İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/953 E. 2026/675 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/953
Karar No
2026/675
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/953 Esas KARAR NO : 2026/675

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Org. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 20.02.2017 tarihinde akdedilen protokol uyarınca davacının ilan yayınlama edimini üstlendiğini, davalının ise hizmet bedeli ödemeyi kabul ettiğini, ... dergisinin 260 ile 271 arasındaki 12 sayısında ilanların yayınlandığını ve faturaların tanzim edildiğini, ancak davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alacağın tahsili amacıyla 18.07.2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... E. (2020/... E. ) sayılı, 14.10.2017 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2017/... E. (2020/... E. ) sayılı ve 15.01.2018 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2018/... E. sayılı icra takiplerinin başlatıldığını, davalının bu takiplere haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, İstanbul ...Bürosu'nun ...numaralı dosyasında 08.12.2025 tarihinde anlaşmaya varılamadığını, TTK 21/2. maddesi gereği faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediğini, bazı faturaların tebliğ alındığını bazılarının ise bilerek alınmadığını, tarafların tacir olması sebebiyle ticari işlerde avans faizi uygulanması gerektiğini, alacağın likit ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu belirterek davalının icra dosyalarına yaptığı haksız itirazların iptaline, takibin avans faizi üzerinden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile müvekkili şirket arasında 20/02/2017 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca reklam hizmeti verilmesinin kararlaştırıldığını, davacının ödenmediğini iddia ettiği faturalara dayalı olarak başlattığı icra takibine haklı gerekçelerle itiraz edildiğini, davacının sözleşmeye aykırı şekilde reklam içeriklerinde müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında farklı adres bilgileri kullandığını, bu durumun müşterilerin yanıltılmasına ve ticari itibarın zedelenmesine yol açtığını, söz konusu eylemin Türk Borçlar Kanunu kapsamında ayıplı ve gereği gibi ifa etmeme niteliği taşıdığını, ayıplı hizmet sunan tarafın bedel talep etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ifa engeli defi ileri sürerek ödeme yapmaktan imtina ettiğini, davacı tarafından gönderilen faturaların sözleşmeye aykırı hizmete dayanması sebebiyle posta yoluyla iade edildiğini, bu faturaların müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarına işlenmediğini ve BA-BS formlarına dahil edilmediğini, Yargıtay içtihatları uyarınca iade edilen faturaların alacağın kabul edildiği anlamına gelmediğini, davacının hizmetin ayıpsız olduğunu ispat yükünü yerine getirmediğini, dava dilekçesinde iddiaları destekleyen somut bir delil sunulmadığını, alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkâr tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın esastan reddine, icra inkâr tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları,...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacı ve davalı şirketin 2017-2025 yıllarına ait karşılaştırmalı BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı, 20/02/2017 tarihli protokol, faturalar, faturaların tebligat parçaları, "Elektrik Dünyası" adlı derginin 263-269 sayılarının kapak görselleri, dergi künyeleri ve davalı şirketin reklamlarını içerir fotoğraflar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğüne ait 2020/... Esas, .... İcra Müdürlüğüne ait 2020/... Esas ve .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyalarına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 20/02/2017 tarihli protokol doğrultusunda davalı şirkete ait yayının yayınlanmasını üstlendiğini, verilen hizmet karşılığında düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, ödeme yapılmadığından borcun ödenmesi için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşmeye aykırı davrandığını, davacının ayıplı ifada bulunduğunu, bu sebeple davacı tarafından düzenlenen faturaların kabul edilmediğini, iade edildiğini, davacı ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davaya konu icra takibinde belirtilen borcun bulunmadığını, düzenlenen faturaların alacağı tek başına kanıtlamayacağını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 27/11/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.593,00-TL asıl alacak, 31,35-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.624,35-TL borcun ödenmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 531,00-TL asıl alacak, 6,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 537,24-TL borcun ödenmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.593,00-TL asıl alacak, 31,78-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.624,78-TL borcun ödenmesi amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Pazarlama ve Reklamcılık Konusnuda Uzman Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından 30/07/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi heyet raporuna göre; "Dava konusu, davacı ... Org. San. ve Tic, Ltd. Şti. ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 20.02.2017 tarihli protokol kapsamında davacı tarafından davalıya ait ilanların Elektrik Dünyası dergisinde yayımlandığı iddiasıyla düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/24113 E., .... İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. ve .