İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/998 E. 2026/896 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/998
Karar No
2026/896
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/998 Esas KARAR NO : 2026/896

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2026 KARAR TARİHİ : 08/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe konu faturanın 29.05.2025 tarihli 4.044.834,00 TL lık olduğunu, davalı borçlunun borca itirazı üzerine icra müdürlüğünce takip durdurulduğunu, davalı tarafın borcu ödememe amacı ile bu defa kötü niyetli olarak kesmiş olduğu faturalara karşılık bu defa her bir faturanın kesilmesinden sonra 5-4-3-2 ay sonrasında 10.11.2025 tarihinde tüm bu fatura tutarları karşılığı olarak iade faturası kesip göndermiş oldukları, iade faturalarının ... 9. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numarası ile kabul edilmediği belirtilerek muhasebe kaydına alınmadığı, mış aynı zamanda fatura bedellerinin ödenmesinin ihtar olunduğunu, davalı borçlunun, müvekkilinin belki görmez sekiz günü geçirir ümidi ile yeniden ikinci kez aynı şekilde iade faturası göndermeleri üzerine, bu defa .. 9.Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ikinci kez gönderilen iade faturalarının şirket tarafından kabul edilmediğini, aynı şekilde iade fatura kesilip gönderilmesi halinde şirket tarafından artık ihtar ve bildirimde bulunulmayacağı İhtarnamesi gönderildiğini, davalı hakkında başlatılan icra takibine karşı yapılan borca itirazın haksız ve mesnetsiz olması sebebi ile itirazın iptali ile takibin devamına, ticari defterinde kayıtlı bulunan fatura nedeni ile alacağın likit alacak olarak kabulü ile asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinde haksız olduğunu, takibe konu faturaların müvekkili tarafından iade edildiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını, salt fatura düzenlenmesinin alacağın var olduğu anlamı taşımadığını, faturalara konu ürünlerin teslim edilmediğini, defter kayıtlarında müvekkil şirketin herhangi bir borcu olmadığının anlaşılacağını, ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın yerinde olduğunun tespitine davanın reddine, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacı şirketten alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyası, fatura sureti, vergi kayıtları, Ba-Bs formları, tarafların ticari defter ve belgeleri, muavin defter dökümleri, iade faturasına karşı ... 9. Noterliğinin.. tarihli ... YN ihtarnamesi, bilirkişi raporları celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, ticari satıma dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası celp edilip incelendiğinde, takip alacaklısının davacı ... Ltd. Şti., takip borçlusunun davalı ...Ltd. Şti. olduğu, davacının 4.044.834,00 TL Asıl Alacak ve 840.335,82 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 4.885.189,82 TL alacak üzerinden davalı hakkında ilamsız icra takibinde bulunduğu, borca itiraz üzerine takibin durdurulduğu, davacının duran takibe devam edilmesi amacıyla İİK m.67/1 uyarınca bir yıllık hak düşürücü süre içinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davacı, takibe konu faturadaki malların davalı tarafa teslim edildiğini ancak davalının fatura bedelini ödemediğini ileri sürmektedir. Davalı, takibe konu faturanın ticari deftere kaydedildiğini ancak bu durumun alacağın varlığını ispatlamadığını, faturada belirtilen malların teslim edilmediğini, iade faturası düzenlendiğini söyleyerek borcunun bulunmadığını savunmuştur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ...E. ... K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere, takibe ve davaya konu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması veya davalının bağlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü zorunludur. (Yargıtay 19.HD....E. ...K. sayılı ilamında açıklandığı üzere "davalı, davaya dayanak faturaya ilişkin beyanname vermekle malları teslim almış sayılacağı değerlendirilmelidir. "Aynı yönde bakınız. Yargıtay 19.HD....E...K.; Yargıtay 19.HD. ...E. ... K.). Tarafların BA-BS formları celp edilmiştir. Davalının İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğünden temin edilen BA formlarında davacı tarafından düzenlenen