Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36304 E. 2026/7764 K. – Hizmet Nedeniyl
Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36304
- Karar No
- 2026/7764
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/635 E. 2020/311 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve...'a karşı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Bozma üzerine yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden temin edilen nüfus kaydına göre hükümden sonra 27.11.2025 tarihinde öldüğü anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, III. Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Karşı Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Kuyumcu olan sanık ... ve sanık ...'nin yaklaşık 30 yıldır katılanı tanıdığı, katılana gelerek elimizde nakit para yok yardımcı ol dedikleri, katılanın sanıkları kıramayarak bir ay sonra ödenmesi için sanıklara 70.000 TL para verdiği, bir ay sonra katılanın parayı istemesi üzerine sanıkların ellerinde para olmadığını söyleyerek katılana 70.000 bedelli senet verdikleri, senedin gününde ödenmemesi ve katılanın sanıklara ulaşamaması nedeniyle sanıklar hakkında icra takibi başlattığı iddia olunan olayda; sanıkların katılanın denetim imkanını ortadan kaldırmadığı, sanıklar ile katılan arasında herhangi bir hizmet ilişkisinin bulunmadığı taraflar arasındaki ilişkinin hukuki itilaf niteliğinde olduğu, sanıklara atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.