas - 367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararları gereğince şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine yorumlanması ile 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (1/4) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan (4), (5) ve (6) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2025 tarihli ve 2025/600 Esas, 2025/1131 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi gereği sanık ... hakkında ...'a yönelik eyleminde kazanılmış haklarının dikkate alınmasına,
Bozma nedenine göre sanıklar ... ve ...'un derhal TAHLİYELERİNE, Sanık ... hakkında verilen yakalama kararının KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.