dava konusu faturanın dönem formlarında kayıtlara alınması için Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiği / beyan edildiği belirlenmiştir. Ayrıca, tarafların BA-BS formlarında mutabakat mevcut olup, karşılıklı olarak birbirini teyit etmektedir. Davalı cevap dilekçesi ile birlikte faturanın, ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğunu bizatihi kendisi beyan ve ikrar etmiştir. Nitekim, faturanın davalının ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olduğu davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan mali inceleme sonucunda tespit edilmiştir. O halde, takibe konu faturadaki malların davalıya teslim edildiğinin kabulü zorunlu olup, davalının malların teslim edilmediği savunması yerinde görülmemiştir. Zira, basiretli hiçbir tacir, kendisine teslim olunmayan bir malın bedelini - karşı tarafın faturasını kendi ticari defterine alacak olarak kaydetmez. Kaldı ki, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterler sahipleri aleyhine kesin delil teşkil ederler (HMK m.222/4). Taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, dava konusu edilen faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının yasal süre içinde faturaya karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı, dava konusu edilen faturanın davalı tarafça kendi ticari defter ve belgelerine işlendiği, az yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere faturaya konu malın davalı tarafa verildiği noktalarında ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık, davalının iade faturalarının borcu sona erdirip erdirmediği noktasındadır. Davalı taraf, dava konusu...tarihli .. numaralı 4.044.834.00 TL bedelli faturaya karşı 10/11/2025 tarihli ... numaralı İADE FATURASI düzenlemiştir. Bahse konu iade faturası, dava konusu edilen faturadan 6 ay sonra düzenlenmiş olup, davacı yasal süre içinde Kartal 9. Noterliğinin 18/11/2025 tarihli ihtarnamesi ile iade faturasını ve içeriğini kabul etmediğini bildirerek davalı tarafa aynen iade etmiş, iade faturasını kayıtlarına almamıştır. İade faturası düzenleyen davalı tarafın; iade faturasına konu malları geri teslim ettiğini ispatlamakla yükümlüdür. Bu hususta, TMK 6. ve HMK 190.maddeleri uyarınca ispat külfeti davalı üzerindedir. Nitekim, davalı tarafından düzenlenen iade faturasına karşı davacı taraf yasal süre içinde itiraz etmiş ve noter kanalıyla iade faturasını aynen iade ederek kayıtlarına işlememiştir. Şu halde muhasebesel yönden / kayden dahi benimsenmeyen iade faturası hakkında ispat yükü davalıya aittir (YARGITAY 19. HD. ... E. ... K; YARGITAY 19. HD.... E. ...K.) Hemen belirtmek gerekir ki, iade faturasına konu alacak tutarı nazara alındığında, HMK 200. vd. maddeleri uyarınca somut olay bakımından senetle ispat kuralı geçerli olup, HMK 202. maddesindeki yazılı delil başlangıcı ve HMK 203. maddesindeki senetle ispat kuralanın istisnaları da bulunmadığından ve ayrıca davacı tarafça muvafakat verilmediğinden tanıkla ispat mümkün değildir. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılmıştır. Mali bilirkişi tarafından sunulan raporda belirtildiği üzere, hem davacının hem de davalının ticari defter ve belgelerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının yaptırıldığı, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ve davalı lehine delil olma vasfını taşıdığı, takibe konu faturanın hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takibe konu fatura sebebiyle davacının kendi defter kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 4.044.834,00 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defter kayıtlarına göre ise takibe konu fatura sebebiyle davacıya borçlu gözükmediği, defterler arasındaki farklılığın davalının düzenlediği iade faturalarından kaynaklandığı, ancak iade faturalarının yalnızca davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının yasal süre içinde iade faturalarına noter marifeti ile itiraz etmesi ve iade faturalarının kabul etmemesi sebebi ile davacının ticari defterlerinde iade faturalarının kayıtlı olmadığı, bu itibarla davacının iade faturasını kabul etmediği, ticari defter ve belgelerine işlemediği ve noter marifeti ile davalı tarafa aynen iade ettiği, iade faturasının altı ay