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. Sayılı dosyaları üzerinden başlatılan icra takiplerine davalı tarafından yapılan itirazların iptali, takiplerin avans faiziyle devamı ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu, Davacı defterlerini, 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M 182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2017, 2018, 2019 yıllarına ait yevmiye defteri açılış tasdiklerinin ibraz edilemediği, 2020 yılı yevmiye defterinin açılış tasdikinin ve 2017, 2018, 2019 yılları Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikinin yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, 2017, 2018, 2019 yılları Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin ibraz edilemediği, 2020 yılı Yevmiye Defterinin kapanış tasdikinin süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. Gereğince mevcut haliyle davacının 2017, 2018, 2019 yılları ticari defterlerinin usulne uygun tutulmadığı, 2020 yılı ticari defterlerinin yasal süreler içinde ve usulüne uygun şekilde açılış ve kapanış onamalarının yapıldığı tespit edilmiş olup, sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, “Davacı yan tarafımıza sunduğu beyanda, 2017-2018-2019 yılları yevmiye defterlerinin SGK incelemesinden dolayı kuruma verildiğini bu nedenle ellerinde bulunmadığını ifade etmiş olup, durumun hukuki değerlendirilmesi ve Takdiri Mahkemenize aittir.” Davacının incelenen ticari defterlerine göre, davacı 120. Alıcılar hesap kodu altında davalı ile olan cari ilişkilerini takip etmekte olup, davacının incelendiğinde, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen; .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturaya karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu faturadan kaynaklı .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasında takip tarihi (20.07.2017) itibariyle davalıdan 1.593,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 3 adet olmak üzere 1.593,00 TL tutarlı faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturalara karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasında takip tarihi (18.10.2017) itibariyle davalıdan 1.593,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, .... İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 3 adet olmak üzere 1.593,00 TL tutarlı faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturalara karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı .... İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı dosyasında takip tarihi (16.01.2018) itibariyle davalıdan 1.593,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, Sayın Mahkemenizin 29.04.2026 tarihli duruşma tutanağında, “...HMK'nın 222. maddesi gereğince, taraflara davaya ilişkili dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde Mahkememiz kaleminde hazır bulundurması için kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının...” ve “..HMK'nın 218. maddesi gereğince, defter ve kayıtların sunulması zor veya sakıncalı ise ve bu durum 2 haftalık süre içerisinde bildirilir ise, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine...” şeklinde karar verildiği, bu kapsamda davalı tarafından ticari defterlerine dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamına sunulmadığı anlaşıldığından davalı şirketin ticari defterleri üzeri, inceleme yapılamadığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takiplere konu faturaların tamamı 5.000 TL'nin altında kaldığından BA/BS bildirimlerine konu olmadığı kanaatine varıldığı, Davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, söz konusu faturaların tamamının davacının ticari defterlerinde usulüne uygun şekilde kayıtlı olduğu, bu faturaların taraflar arasında akdedilen 20.02.2017 tarihli Protokol kapsamında 2017 Haziran ayından Aralık ayına kadar olan dönemlere ait reklam bedeline ilişkin düzenlendiği, faturaların davalıya teslimine ilişkin olarak davacı tarafından dosyaya PTT gönderi/alma haber kâğıtları, iadeli taahhütlü gönderi belgeleri ve posta zarflarının sunulduğu, sunulan belgelerde davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına ... K:8 No:932 Şişli/İstanbul adresine gönderiler çıkarıldığı görülmekte ise de, söz konusu gönderilerin içeriğinin takibe konu faturalar olup olmadığının belgeler üzerinden kesin ve tereddütsüz şekilde anlaşılamadığı, bazı belgelerde gönderinin davalı ad ve adresine yöneltildiği ve posta işlemine konu edildiği anlaşılmakla birlikte, bazı posta zarfları üzerinde gönderinin kabul edilmediğine/iade edildiğine ilişkin şerhlerin bulunduğu, bu nedenle dosyaya sunulan posta belgelerinin tek başına tüm takibe konu faturaların davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini kesin olarak ortaya koymaya elverişli olup olmadığının hukuki değerlendirmeye muhtaç olduğu, buna karşın davalının da takipten önce söz konusu faturalara Türk Ticaret Kanunu'nun 23/2. maddesi uyarınca öngörülen 8 günlük yasal süre içerisinde itirazına yönelik somut bir belgenin bulunmadığı, bu bağlamda, davacı tarafından düzenlenen faturaların geçerliliği ile kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukuki değerlendirme ve sonucuna göre bir karar verilmesi hususunun tamamen Sayın Mahkeme'nin takdirine bırakıldığı, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen protokolde bir ödeme vadesi kararlaştırılmadığı, ayrıca davacının takip taleplerinde TTK. 1530. maddesi kapsamında bir talebinin de mevcut olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, neticeten; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, mahkemece davacının davasında haklı görülmesi halinde, davacının incelenen ticari defter ve muhasebe kayıtlarına göre; .