Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2024/5681 E. 2026/4569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5681
- Karar No
- 2026/4569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2059 E., 2024/1575 K. SUÇLAR : Kasten öldürme, nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.04.2024 tarihli ve 2024/71 Esas, 2024/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81, 53. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.06.2024 tarihli ve 2024/2059 Esas, 2024/1575 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, yağma suçundan ceza verilmesi gerektiğine, 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, takdiri indirime ilişkindir.
III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, kasten öldürme suçu yönünden eylemin sanık tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Olay günü arkadaş olan Afganistan uyruklu maktul ..., tanık ... ve tanık ... yolda yürüdükleri sırada arkalarından gelen sanık ...'nin maktul ve tanıkların arkasından ısrarla "..." diye seslendiği, sanığın maktulden telefonunu istediği, maktul telefonu vermek istemeyince sanığın ve bu söylemini üç dört kez tekrarladığı maktulün buna rağmen telefonu vermemesi üzerine elindeki bıçağı maktulün göğüs kısmına bir kez sapladığı, maktulün yere düşmesinin ardından sanığın olay yerinden kaçtığı, maktulün de aldığı bıçak darbesiyle hayatını kaybettiği olayda; olayın görgü tanığı, maktulün arkadaşı olan ... soruşturma aşamasında alınan ifadesinde sanığın maktulden telefonunu istediğini, maktulün vermek istemediğini, bunun üzerine sinirlenen sanığın cebinden bıçak çıkarıp maktulün göğüs kısmına vurduğunu, Savcılık aşamasında verdiği ifadede sanığın maktule 3-4 kez telefonun var mı, telefonunu versene şeklinde sözler söylediğini, maktulün telefonum yok diyerek vermediğini, sanığın montunun iç cebinden ya da kemerinden çıkardığı bıçağı maktulün göğsüne sapladığını söylediği, kovuşturma aşamasında verdiği ifadede sanığın maktulün yanına vararak ondan telefonunu istediğini, maktulün telefonunu vermek istemediğini, iki ya da üç defa bu şekilde şahıs maktulden telefonu istediğini, bu sırada yüksek sesle konuşma olduğunu, ancak konuşmanın içeriği Türkçe olduğu için ne konuşulduğunu hatırlamadığını, sanıkla maktul tam göğüs göğüse oldukları sırada sanığın bir anda belindeki bıçağı çıkararak maktule savurduğunu söylediği, soruşturma aşamasında verdiği ifadeleri de doğruladığı, diğer tanık ...'nın beyanlarından maktulün yaralanma anını görmediği, ancak olayın gördüğü kısmını anlattığı ve bu beyanların tanık ...'nin beyanlarını
destekler mahiyette olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle sanığın eylemlerinin gece vakti, silahla yağmaya teşebbüs ve nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçlarını oluşturduğu, maktulün sanığın defaatle istediği telefonu vermemesi üzerine, yağma suçunu işleyememekten duyduğu infialle hareket ederek maktulü öldürdüğü anlaşılmakla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 82/1-i maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun'un 81. maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması ve nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan da 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-h, 35. maddeleri uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken sanığın tanıklarca destenlenmeyen soyut beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği ve kasten öldürme suçu bakımından suç vasfı yönlerinden yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 05.06.2024 tarihli ve 2024/2059 Esas, 2024/1575 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, kısmen değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.