sonra düzenlendiği, iade edilen mal veya ürün bulunmadığı, iade faturasının davalının borcunun sona erdirmediği, davacının dava konusu fatura sebebiyle davalı taraftan 4.044.834 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı taraf iade faturası ile borcunun sona erdiğini ticari defter ve belgeler ile ispat edememiştir. Davacının ticari defter ve belgelerinde, iade faturalarına ilişkin davalı lehine muhasebesel yönden dahi herhangi bir lehe kayıt mevcut değildir. İade faturası, muhasebesel açıdan dahi benimsenmemiştir. Davalı taraf, iade faturasına konu malları geri teslim ettiğini yazılı delillerle ispatlayamamıştır. Bu çerçevede, davalının tek taraflı şekilde borcu sona erdirmek ve kayden borcu sıfırlamak adına kestiği iade faturalarının borcu gerçekten sona erdirmediği sonucuna varılmıştır. Bu aşamada belirtmek gerekir ki, davalı tarafça sunulan uzman mütalaasında uyuşmazlık konusu ile ilgisi bulunmayan açıklamalar yapıldığı, iade faturasının süresinde olup olmadığı ve ispat külfetinin nasıl olması gerektiği, somut olay özellinde dahi açıklanmadığı, faturanın defterlere kaydedilmesi kabul edilmekle birlikte malın teslim edilmediği ve davacının alacaklı kabul edilemeyeceği sonucuna nasıl varıldığının izah edilmediği, TTK m.21 ve HMK m.222 çerçevesinde yasal gerektirici sebepler yönünden hiçbir açıklama bulunmadığı, mütalaayı veren medeni hukuk ve finansman öğretim üyesinin uyuşmazlık bakımından uzmanlıklarının da yetersiz olması karşısında gerekçesiz, dayanaksız, denetime elverişsiz, bilimsellik içermeyen davalı tarafın sunduğu uzman mütalaasına itibar edilmemiştir. Mali bilirkişi raporunda, TTK m.1530 hükmüne dayanarak takip öncesi işlemiş faiz hesaplamış ise de, takibe konu fatura alacağının satım sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK m.1530 hükmünün satım sözleşmelerinde uygulanma imkanı bulunmadığı, dolayısıyla TTK m.1530 hükmüne dayanılarak yapılan takip öncesi işlemiş faiz hesaplamasının isabetli ve doğru olmadığı, somut olayda işlemiş faize hükmedilebilmesi için davalının icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmesi gerektiği, nitekim muaccel bir borcun borçlusunun ancak alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği, dosya içerisinde takip öncesinde borçlunun temerrüte düşürüldüğüne yönelik herhangi bir delil ibraz edilmediği, bu itibarla dava konusu fatura alacağı yönünden takip öncesi temerrüt bulunmadığından davalının icra takibiyle birlikte temerrüte düştüğü, davacının işlemiş faiz talep edemeyeceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalının ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 4.044.834,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına, davacının fazlaya ilişkin ((işlemiş faiz)) talebinin reddine, ayrıca faturaya dayalı alacak likit ve muayyen olduğundan İİK 67/2. maddesindeki yasal koşulların bulunduğu anlaşılmakla davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 1-Davalının ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 4.044.834,00 TL Asıl Alacak üzerinden takip talebinde gösterilen şartlarla DEVAMINA, davacının fazlaya ilişkin ((işlemiş faiz)) talebinin REDDİNE, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, hükmedilen asıl alacağın (4.044.834,00 TL ) %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 276.302,61 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 59.000,88 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 217.301,73 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 59.000,88 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yargılama nedeniyle yapılan 230,00 TL posta ücreti, 20.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 20.230,00 TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 16.750,01 Tl.sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 558.931,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 132.053,37 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin tarafların haklılık durumu nazara alınarak; a) 3.808,70 TL.sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) 791,30 TL.sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/998, K. 2026/896, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-998-e-2026-896-k-f57e6ffd82c6