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 06.06.2017 fatura tarihli, ... fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, tutarlı faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturaya karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu faturadan kaynaklı .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasında takip tarihi (20.07.2017) itibariyle davalıdan 1.593,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 03.07.2017 fatura tarihli, 735918 fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, 01.08.2017 fatura tarihli, 15903 1fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, 06.09.2017 fatura tarihli, 159198 fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, toplam 3 adet olmak üzere 1.593,00 TL tutarlı faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturalara karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı .... İcra Dairesi'nin 2017/... E. sayılı dosyasında takip tarihi (18.10.2017) itibariyle davalıdan 1.593,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, .... İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı dosyasındaki takibe konu edilen; 04.10.2017 fatura tarihli, 159366 fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, 03.11.2017 fatura tarihli, 159466 fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, 04.12.2017 fatura tarihli, 159585 fatura numaralı, KDV dahil 531,00 TL, toplam 3 adet olmak üzere 1.593,00 TL tutarlı faturanın, davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği; takibe konu faturalara karşılık davalı tarafından yapılan bir ödemenin bulunmadığı görülmüş olup davacının, bu işlemler neticesinde davacının takibe konu 3 adet faturadan kaynaklı .... İcra Dairesi'nin 2018/... E. sayılı dosyasında takip tarihi (16.01.2018) itibariyle davalıdan 1.593,00 TL tutarında bakiye alacaklı olduğu, yayınlanan reklamların, davalının bilgisi dahilinde yayınlandığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında cari hesaba ve faturaya dayalı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından davalıya taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde faturaların düzenlendiği, faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturalara itiraz olmadığı, davalı adına düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itirazda bulunduğu, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, faturaların ve alacağın davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davalı yan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davaya konu faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturaların bedeli ödenmemiş açık fatura olarak düzenlendiği, yapılan incelemeler neticesinde, davacının ticari defterlerinde yer alan faturaların tamamının, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye, taraflar arasında imzalanan protokole dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların verilen hizmet karşılığında oluşturulduğu, ayrıca faturaların tamamının davalıya teslim edildiğinin görüldüğü, davalının takipten önce yasal süre içerisinde somut bir itirazı veya düzenlenen bir iade faturası görülmediği, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının davalı tarafın bilgisi ve kabulü dahilinde olduğu, yine davalı tarafından iddia edilen ayıplı ifaya ilişkin mahkememizce taraflara tanıklarını bildirmek üzere süre verildiği ancak tarafların tanık bildiriminde bulunmadığı, ayıp iddiası kapsamında teknik bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre yayınlanan reklamların davalının bilgisi dahilinde olduğu, davalı tarafın adres değişikliği veya reklam üzerinde herhangi bir değişiklikle ilgili olarak davacı tarafa bildirim yaptığına dair herhangi bir belgeye rastlanmadığı, sonuç olarak davacının incelenen ticari defter ve kayıtları, imzalanan protokole göre davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı davacının takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğunun tespit edildiği, her ne kadar düzenlenen bilirkişi raporunda davacının faiz talebinde bulunamayacağı belirtilmiş ise de taraflar arasında imzalanan protokolün 12. Maddesi gereği fatura tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceği kabul edilmiş mahkemece hesaplanan faiz tutarlarının talep ile uyumlu olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmakla mahkememizce hükme esas alınmıştır. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı toplamda davalıdan 4.196,06- TL alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas, .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas ve .... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı icra dosyalarında borçlu davalı tarafından yapılan itirazların iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacak likit olduğundan hükmolunan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; 1-) a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (318,6-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-) a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (318,6-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-) a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (106,2-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.196,06-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 16.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 770,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.000,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-)Davacı tarafça yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan sonra karar kesinleştiğinde davacı tarafa resen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/953, K. 2026/675, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-953-e-2026-675-k-c84686d60600