İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/92 E. 2026/744 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/92
Karar No
2026/744
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/92 KARAR NO : 2026/744

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin imalat faaliyetiyle iştigal ettiğini, davalı şirkete farklı tarihlerde ... satışı yapıldığını, satılan ürünlere ilişkin fatura ve irsaliyelerin düzenlenerek malların davalıya teslim edildiğini, ancak davalının ticari ilişkiden kaynaklanan ... TL bakiye borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; İİK'nun 67. Maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası incelenmesinde; alacaklının ... şirketi borçlunun ... Şti olduğu, cari hesaba ilişkin olarak ... TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya ... günü tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin ... tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Dava, bir yıllık yasal sürede açılmıştır. İİK 67.madde uyarınca itirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat yükü davacı alacaklıdadır. Ticari defterlerini sunmak üzere, duruşmada hazır bulunan davacıya tefhim ile duruşmada hazır olmayan davalıya ise çıkartılan tebligat ile defter ve belgeleri ibraz etmemenin yasal sonuçları, yani usulüne uygun tutulduğu takdirde karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Davalı taraf ticari defterlerini sunmadığı gibi bulunduğu yeri de bildirmemiş, davacı vekilinin ise ticari defterlerinin bulunduğunu yeri bildirmesi üzerine mali müşavir bilirkişi aracılığı ile defterlerin incelenmesine karar verilmiştir. Bilirkişi ... tarihli kök raporunda özetle; -Davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yaptırılmış olduğu ve usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. -Davacının incelemeye ibraz edilen 2024 yılına ait elektronik ortamda tutulan Yevmiye ve Kebir defterleri le Envanter defterinin yasal süresi içerisinde GİB'na gönderildiği ve beratlarının oluşturulduğu TTK ve VUK hükümleri uyarınca tutulmuştur. -Dava konusu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının ilgili faturaya ilişkin ödeme yapmadığı, faturanın davacı defter kayıtlarında yer aldığı, e-faturaların ... ticari fatura olduğu, ticari fatura olduğu için davalı tarafça e-fatura sistemi üzerinden 7 gün içerisinde kolaylıkla red imkanı olduğu ancak reddedildiğine ya da faturaya davalı tarafça itiraz edildiğine dair belge bulunmadığı, vergi dairesi tarafından gönderilen belgelerden davacı tarafça dava konusu faturaların vergi dairesine bildiriminin yapıldığı tespit edilmiştir. -Davacının kayıtlarında davalı ... alıcılar hesabında takip edildiği ve mezkur hesapta davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğunun tespit edilmiştir. Dosyanın önceki bilirkişiye tevdi ile davalı vekilinin itirazı değerlendirilmek suretiyle ek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi ... tarihli raporunda özetle kök rapordaki görüşlerinde değişiklik olmadığı hususlarında görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Fatura tek başına bir sözleşme olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğindedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığı öncelikle temel borç ilişkisinin varlığına bağlıdır. Faturayı tanzim eden ve tanzim alan arasında böyle bir borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki sonuç doğurması da söz konusu olmayacaktır. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı). Kural olarak sözleşmeye konu mal veya hizmeti sözleşmeye uygun olarak yapıp teslim ettiğini ispat külfeti davacıya aittir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK 222. maddesine göre, "1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir. Yargıtay 6. HD'nin 26.12.2024 tarihli 2023/1909E. 2024/5226 K. sayılı ilamında; "Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması ise birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse ise, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir." İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/678 Esas 2024/692 Karar sayılı ilamında; "....Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/5. maddesi uyarınca taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticarî defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. Bu hüküm, taraflardan birinin ileri sürdüğü hususun ispatında münhasıran karşı tarafın defterlerine delil olarak dayandığı hâllerde uygulanacaktır. Ayrıca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafça bedeli ödenmediği iddia olunan dava ve icra takibine konu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ileri sürülerek anılan hususların ispatı için diğer deliller yanında her iki tarafın ticarî defterlerine dayanılmıştır. Davacının ticarî defterleri üzerinde gerçekleştirilen bilirkişi incelemesi sonucu dosya arasına alınan ... tarihli raporda; davacının ticarî defterlerine göre ... TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Öte yandan davalının ticarî defterlerinin ibrazı istenmiş olmakla birlikte davalı tarafından ticarî defterler ibraz edilmemiştir. Ancak, davalı tarafa gönderilen tebligatta, ticarî defterlerin ibraz edilmemesi hâlinde HMK’nın 220/3.maddesi gereğince ortaya çıkacak sonuçlar usulünce ihtar edilmemiştir. Davacı tarafça davalının ticari defterlerine delil olarak dayanılmakla beraber ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen de karar verebileceğine ilişkin Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi hükmü gereğince davalının ticari defterlerinin incelenmesi gerekir. Davalı tarafça mazeretsiz olarak ticari defterlerin ibrazından kaçınılması halinde davacı tarafın kayıtlarına göre karar verilebilecektir." şeklinde karar vermiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; Davacı tarafından davalıya mal satılarak takibe konu cari hesap alacağının oluştuğu, icra takibinin ise asıl alacak olarak ... TL cari hesap alacağı olarak başlatıldığı ve bu tutarın ödenmediğinin iddia edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından cari hesap alacağı olarak takip başlatıldığı, her iki tarafa da ticari defterlerini sunmak ya da yerini bildirmek üzere usulüne uygun ihtarat yapıldığı, davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı ve yerini de bildirmediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının defter kayıtları uyarınca davacı tarafından faturalara konu mal satımının ve teslimin gerçekleştirildiği ancak bedelinin ödenmediği kanaatine varılarak davacının, davalı taraftan ... TL alacağı bulunduğu, başlatılan takibe yapılan itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın talep ettiği icra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 esas, 2016/10949 karar sayılı ilamında, "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği..." şeklinde belirtildiği üzere, hükmolunan alacağın %20'si oranında davacının inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile ... TL asıl alacak üzerinden takibin aynen DEVAMINA, 2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si tutarındaki ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken ...-TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL'nin mahsubu ile, bakiye ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan davetiye, posta masrafı, bilirkişi ücreti gideri, başvurma harcı vb. yargılama gideri toplamı ...-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair, e- duruşma talep eden davacı vekili ... ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili ... ...'nin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/92, K. 2026/744, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-92-e-2026-744-k-a9c11a1d9dbe