Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3751 E. 2026/4561 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3751
- Karar No
- 2026/4561
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/331 E., 2025/452 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli ve 2022/226 Esas, 2023/445 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında katılan ...'a kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53, 58. maddeleri gereğince 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Sanık ... hakkında katılan ...'a kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53, 58. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 3. Sanık ... hakkında katılan ...'a kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 53. maddeleri gereğince 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.03.2025 tarihli ve 2024/331 Esas, 2025/452 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, 2. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, takdiri indirime, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, suç vasfına, fazla ceza tayinine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma haklarına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, haksız tahrik koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suç vasfı yönünden; Tüm dosya içeriğine göre; olaydan önce birbirlerini tanımayan ve aralarında husumet bulunmayan taraflar arasında başlayan tartışmanın kavgaya dönüşmesi neticesinde sanık ...'ın diğer sanıklar ... ve ...'ın yardımıyla katılanı bıçakladığı, katılanın alınan adli rapora göre sol meme başı altında 1 (bir) adet ve batın sol üst kadranda 1 (bir) adet olmak üzere toplamda 2 (iki) adet kesici
delici alet yarası ile biri hayati tehlikeye neden olacak biri basit tıbbi müdahale giderilebilir şekilde yaralandığı, sanıkların eylemlerine kendiliğinden son vererek olay yerinden ayrıldıkları anlaşılan olayda sanıkların ortaya çıkan kastının yaralama olduğu anlaşılmakla kasten yaralama suçundan temel cezanın üst sınıra yakın şekilde tayini suretiyle hükümler kurulması yerine yazılı şekilde suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ... ve ...'un suça iştirak düzeyleri yönünden; Sanıklar ... ve ...'un, sanık ...'ın katılan ...'ye yönelik eylemi üzerinde 5237 sayılı Kanun'un 37. maddesi anlamında etkin bir şekilde hakimiyet kurmak suretiyle katıldıklarına dair somut bir delil bulunmadığı ancak diğer sanık ...'ın katılana yönelik eylemi işlediği sırada sanığın yanında, arbede sırasında orada bulunarak suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle sanık ...'ın eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39/2.c maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları nazara alınarak sanıklar Baran ve Harun hakkında yardım eden sıfatıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR Gerekçenin (B ve C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri suç vasfı ve suça iştirak düzeyi yönlerinden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 19.03.2025 tarihli ve 2024/331 Esas, 2025/452 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, sayın Üye ...'in suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olduğuna yönelen karşı oyu ve oy çokluğuyla, diğer yönlerden oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Katılanın yaralanması ile ilgili alınan ... İhtisas Kurulunun 24.07.2023 tarihli raporuna göre; müşteki ...de sol meme başı altında 1 (bir) adet ve batın sol üst kadranda 1 (bir) adet olmak üzere toplamda 2 (iki) adet kesici delici alet yarası tanımlandığı, batın sol üst kadranda tanımlanan, batına nafiz olan, ince barsak serozasında lezyona neden olan kesici delici alet yaralanmasının, kişinin yaşamını
tehlikeye sokan bir durum olduğu, etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol meme başı altında tanımlanan, yumuşak doku lezyonuna neden olan kesici delici alet yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu anlaşıldığından; sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, katılan hakkında düzenlenen rapora göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği ve şiddeti birlikte değerlendirildiğinde, olay nedeniyle katılanın ölmesi halinde, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme sebebiyet vermek değil, kasten insan öldürme olarak vasıflandırılmasının gerekmesi karşısında, sanıkların eylemlerinin yaralama olarak vasıflandırılmasına dair sayın çoğunluk kararına katılmamaktayım.